Son dakika haberleri: Türkiye peşi sıra attığı diplomasi adımlarına her gün bir yenisini daha ekliyor. Uzun yıllardır kurduğu bölgesel iş birliklerini giderek sağlamlaştıran, diplomatik duruşunu uluslararası çapta belirginleştiren Türkiye, bugün dünyanın önemli aktörlerinden biri haline geldi. Rusya Ukrayna savaşında edindiği arabuluculuk rolü, geçtiğimiz günlerde Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in yaptığı görüşme sonrası pekişen Türkiye, artık güvenilir bir diplomasi uygulayıcısı olarak kabul ediliyor.
TÜRKİYE'NİN ELİ GÜÇLENİYOR
Küresel diplomaside attığı adımlarla Doğu Akdeniz ve Ege'de izlediği kararlı duruşu da pekişen Türkiye kurduğu diyaloglarla da gündemde. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Yunan mevkidaşı Yorgos Yerapetritis ile yaptığı görüşme sonrası "Yunanistan ile yeni ve olumlu bir döneme girdik" ifadelerini kullanmıştı. Hemen ardından Komşuluk ve Genişlemeden Sorumlu AB Komiseri Oliver Varhelyi ile görüşen Fidan, "AB'den ilişkilerimizin ilerlemesi için gerekli iradeyi sergilemelerini ve daha cesur davranabilmelerini istiyoruz" ifadelerini kullanmıştı.
Türkiye'nin kararlı söylemleri etki yaratmaya devam ederken başta Yunanistan olmak üzere AB ile uzun süredir çatışmalı bir şekilde ilerleyen Kıbrıs sorununa ilişkin çözülmeler de beraberinde geliyor. Ankara - Atina hattında başlayan olumlu rüzgarın, Kıbrıs'a nasıl yansıyacağı merakla beklenirken Türkiye ile AB arasında başlayan yeni diyalog sürecinin de etkileriyle ABD'li Politico dergisinde çarpıcı bir analize imza atıldı.
"RUMLARI AB'YE ALMAMALIYDIK"
İngiltere'nin eski Dışişleri Bakanı Jack Straw'dan çok konuşulacak bir Güney Kıbrıs Rum Kesimi itirafı geldi. "Kıbrıs'ın AB'ye katılmasına asla izin vermemeliydik" başlıklı bir yazı kaleme alan Straw, AB'nin ikiyüzlü politikalarına da birbiri ardına eleştiriler yöneltti.
Analizde Rum Kesimi'nin imza attığı skandallara geniş yer ayrıldı. Analizde, "Daha geçen yıl araştırmacı gazeteciler, Kıbrıs Yatırım Programı aracılığıyla yabancı vatandaşlara Kıbrıs (ve dolayısıyla AB) pasaportu sağlamaya yönelik kapsamlı bir komployu ortaya çıkardığında, ülkenin siyasi sınıfları olağanüstü bir skandalla sarsıldı" ifadeleri kullanıldı. Rum Kesimi'nin ciddi bir siyası çürüme içinde olduğunun mesajı verilen analizde bu skandalların içinde Kıbrıs Parlamentosu'nun eski bir başkanının da olduğu vurgulandı.
"PARAYLA VATANDAŞLIK SATTILAR"
Parayla AB vatandaşlığı satan Rum Kesimi'nin ortaya çıkan yolsuzluğu kapsamında, sabıka kaydı olduğu için vatandaşlığa geçemeyecek binlerce kişiye de onay verildiği hatırlatıldı. Adanın 1974'teki Barış Harekatı sonrası iki bölgeye ayrıldığını belirten eski bakan, "O dönemde Yunanistan'ı neo-faşist albaylar yönetiyor ve Kıbrıs'ın anakarayla birliği anlamına gelen bir politika izliyorlardı. 1960 yılında Birleşik Krallık'tan bağımsızlık konusunda kabul edilen iki toplumlu, iki meclisli anayasa bozulmuştu. Korkunç bir toplumsal şiddet vardı ve pek çok Kıbrıslı Türk hayatlarından korkuyordu" ifadelerine yer verdi.
İKİYÜZLÜLÜK İTİRAFI GELDİ
2004 yılında yapılan Annan Planı referandumunda Kıbrıslı Türklerin 'evet' oyu verdiğini, Rumların ise daha büyük bir farkla aleyhte oy kullandığını hatırlatan Straw "Bu sürece tanık olan çoğumuz, Kıbrıslı Rum müzakerecilerin ciddi bir ikiyüzlülük yaptığına inanıyorduk" sözleriyle AB'nin süreci ele almadakş tutumu için sert ifadeler kullandı.
"Geriye dönüp baktığımızda, bu aşamada Rum Kesimi'nin AB'ye katılımını askıya alabilirdik ve almalıydık" diyen İngiliz bakan "AB'ye yalnızca birleşik bir adanın katılmasına izin verileceğini her iki tarafa da açıkça göstermeliydik" diyerek izledikleri politikanın yanlış olduğu itirafında bulundu.
İKİ DEVLETLİ ÇÖZÜM ÖNERİSİ
Rum Kesimi'nin üyeliğinin onaylanması kararının "AB'nin başarısızlığı" olduğunu söyleyen Straw, "Bu AB'nin donmuş bir çatışmaya bizzat başkanlık ettiği anlamına geliyor." sözlerine yer verdi.
Adada Türkiye'nin de desteklediği "egemen eşitliğe dayalı iki devletli çözüm" modelinin çözüm olabileceği vurgusunda bulunan Straw, "İngiltere'nin yapabileceği Kıbrıs üzerindeki büyüyü bozmak, iki devletli çözümü masaya koymak ve diğer ortakları bu anlaşmazlığı çözmenin en iyi yolunun bu olduğuna ikna etmeye çalışmaktır" mesajını verdi.