15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün 10'uncu yıl dönümü kapsamında, SABAH Gazetesi Ek Yayınlar Yayın Yönetmeni Sinan Özedincik'in düzenlediği anma programında 15 Temmuz Derneği'nde ünlü isimler bir araya geldi. Sanat dünyasının sevilen isimleri; Orhan Gencebay, Uğur Işılak, Sinan Akçıl, Alişan, Murat Kekilli, Ali Nuri Türkoğlu, Aslı Hünel ve Saruhan Hünel dernekte 15 Temmuz şehitlerinin kıymetli aileleri ve kahraman gazilerle aynı masada, aynı duyguda, aynı hafızada buluştu. 15 Temmuz Derneği Başkanı İsmail Hakkı Turunç, "Bu vatan bu bayrak bize emanet olarak bırakıldı. Biz sahip çıkmaya devam edeceğiz, bizden sonraki nesillere emaneti devredeceğiz" dedi. O an gözler doldu, tüyler diken diken oldu.
O salonda yalnızca insanlar yoktu. Hatıralar vardı… Yarım kalmış cümleler, özlemi hiç dinmeyen evlatlar, bir daha çalmayacak telefonlar, açılmayacak kapılar ve her anlatılışında yeniden yaşanan acılar... Şehit yakınlarının anlattığı her hikâye, aslında tek bir ailenin değil, bir milletin ortak hafızasına kazınmış satırlardı.
Kimi oğlunun son telefon konuşmasını anlattı. Kimi eşinin "Merak etme, birazdan dönerim" diyerek evden çıkışını… Kimi ise yıllardır hiç değişmeyen bir alışkanlıktan söz etti: "sofraya hâlâ bir tabak fazla koyuyoruz."
İnsan bazen tarihin en ağır yükünü tek bir cümlenin içinde hissedebiliyordu. Program boyunca sanatçılar yalnızca dinlemedi. Paylaştılar… Sarıldılar… Sessiz kaldılar… Çünkü bazı acıların karşısında söylenecek hiçbir cümle yeterli olmuyordu. Bazen en güçlü ifade, aynı duygunun içinde sessizce bekleyebilmek oluyordu. Buluşmanın ardından heyet, Hafıza 15 Temmuz Müzesi'ni ziyaret etti. Müzenin koridorlarında ilerledikçe zaman sanki 15 Temmuz 2016 gecesine geri döndü.
Bazı vitrinlerin önünde uzun süre sessizliğe gömüldüler, kimse konuşmadı, konuşamadı... Çünkü kelimeler, gördüklerinin ağırlığını taşımaya yetmiyordu.
O geceyi yaşamış gaziler ise müzede sergilenen her ayrıntının önünde yeniden aynı sokaklara döndü. Kimi köprüdeydi… Kimi meydanlarda… Kimi tankların önünde… Kimi ambulansların içinde… Anlatırken sesleri titredi, gözleri uzaklara daldı. Çünkü bazı geceler sadece anlatılmaz yaşanırdı.
15 Temmuz denildiğinde akıllara yalnızca bir darbe girişimi gelmiyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ekranlardan yaptığı "Milletimizi meydanlara davet ediyorum" çağrısının ardından milyonların sokaklara akın ettiği o tarihi gece geliyor. Tankların karşısında duran siviller… Ellerinde yalnızca Türk bayrağıyla yürüyen insanlar… Sabaha kadar dinmeyen sela sesleri… Camilerden yükselen dualar… Meydanlarda omuz omuza bekleyen milyonlar… Farklı siyasi görüşlerden, farklı yaşlardan, farklı hayat hikâyelerinden insanların aynı ortak vicdanda buluştuğu o uzun gece… 15 Temmuz, yalnızca yaşanmış bir tarih değil; aynı zamanda millet olmanın anlamını yeniden hatırlatan gecelerden biri olarak hafızalara kazındı.
Programın son durağı ise 15 Temmuz Şehitler Anıtı oldu. Şehitlerin isimlerinin tek tek yazılı olduğu anıtın önünde edilen dualar, yalnızca kaybedilen canlar için değil, ortak hafızanın diri kalması için de yükseldi. Duaların ardından oluşan sessizlik belki de günün en anlamlı anlarından biriydi.
Çünkü bazen en güçlü cümleler hiç söylenmeyenlerdi. On yıl sonra geriye dönüp bakıldığında görülen yalnızca tarihin bir sayfası değil, bir annenin hiç dinmeyen özlemiydi… Bir çocuğun büyürken eksikliğini her gün hissettiği baba… Bir eşin yıllardır sakladığı son mesaj… Ve vatan uğruna hayatını feda eden insanların geride bıraktığı tarifsiz emanetti.
Bu buluşma bir kez daha gösterdi ki hafıza, ancak paylaşıldıkça canlı kalıyor. Şehitler unutulmadıkça, gazilerin fedakârlığı hatırlandıkça ve o gece yaşananlar yeni nesillere aktarıldıkça; 15 Temmuz yalnızca takvimlerde yer alan bir tarih değil, ortak vicdanın ve millet olma bilincinin yaşayan hafızası olmaya devam edecek.
"BUGÜN SAHNELERE RAHAT ÇIKIYORSAK O GECE GÖSTERİLEN DİRENÇ SAYESİNDEDİR"
Sanat dünyasının ünlü isimleri, 15 Temmuz'u hiç unutmadı. Bu büyük direnişi ve demokrasi zaferini her zaman en yüksek sesle haykırdılar. "Birliğimiz en büyük gücümüz, bayrağımız, vatanımız en büyük sevdamız" diyen sanatçılar, "Bugün rahatça sahnelere çıkıyor, rahatça gezebiliyorsak o gece gösterilen büyük direnç sayesindedir" sözleriyle de 15 Temmuz'da yazılan destanı anlattılar.
Orhan Gencebay: "15 Temmuz son derece önemli bir olaydır, tarihtir. Bunları unutmayalım. Zaten unutmamız mümkün değil. Ve bu uğurda, bu olayın uğrunda şehit olanlara, atalarımıza, canlarımıza, kardeşlerimize sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz. Allah gani gani rahmet eylesin diliyoruz. Tüm ailelerine teşekkürlerimizi sunuyoruz. Ve 15 Temmuz bizim tarihimizde son derece önemli bir olaydır. Ben 15 Temmuz'u daha evvelki yaşanılmış ve gereği gibi yaşanılmamış, sevir olayına benzetirim. 15 Temmuz sevir gibi başlayan bir olaydı fakat şükürler olsun ki önü alındı. Bu hususta en büyük rolü olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.
Bütün orada can veren dostlarımıza, canlarımıza rahmet dilerken bu duyarlılığı hep beraber yaşayan milletime sonsuz şükranlar gönderiyorum. Birlik olmak son derece önemlidir. Bu ülkenin birliğe her zaman ihtiyacı vardı. Ve tarih boyu biz birliğimizi çok güçlü tuttuğumuz için aslanlar gibi yaşadık ve her şeyin üstesinden geldik. Yine de burada tüm bu duyarlılığa sahip olan canlarıma en candan sevgi ve selamlarımı yolluyorum. Berhudar olsunlar."
Uğur Işılak: "15 Temmuz bir milli irade ve demokrasi zaferidir. Yeni bir çağın başlangıcı ve darbeler devrinin milli bir mücadeleyle kapandığı gündür. 15 Temmuz şehitlerini bir kez daha rahmetle yad ediyor, gazilerimizi minnetle selamlıyoruz. Bir milattır 15 Temmuz... Yeniden millet olma bilincinin had safhaya ulaştığı. mezhep, din, dil ayırmadan yeni Türkiye'nin kalkınmayla beraber, ruh planında varoluşunun ve direniş potansiyelinin izhar olunduğu kutlu bir tarihtir.
Onlar hileye başvurdular. Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. 'Allah hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır' diyor Ali İmran suresi... Bu kalkışma ayaklarına dolanmıştır. Milletimiz meydanlarda aslan gibi kükreyince, kaçacak delik aradı hainler. Bu bütün dünyaya emsal teşkil etmeli. Millet dik durduğu vakit, hiçbir darbe başarıya ulaşamaz."
Alişan: "Asırlardır düşmanlarıyla savaşmış bir milletiz biz, bildiğimiz düşmanlarla… Ama 15 Temmuz gecesi canını, malını, vatanı her şeyini emanet ettiğin insanların daha doğrusu hainlerin mermileriyle, tanklarıyla, tüfekleriyle karşı karşıya geldik. Ve o gece Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde, 'Sokağa çıkalım. Ülkemize sahip çıkalım' sözleriyle milyonlar sokağa çıktı. Bu büyük millet birlikte tarihe unutulmayacak bir destan daha yazdı... Geride şehitlerimiz, gazilerimiz kaldı. Vicdanlarımızda, hafızalarımızda hala 'Kendi insanına nasıl ateş edebildiler? Bu hainliği nasıl yapabildiler?' diye sorguluyoruz... 15 Temmuz Şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Gazilerimize de minnet ve şükranlarımı sunuyorum."
Sinan Akçıl: "Bugün sahnede rahat rahat şarkı söylüyorsak, sahnelere rahat rahat çıkıyorsak hepsi bu evlatların babaları, anneleri, kardeşleri sayesindedir. O gün şehit olan, gazi olan vatandaşlarımız sayesindedir. Onlar olduğu için biz bugün bu şekilde elimizi kolumuzu sallayarak gezebiliyoruz. Mesleğimizi icra edebiliyoruz. Sahnelere çıkabiliyoruz. O yüzden unuttuğumuz bir an bile bizim gerçekten nankörlüğümüzü gösterir. O yüzden unutmamak lazım. Her şeyi gerçekten onlara borçluyuz. Bu hiçbir zaman unutulmayacak. 10 yıl değil, 20 yıl değil, 30 yıl değil, 100 yıl sonra bile şehitlerimizi ve gazilerimizi bu şekilde anmak zorundayız."
Murat Kekilli: "Aradan on yıl geçmiş olsa da, 15 Temmuz gecesi yaşananları milletimizin hafızasından silmek mümkün değil. O gece insanlar siyasi görüşü, yaşam tarzı ya da düşüncesi ne olursa olsun, ortak bir noktada buluştu; vatanına, bayrağına ve demokrasisine sahip çıktı. Milletimizin gösterdiği birlik ve beraberlik, bu ülkenin en büyük gücüdür. Tarih boyunca zor zamanlarda nasıl kenetlenmeyi başardıysak, o gece de aynı ruhu hep birlikte yaşadık. Bugün geriye dönüp baktığımızda, o gecede hayatını kaybeden şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor, gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Onların fedakârlığı sayesinde geleceğe daha güçlü bakabiliyoruz. Sanatın da toplumsal hafızayı canlı tutan önemli bir değer olduğuna inanıyorum. Şarkılarımızla, konserlerimizle ve eserlerimizle bu toprakların ortak duygularını, acılarını ve umutlarını gelecek nesillere aktarmak hepimizin sorumluluğu. 15 Temmuz'un 10. yılında en büyük temennim; ülkemizin huzur, kardeşlik ve birlik içerisinde yoluna devam etmesi, gençlerimizin de geçmişten ders alarak geleceği daha güçlü inşa etmesidir. Bu vesileyle tüm şehitlerimizi bir kez daha rahmetle anıyor, gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum. Allah bu millete bir daha böyle acılar yaşatmasın."
Ali Nuri Türkoğlu: "Öncelikle yaşadıklarımız on yıl değil de altı ay geçmiş kadar taze. Benim için altı ay anca geçti geçmedi. Bu sabah evden çıkarken eşime aynı şeyleri söyledim. Yaşadıklarımız çok taze ve diri. Bir onur, bir gurur vesilesi olarak biraz evvel tek bacağını kaybeden bir gazimizle yukarıda beraberdik. Şehit yakınlarıyla beraber olmak, Çanakkale ruhunun torunlarıyla, evlatlarıyla bir arada olmak çok büyük bir onur ve gurur. Bugün de yine aynı şeyi söyleyebilirim. Çanakkale'nin torunları, Çanakkale'nin ruhunun torunları bu insanlar. Benim annem de onlardan bir tanesi. Annem de bir tankın önündeydi. Bizimle beraber. O da hiç düşünmeden kalbini tankın önüne koydu. Bir tankın önüne yatmak üzereyken tank 15 santim, 20 santim geri gitti. Bugün annem sağ. Ama o gün o da şehit olabilirdi. Hanımefendilerin de benim annemden, kardeşlerimden bir farkları yok. Unutulmayacak bir direnç, unutulmayacak bir irade. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğindeki o geceyi ve şehitlerimizi, gazilerimizi hiç unutmayacağım. Şehitlerimizi yine rahmetle anıyoruz. Makamları âli olsun. Gazilerimize şifa, sabır, ailelerine yine direnç diliyoruz. Dualarımızı yolluyoruz."
Aslı Hünel: "Şehitlerimizi unutmadık, unutturmayacağız. Çünkü vatan sevgisi; geçmişi hatırlamak, bugünü korumak ve yarını birlikte inşa etmektir. Allah tüm şehitlerimize rahmet eylesin. Birliğimiz en büyük gücümüz, bayrağımız en büyük ortak sevdamızdır. Duygularımın tarifi imkansız ve cümle kurmakta zorlanıyorum. Çok samimi söylüyorum. O ana gittim, bir daha bir daha yaşadım. Ben tüm ailelerin her zaman canı gönülden yanında olduğunu söylemek isterim. Bayrağımla, milletimle ve Cumhurbaşkanımla gurur duyuyorum."