ABD Başkanı Donald Trump ile İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, geçtiğimiz günlerde Florida'nın Palm Beach bölgesindeki Mar-a-Lago'da gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlemişti.
TRUMP'TAN BAŞKAN ERDOĞAN'A ÖVGÜLER
Trump'ın açıklamalarında Türkiye ve Başkan Recep Tayyip Erdoğan'a yönelik dikkat çekici vurgular öne çıkmıştı. Trump, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı çok iyi tanıyorum ve hepinizin bildiği gibi, o benim çok iyi bir arkadaşımdır. Ona inanıyorum ve ona saygı duyuyorum." ifadelerini kullanmıştı.
Trump, Suriye'deki gelişmelerde Başkan Erdoğan'ın rolüne özel bir parantez açarak, "Suriye'nin çok kötü bir liderini ortadan kaldırmaya büyük ölçüde yardımcı olan kişi Cumhurbaşkanı Erdoğan'dı ve bunun için hiçbir zaman övgü istemedi, ama gerçekten çok övgü hak ediyor" demişti.
Basın toplantısında bir muhabir, Trump'a Türkiye'ye F-35 satışını sorması üzerine, "Bunu çok ciddi olarak düşünüyoruz" cevabını vermişti.
ABD BAŞKANI'NIN MESAJLARI TEL AVİV'İ RAHATSIZ EDİYOR
Ortak basın toplantısının ardından Maariv gazetesinde yayımlanan bir habere göre, Trump'ın Türkiye'ye yönelik son mesajları İsrail'de ciddi rahatsızlık yarattı. Trump'ın Ankara'ya olası F-35 satışı ve Gazze'de Türk askeri varlığına yeşil ışık yakabileceği yönündeki değerlendirmeler Tel Aviv'de "stratejik risk" olarak görülüyor.
"WASHİNGTON'DA BİR KİŞİYLE DEĞİL SİSTEMLE İLİŞKİ KURDUK"
Analize göre İsrail, Trump'ın kişisel ilişkiler üzerinden yürüttüğü diplomasiyi öngörülemez ve tehlikeli buluyor. Bu nedenle Tel Aviv yönetiminin, Trump'a doğrudan karşı çıkmak yerine ABD içindeki Kongre, Senato, Pentagon ve güvenlik bürokrasisi gibi kalıcı kurumsal yapılara yaslandığı vurgulandı.
Haberde, "İsrail'in dünyadaki birçok ülkede olmayan bir avantajı var: ABD ile bir kişiyle değil, bir sistemle kurulan derin ilişki. Kongre, Senato, Pentagon ve güvenlik bürokrasisi, çıkarları korumak ve gerektiğinde İsrail'e zarar verebilecek adımları durdurmak için var. Bu mekanizma daha önce de kullanıldı. Başkanlar kızdı ama İsrail yoluna devam etti. Bu nedenle kamuoyu önünde bir kavga değil, sınır koymak ve bunu sessizce uygulatmak gerekir." ifadeleri kullanıldı.