Son dakika Fenerbahçe haberleri: Süper Lig'in şampiyonluk adaylarından Fenerbahçe, Avrupa'da da yoluna emin adımlarla devam ediyor. İlk maçta Dinamo Kiev'i mağlup eden sarı-lacivertliler, Rennes deplasmanından da 1 puanla dönmeyi başardı ve yenilgisizliğini sürdürdü. Müthiş geri dönüş sonrası Fenerbahçe'ye övgüler yağdırılırken, dikkat çeken bir noktaya değinildi. İşte detaylar...
UEFA Avrupa Ligi B Grubu'ndaki ikinci maçında Fenerbahçe, Fransa deplasmanında Rennes ile karşı karşıya geldi.
Rennes 2-2 Fenerbahçe MAÇ SONU | Jorge Jesus: "5 dakikamız daha olsaydı maçı alırdık"
İlk yarısı golsüz geçilen maçın ikinci yarısında 2-0 geri düşen sarı-lacivertliler, müthiş bir geri dönüşe imza attı ve sahadan 2-2'lik beraberlikle ayrıldı.
Bu sonucun ardından Fenerbahçe, grupta puanını 4'e yükselterek üst tura yükselme yolundaki avantajını devam ettirdi.
YASEMİN YILDIRIM: TAKIM İDDİALI
Jorge Jesus'un her maçta değişen 11'ine şaşırmamayı çoktan öğrendik. Üç günde bir maç yaptığı için kadro değiştirmediğini de dün görmüş olduk. Süper Lig'de haftayı bay geçmesine, oyuncuları dinlenmiş olmasına rağmen son kadrodan altı değişiklikle Rennes karşısındaydı.
İlk yarının ezici hakimi Fenerbahçe'ydi… Bunu ben değil, istatistikler söylüyor. Topla oynamada rakibini ikiye katladı sarı-lacivertliler (61.1/38.9). İkili mücadele kazanmada (57.9 /42.1) ve hava topunda da (65/35) sahanın hakimiydi. İkinci yarının sonunda da üstün olan tarafın adı Fenerbahçeydi gerçi ama soyunma odasında ne olduysa Rennes sahaya bir döndü, pir döndü… İki şutta iki golle oyun değil ama skor üstünlüğünü eline aldı. Tıpkı Fransa Ligi'nde Auxerre'i 9 şutta 5 gol bularak yenmesi gibi.
"EZE EZE 1 PUANA SEVİNDİ"
İrfan'ın bu kez ofsayta mahal vermeyen müthiş füzesinden gelen gol kalan dakikalarında heyecanı diri tutma adına önemliydi. Nitekim de öyle oldu. Fransızlar 10 kişi kaldı ve uzatmalarda penaltıyı söküp alan Valencia golü de ağlara gönderdi. Sonuç mu Fenerbahçe rakibini eze eze bir puana sevindi.
Jesus'un oyuncu tercihlerine lafımız yok; vardır bir bildiği ama açıklamaları için aynı şeyi söylemek mümkün değil... İlk geldiği gün hedefi Süper Lig şampiyonluğu olarak koydu, sonrasında ülke puanı için Avrupa'da alınacak galibiyetlerin önemine vurgu yaptı. Dinamo Kiev maçı sonrası ve Rennes karşılaşması öncesi grubun favorisinin Fenerbahçe olmadığını dile getirdi. Oysa taraftar mücadele ettiği her kulvarda takımının iddialı olduğuna önce duyarak inanmak ister. Ve Fenerbahçe taraftarı iddialı demeçleri sever.
GÜRCAN BİLGİÇ: FUTBOLCULARIN KARİYER GECESİ
Evet, ilk aklınıza gelen doğru olabilirdi; altı oyuncu rotasyonu olmasaydı her şey başka olabilirdi. Ama futbolun tercümesinde olmayanlar üstünden yapılan her yorum bize "hayal" anlatır. İlk 45'te "kariyer futbolu" oynadı sahadaki oyuncular. Uzun süredir bir deplasmanda, üstelik "pahalı" bir takıma karşı hiçbir Türk takımı bu kadar dominant oynamamıştı. "Altı rotasyon" olsa da, Fenerbahçe oyun gücünü sahaya yansıtıp, sessizleştirdi Rennes oyuncularını.
Fransızlar üç gün önceki takımı tek sakatlık dışında bozmadı. İdeal 11'leri ile sahadayken, isabetli şut çekemeden gittiler soyunma odasına. İki dakika içinde birbirinin kopyası iki gol atıp, Fenerbahçe'nin "çizgi" defansında gedikler açtılar. Merkez ikili (İsmail- Mert Hakan) bu noktada etkisiz kaldılar. İrfan Can attığı golle, kendisiyle ilgili tüm eleştirileri neden hak ettiğini de gösterdi. Böyle "klas" bir oyuncudan, hep daha fazlası beklenir. İrfan'ın sınırları çok daha ilerde, bunu kendisi de iyi biliyor.
"MAÇIN TEK TRAVMASI..."
Böylesine sert değişime ve böylesine "sert" rakibe rağmen, çıkıp kendi oyununu kabul ettiren, bunda inat eden bir Fenerbahçe var artık. İlk 11 değil, ilk 22'si var Jesus'un… Szalai, Osayi gibi "buradayım" diyen performanslara sahip oyuncular da vardı, Valencia gibi "kurt" da vardı takımda. Genç Emre'nin ortalığı karıştırması, İrfan'ın oyun liderliği, Mert ve İsmail'in dinamizmi, Altay'ın son anda uzattığı parmakları…
Rennes'de stada gelenler, sahada olanlar ve kenarda oturanlar, bazı bileklerin bükülmediğini anladılar. Kazanmayı hak edip, beraberliğe sevinmek. Maçın tek travması bu olabilir. Yoksa muhteşem bir geceydi.