Türkiye, Suriye'de yaptığı stratejik hamle ile ülkede yeni bir dönemi başlattı. Rusya ve İran'ın saf dışı kaldığı yeni denklemde, Avrupa ve ABD başta olmak üzere tüm dünya kazananın Türkiye olduğunu kabul etmiş durumda. Suriye'deki iç karışıklığın sona ermesi, düzenin yeniden sağlanması için uygun ortamın oluşması ile herkes sığınmacıların dönüşüne odaklandı. Ancak, Türkiye'nin Suriye'deki stratejik hamlesi Akdeniz'deki egemenlik ve enerji savaşında da Türkiye'yi diğer ülkelerin önüne geçirecek. Suriye'de düzenin tesisinin ardından deniz yetki anlaşmasının yapılması Mavi Vatan'ın ve Gök Vatan'ın daha da genişlemesini sağlayacak. Olası anlaşmada KKTC'nin stratejik önemi daha da artacak.
SURİYE'DE 'TÜRKİYE' KAZANDI
2011 yılında başlayan Suriye'deki Arap Baharı, Orta Doğu'dan başlayarak tüm dünyada düzeni altüst etti. Milyonlarca Suriyeli, Esad Rejimi'nin zulmünden kaçarak Türkiye başta olmak üzere dünyaya dağıldı. 13 yıllık kaos Türkiye'nin stratejik hamleleri ile sona erdi. Beşar Esad, Rusya'ya kaçarken, Suriye'de Suriyelilerin hakim olduğu yeni bir dönem başladı. Rusya ve İran sahada kesin olarak kaybederken, ABD'nin etkisi de azaldı. Dünyanın neredeyse tüm saygın medya kuruluşları, Suriye'de kazananın Türkiye olduğunu çeşitli analizler ve makaleler ile duyurdu.
YENİ FIRSAT PENCERESİ AÇILDI: AKDENİZ'DE ÇOK DAHA GÜÇLÜ TÜRKİYE
Türkiye, Suriye'deki akıllı politikası ve sahadaki aktif hamleleri ile yeni fırsat pencereleri doğurdu. Sığınmacı yükünün kademe kademe azalması planlanırken, Suriye'deki gelişmeler, Mavi Vatan için çok önemli olan Akdeniz'de de önemli kazanımlar sağlayacak.
SURİYE İLE DENİZ YETKİ ANLAŞMASI YAPILIRSA TÜRKİYE'NİN SAHA HAKİMİYETİ ARTACAK
Suriye'de yeni yönetimin seçilmesi, ülkede düzenin sağlanmasının ardından Türkiye'nin deniz yetki alanı hamlesi yapabileceği belirtiliyor. Türkiye, Suriye ile diplomatik ilişkilerini diğer ülkelerden daha hızlı güçlendirmek için Şam Büyükelçiliği'ni hızla açmıştı. Yeni dönemde, Suriye ile yapılacak olası MEB anlaşması Akdeniz'de Türkiye'nin kıtasahanlığını genişletecek.
TÜRKİYE, MISIR İLE ANLAŞIRSA YUNANİSTAN İÇİN KABUS SENARYOSU OLACAK
Türkiye, Suriye ile anlaşıp, ardından da ilişkileri düzelttiği Mısır ile MEB anlaşmasına yönelirse Yunanistan'ın uykularını kaçıracak bir durum ortaya çıkacak. Zira, Yunanistan'ın Mısır ile yaptığı MEB anlaşması, Mısır'ın kayıplar vermesine neden olmuştu. Mısır'ın, Yunanistan ile yapılan anlaşmadan rahatsız olduğuna dair birçok haber dünya basınında yer buldu. Mısır'ın Türkiye ile ilişkilerin düzelmesi sonrasında kazan-kazan yaklaşımı ile bir işbirliğine gitme ihtimalinin Yunanistan'da endişe yarattığı belirtiliyor.
LİBYA İLE YAPILAN ANLAŞMA AKDENİZ'DE DENGELERİ DEĞİŞTİRMİŞTİ
Türkiye, Suriye'dekine benzer şekilde Libya'daki süreçte de kartlarını doğru oynamış, Rusya, Fransa ve Avrupa ülkelerine rağmen kazanan olmuştu. Libya hükümeti ile yapılan MEB anlaşması ile deniz yetki alanları genişlemiş, Akdeniz'de geniş bir alanda hakimiyet sağlanmıştı.
BERAT ALBAYRAK'IN BÜYÜK VİZYONU! KKTC VE MISIR'SIZ DENKLEME KARŞI ÇIKMIŞTI
Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Berat Albayrak, 'Burası Çok Önemli' isimli kitabında Akdeniz'deki süreci ve o dönem gerçekleşen görüşmeleri anlattı. Albayrak, Doğu Akdeniz'deki enerjinin hakça paylaşımına vurgu yaparken, KKTC ve Mısır'ın önemine dikkat çekiyor. Albayrak, Mısır ve KKTC'nin ihmal edilmesine şiddetle karşı çıktıklarını belirtiyor.
ALBAYRAK'TAN YUNANİSTAN ÜZERİNDEN DOĞALGAZ HATTI KURMAK İSTEYEN AVRUPA'YA TARİHİ AYAR: DÖNÜP DOLAŞIP BİZE GELECEKSİNİZ!
Albayrak, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki varlığının engellenmek istemesi, doğalgaz koridorunun dışında tutulmak istemesine de tepki göstererek, "Türkiye, Doğu ve Batı arasında doğal bir enerji köprüsüdür. Diğer ülkeler kısa ve orta vadede farklı alternatifler ve farklı denklemler üzerinde çalışsalar da dönüp gelecekleri noktanın burası olduğunu çok net bir biçimde biliyorlar. Türkiye, bölgedeki siyasi istikrarın da temel unsurudur. Dolayısıyla, diğer her konuda olduğu gibi enerji konusunda da ülkemizi dışarıda tutmaya çalışan, ülkemize yan roller biçen hiçbir denklem ve paradigma hem siyasi açıdan hem de ticari açıdan uzun vadede hayatta kalma şansına sahip değildir." ifadeleri ile karşı çıkmıştı.
AKDENİZ HAMLESİNE KARŞI ÇIKAN KOMUTAN 15 TEMMUZ'DA DARBEYE KARIŞTI
Albayrak, Akdeniz'deki enerji hattının dışında bırakılmamak için sadece Avrupa ve ABD ile değil, ülkenin içindeki yapılarla da mücadele ettiklerini belirtiyor, "Eğer gerekli adımları atmazsak olta atamaz hale geliriz." ifadelerini kullanıyor. Albayrak, bugün Doğu Akdeniz'de Türkiye'yi güçlü kılan gemilerin alım sürecine de karşı çıkıldığını vurgulayarak, "Bu yönde agresif bir politika uygularsak ABD ve AB'nin ne diyeceğini kestiremeyiz" şeklinde şiddetli itirazlar gördüğünü aktarıyor. Albayrak, Akdeniz hamlelerini engellemek isteyen isimlerden birinin 15 Temmuz'da darbeciler arasından çıktığını da vurguluyor.
ENERJİDEKİ 3 KRİTİK ŞİFRE YENİ DÖNEME DE IŞIK OLABİLİR
Albayrak'ın Türkiye'nin Akdeniz'deki egemenliğini artıran, enerji sahasında elini güçlendiren yol haritasında 3 kritik madde vardı. Albayrak'ın geniş enerji vizyonunu yansıtan bu 3 madde yeni döneme de ışık olabilir:
- Enerji Arz Güvenliği'ne fayda sağlamalı
- İki ülkenin menfaatine olmalı
- Bölgesel barışa katkı sunmalı