Kore aşk filmleri ülkemizde yoğun olarak sevilip izleniyor. Kore aşk filmleri arasından seçim yapamayan ve hangi filmi izleyeceğini bir türlü bulamayanlardansanız, doğru adrestesiniz. Tüm Zamanların En İyi Duysal, Romantik, Kore Yapımı Aşk Filmlerini bir araya getirerek sizlerin karar vermesinde az da olsa yardımcı olmak istedik.
Netflix ve diğer dijital platformlarda yer alan tutkulu, ağlatan ve sevgiliyle izlenecek kore aşk filmlerini aşağıdan özetleriyle birlikte inceleyebilir ve beğendiğiniz birini izleyebilirsiniz. Keyifli seyirler…
IMF krizi yaşandığı sırada tarihler 1997 yılını gösterirken radyo programında hikayelerini paylaşan 2 kişi tanışırlar ve aralarında aşk başlar. 2019 yılında yapılan filmin yönetmen koltuğunda Ji-woo Jung oturuyor. Tune in for Love filmi 28 Ağustos 2018 tarihinde beyaz perdede gösterime girdi.
2012 yılı Güney Kore yapımı romantik kategorisindeki, yazarlığını ve yönetmenliğini Lee Yong-ju filmde, 2 mimarlık öğrencisinin 101. sınıfta ders çalışırken tanışması sonrası birbirlerinden hoşlanmalarını konu alıyor. Ancak beceriksiz Seung-min (Uhn Tea Woong) Seo-Yeun'a hislerini açamaması nedeniyle aralarında romantik bir ilişki başlayamazken, bir yanlış anlaşılma sonrasında ise yolları ayrılıyor. Ancak Seo-yeon, Seung Min'in hayatının aşkı olarak kalıyor.
HIRÇIN SEVGİLİM
Kyun-woo isimli karakter metroda seyahat ederken oldukça güzel bir kızla karşılaşır. Ancak güzel kız kör kütük sarhoştur ve dengede bile duramamaktadır. Kyun-woo, dengesizlikten metro raylarına düşme tehlikesi yaşayan kızı kurtarır ve trene bindirir. Metro içerisindeki diğer yolcular ikilinin samimi hareketleri sebebiyle sevgili zannederler. Yanlış anlaşılma ikiliyi hiç beklemedikleri bir yola sokar.
Birbirinden ayrı zaman dilimlerinde yaşamış mimar Sun-Hyun ile animasyonlara seslendirmenlik yapan Kim'in mektuplaşma yoluyla yaşadığı romantik ve duygusal ilişkiyi konu ediniyor. Yaşadıkları zaman diliminin arasında 2 yıllık bir fark olmasına rağmen tutkulu bir aşk yaşamayı başarıyorlar…
Lise öğrencisiyken tanışan Seung-Hee (Park Bo-Young) ve Woo-Yeon (Kim Young-Kwang) aşkını söylememeden doğan bir melodramı konu ediniyor. İkili Üniversiteden mezun olup hayata başlar ve Seung Hee, Woo-Yeon'a düğün davetiyesi gönderir.
1959 yıllarından Kore'deki savaştan kaçan çocuk yaşta Duk-soo (Hwang Jeong-min) ablasının zamansız ölümün ardından, babasını geride bırakarak devam eder. Bir kente yerleşir ve ailesinin geri kalanının geçindirmek için türlü işlerde çalışır ve en son Almanya'daki ölüm tehlikesi oldukça yüksek olan kömür madenlerinde çalışmaya başlar.
Dedesinin tek varisi olan Kang Jae-kyung, 18 yaşına gelmiştir. Zebginliği saniyelerle artan Kang Jae-kyung aynı zamanda şımarık, sorumsuz ve adalet, aşk ve dostluk duygularından nasibini almamıştır. Bu duygulara ihtiyaç duymamasının gerekçesi olarak zenginliğinin tüm özellikleri satın alabileceğini düşünmesidir.
Defalarca intihar girişiminde bulunmuş ve her an intihar edebilecek bir kadının, bir idam mahkumuyla teyzesinin mecbur bırakması sonucu görüşmesi ve bu ikili arasında her ne kadar başlarda kabul etmeseler de doğan dostluğu konu ediniyor.
Karşılıklı olarak deli gibi aşık olan bir çifti konu edinen filmde genç kızın Alzheimer hastalığına tutulması ve sonrasında sevgilisiyle olan tüm anılarını bir bir unutması işleniyor.
Se-jin adlı adamın takıntılı şekilde Ju-won ismindeki genç bir kadına aşk duyguları beslemesini konu ediniyor.
Eski Boksör'ün düzensiz bir hayat yaşaması ve gözleri görmeyen bir kadına aşık olmasını konu alıyor. Han Hyo Joo isimli oyunuc gözleri görmeyen kadın olan 'Jung Hwa'ya can verirken, So Ji Sub adlı oyuncu da eski boksör ve şimdilerde su satan 'Chul Min'e hayat veriyor.
İlk bakışta düşük rütbeli bir memur olan Su-ji Ahn (Ha-Neul Kim)'un kimse tarafından bilinmeyen bir görevi daha vardır. O bir gizli ajandır. Eski erkek arkadaşı olan Jae-jun Lee (Ji-hwan Kang) de Rusya'da eğitim almış bir gizli ajandır. Ortaklık yaptıkları sırada habersizce Rus mafyası tarafından aranan 80 milyar won kıymetindeki biyolojik silah bulmalarını engelleyecektir.
Kendini cyborg zanneden bir genç kızla, yine kendini insanların ruhunu çalabildiğini zanneden bir erkek hastaya ev sahipliği yapan akıl hastanesinde bu ilginç ikilinin yakınlaşmasını konu alıyor.
Hanna isimli karakter Amy adındaki Kore'de oldukça ünlü bir şarkıcıya dudak senkronizasyonu yapan bir vokalist olarak çalışmaktadır. Hanna'nın aşkı Sang-ju'nun, Amy'ye kendisiyle ilgili hoş olmayan sözler ettiğini duymasına kadar fiziksel görünüşle ilgili hiçbirşeyi kafasına takmamıştır. Hanna bu gurur kırıcı olaydan sonra estetik operasyonlar geçirerek görenleri şaşkına çeviren bir görüntüyle çıkagelir.
Yıllarca yurt dışında eğitim alan Ji-ho geleceği parlak bir piyano sanatçısıdır. Ansızın gelen sahne korkusu hissinden bir türlü sıyrılamaz. Biçare şekilde kaldığı yurda dönen Ji-Ho, eskiden aynı sınıfta eğitim gördüğü Sung-ryong ile beklenmedik bir karşılaşma yaşar. Dahi denilebilecek bir zekaya sahip olan Sung-ryong, yirmili yaşlarında geçirdiği bir kaza sonrası altı yaşındaki bir çocuğun zekasını taşımaktadır.
Devamlı olarak yolları karıştıran ve platonik bir aşka kapılan bir genç kızın, unutkanlık ve tesadüfler sonucu karşılaştığı bir erkeğe aşık olmasını konu ediniyor. Tam anlamıyla zorla başlayan ancak mükemmel bir aşka dönüşen bu ilişki amansız bir hastalığa yenik düşmeye başlayacaktır.
Karısını kaybeden bir adam ve oğlunun yaşamını konu alıyor. Adamın hayatını kaybeden karısı, oğluna yağmurlu bir günde yeniden hep birlikte olacaklarını söylemiştir ve öldüğü zannedilen kadın 1 yılın ardından evine geri gelmiştir ama hatırladığı hiçbir şey yoktur.
I can speak adlı filmde yaşlı bir kadının şikayetinde dolayı başından türlü türlü olaylar geçen bölge müdürlüğünde düşük rütbeli bir memur olan Park Min-Jae (Lee Je-Hoon)'nin yaşadıklarını konu ediniyor.
Yunhee adlı kadın Saebom adında kızıyla yaşamaktadır. Japonya'dan bir kış günü gelen mektubu kızı SaeBom'un okuması sonucunda yıllardır sakladığı ilk aşkı kızı tarafından öğrenilir.