Türkiye'nin en iyi haber sitesi

’da bir Boşnak masalı

Mekanlardan akordeon sesleri yükseliyor, mahalleli sabahtan akşama satranç oynayıp kafa dağıtıyor. Yürümek yerine bisiklete binmek daha yaygın. O halde "Kako si" diyoruz ve Pendik'teki Boşnak mahallesi Sapanbağları'nı keşfe çıkıyoruz...

İstanbul’da bir Boşnak masalı

"Dobro jutro (günaydın), kako si (nasılsın)" kelimeleri sürekli kulağınıza ilişiyor. Sokaklarında 7'den 70'e herkes bisikletle geziyor. Satranç buraların ata sporu adeta. Kah mekanlardan akordeon sesleri yükseliyor, kah restoranlarından Türk Sanat Müziği... Nerede olduğumu tahmin edenler elini kaldırsın... Yıldırım Mahallesi'nde değiliz. Bu kez 'da Boşnakların bir diğer mahallesi Pendik'teki Sapanbağları'ndayız...

İstanbul’da bir Boşnak masalı

Bir Boşnak olarak (ya da asimile olmuş bir Boşnak demek daha doğru olacaktır) gelenek, göreneklerinden yıllardır uzak kaldım. Bayramda Yıldırım Mahallesi'ndeki akrabalarımızın yapıp yolladığı Boşnak mantısı ve pırasalı Boşnak böreğini mideye indirmek dışında kökenlerime ait pek çok adeti unutmuş durumdayım. ABD'de geçen öğrencilik hayatı ve sonrasında 'kendi ayaklarımın üstünde duracağım' sevdası metropol hayatında beni farklı bir yere taşıdı.

İstanbul’da bir Boşnak masalı

Oysa akrabalarım hep iç içe, bir arada kalmayı başardı. Nesiller geçse de uzağa gitmediler. Hep bir mahalle üste ya da alta taşındılar. Böylece 'daki Boşnak mahalleleri genişledi, gelişti.

Bu kez özümü keşfetme, muhteşem yemeklerinden yemek üzere Pendik Sapanbağları'nın yolunu tutuyorum. Hem az buz değil İstanbul'un en iyi restoranları, en iyi börekçileri gibi gazete ve televizyonlar tarafından yapılan listelerde buradan pek çok mekan var. Bir de dostluk, güler yüz ve bolca sohbet...

İstanbul’da bir Boşnak masalı

Sapanbağları diyoruz ama aslında dört mahalleden oluşuyor. Sapanbağları dışında Yenimahalle, Yeşilbağlar ve Bahçelievler var. Nüfusun çoğunluğunu 55-60'lı yıllarda Sırbistan'daki Novi Pazar'dan buraya gelenler oluşturuyor. Her an savaş çıkabilir korkusuyla göç etmişler. Dil yok, iş yok o zamanlar. Birbirlerine destek olup aynı mahalleye yerleşmişler. Bir zamanlar Sapanbağları'ndaki Boşnak nüfusu 50 bin olarak geçiyordu. Bosna-Sancak Derneği üyelerine soruyorum "Şimdilerde bu rakam 150 bini bulmuştur" diyorlar.

İstanbul’da bir Boşnak masalı

HERKES SATRANÇ OYNUYOR

Bosna-Sancak Yardımlaşma ve Kültür Derneği ilk durağımız. Birkaç katlı binada hizmet veriyor. Kapıda sıra sıra bisikletler dizili. Gittiğimiz gün kar yağışı vardı, yoksa çok daha fazla bisiklet olurmuş. Boşnaklar bir yerden bir yere araçla gitmeyi sevmiyor. İmkanları varsa mutlaka bisiklete biniyorlar.

İstanbul’da bir Boşnak masalı

En alt kat düğün ve özel geceler için kiralanan salon. İki katlı ve oldukça gösterişli. Eskiden dernek giderlerini yapılan bağışlar sayesinde karşılarmış şimdi bu düğün salonundan aldıkları kira bedeliyle ayakta kalıyor. Sadece Boşnaklar değil elbette dileyen herkes burayı kiralayabiliyor.

İstanbul’da bir Boşnak masalı

Üst katta mahallelinin günü geçirmek için geldiği bölüm var. Kapıdan içeri girince insan şaşırmadan edemiyor. Çünkü burada herkes satranç oynuyor. Üstelik sabahın ilk saatlerinden akşam dernek binası kapanana kadar. "Okey, kağıt, tavla yok mu?" diyorum. "Sadece satranç var" yanıtını alıyorum.

BİZE ULAŞIN