Türkiye'nin en iyi haber sitesi

buluşmalarında caz güzelliği

günleri kahvaltıyı uzatmak isteyenler artık caz dinletilerinin gerçekleştiği mekanları tercih ediyor. Yetenekli caz müzisyenlerinin performansları büyük ilgi görüyor.

Pazar buluşmalarında caz güzelliği

günleri kahvaltıyı uzatmak isteyenler artık caz dinletilerinin gerçekleştiği mekanları tercih ediyor. Yetenekli caz müzisyenlerinin performansları büyük ilgi görüyor.

Pazar buluşmalarında caz güzelliği

Caz müzik dinletileri eşliğinde gerçekleşen geç kahvaltılarına ilgi giderek artıyor. Haftanın altı günü kendini zorlu bir koşuşturmacanın ortasında bulan şehir insanı pazar günleri aileleri ve dostlarıyla keyifli vakit geçirirken bir yandan da caz müzik dinleme fırsatı buluyor. Yaklaşık 11 yıldır Morning Jazz Sessions adı altında dinletiler gerçekleştiren Tamirane ile Bomonti'deki çiçeği burnunda Kozmonot Pub cazın yetenekli isimlerini pazar gününün en keyifli saatlerinde dinleyebileceğiniz yerlerden sadece ikisi. Birçok otel ve kafe de brunch'larını dinletiler eşliğinde gerçekleştiriyor. Bu dinletiler için özel repertuvar hazırlayan, farklı projeler geliştiren müzisyenlere ulaştık, pazar buluşmalarının ayrıntılarını dinledik.

Pazar buluşmalarında caz güzelliği

MELODİK VE KEYİFLİ PARÇALAR SEÇİYORUM

İpek Dinç, "En keyifli saatte, güzel yemek ve güzel ortama güzel müzik ile katkıda bulunmaya çalışıyoruz" diyor. Dinç için işin repertuvar hazırlama aşaması çok önemli: "İşin matematiği burada yatıyor, diyebilirim. 15 senedir sahnede olmanın verdiği tecrübe de burada çok işime yarıyor. Örneğin brunch programlarında dinleyiciyi çok yormayacak, daha melodik ve keyifli parçalara yer veriyorum.". Okul hayatı boyunca korodo solistlik yapan İpek Dinç, 2005 yılında İlham Gencer sayesinde caz müzik piyasası ile tanışmış. Türkiye'de çeşitli caz yarışmalarına katılmış, Avrupa'nın önde gelen festivallerinde konser vermek üzere davetler almış. Dinç, brunch dinletileri için de "Değişik kesimlerden gelen değişik grupların ortamdaki canlı müziği fark ettiklerindeki duydukları mutluluğu ve geri dönüşleri görmek çok hoşuma gidiyor" yorumunu yapıyor.

Pazar buluşmalarında caz güzelliği

GÜLEN BİR YÜZE BAKARAK MÜZİK YAPMAK EN BÜYÜK HEDİYE

Sanat Deliorman kendi kendini yetiştirmiş bir müzisyen. "Cazın tabiatındaki doğaçlama kavramı beni çok cezbetti ve o gün bugündür caz müziği hayatımın ayrılmaz bir parçası. 10 yıldır sahnelerde profesyonel olarak caz şarkıcılığı yapıyorum" diyor. Birlikte çalıştığı müzisyen dostlarıyla özel projeler geliştirmekten büyük keyif alıyor. Caz Biraderleri, Konuşan Gitarlar, Polonya'dan Sevgilerle ve Jazz Sisters gibi pek çok proje onun. Erkin Soylu ile hayata geçirdiği Ukulele Jazz Project ise son gözdesi. gündüz dinletileri onun için çok önemli: "Yoğun bir hafta öncesi pilleri şarj etmekte fayda var. Ayrıca bu dinletilerde en hoşuma şey giden şey çocuklarıyla gelen aileler. Çünkü kulakların müziğe en engelsiz açık olduğu, her şeyi emip yuttuğu yaşlar bunlar. Bu tür gündüz dinletileri sayesinde caz dinleyicisi sayımız ileride daha da artacak, bu da önemli bir eksikliği tamamlayacak." Dinletilerden Deliorman da memnun, dinleyiciler de. Deliorman anlatıyor: "O günü kendi keyfim için ayırmışım gibi mutlu hissediyorum. Dinleyicilerin de anın tanıdını çıkardıklarını görmek hoşumuza gidiyor. Bir müzisyen için en büyük hediye gülen bir yüze bakarak müzik yapmak." Ukulele Jazz Project'in repertuvarında eski Broadway şarkılarından yapılmış caz düzenlemeleri, nostaljik parçalar ve Deliorman'ın kendi besteleri bulunuyor. Deliorman "Kurbağa Prens diye bir şarkım var, onu söylemeye bayılıyorum" diyor.

Pazar buluşmalarında caz güzelliği

MÜZİĞİ VE ZAMANI PAYLAŞIYORUZ

Fulya Akça, brunch'larda keyif aldığı şarkıların yanı sıra insanların aşina olduğu parçalardan oluşan bir repertuvarla dinleyicilerin karşısına çıkıyor. 12 yaşında flüt, bir yıl sonra da piyano eğitimine başlayan Akça, Uludağ Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü mezunu. Caz söylemeye lisans eğitimi sırasında başlamış. Çeşitli yarışmalara ve yurt dışında atölye çalışmalarına katılan müzisyen, geçen aralık ayında İTÜ Müzikoloji Bölümü'nde master tezini vermiş. Akça, müziğin brunch'larında bütünleştirici bir rolü olduğuna inanıyor, "Sıcak bir atmosferi paylaştığımızı, yaşayan bir mekanda olduğumuzu hissettiriyor" diyor. Dinletiler sonrasında dinleyicilerle sohbet etme fırsatı da buluyormuş: "Sahneden indikten sonra yanınıza gelip tebrik ediyorlar ve ayaküstü de olsa sohbet edebiliyoruz. Ya da performans sırasında çaldığınız güzel bir soloyu 'Evet dinledim seni' dercesine alkışlıyorlar. Benim genel olarak dinleyiciden aldığım en yaygın yorum ses rengim ve parça içerisinde yaptığım scat singing dediğimiz sololar üzerine oluyor. Bir dinleyici gelip bunu beğendiğini söylediğinde ya da 'O yaptığınız şey neydi? Ne kadar güzeldi' dediğinde başka bir paylaşım daha başlıyor."

Pazar buluşmalarında caz güzelliği

BU PARÇAYI HİÇ BÖYLE DİNLEMEMİŞTİK

İmge Mıngıroğlu'nun kendi deyimiyle mozaik bir repertuvarı var. "Bizi dinlerken R&B bir parçanın arkasından bir türkü duyabilirsiniz. Türk Sanat Müziği'nin arkasından Daft Park dinleyebilirsiniz. Ama tüm bu seçkilerin ortak paydası belirli bir sound içinde harmanlanıyor olması" diyor. Beş yaşında piyano ile müziğe başlayan ortaokul yıllarında gitarla tanışan Mıngıroğlu, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Müzikal Bölümü'nde okumuş. O da müziğin birleştirici gücüne inananlardan. Müzik sayesinde güzel insanlar tanıdığını anlatıyor. Mıngıroğlu cover projesini şöyle anlatıyor: "Bilinen ezgileri caz tınılarıyla yeniden yorumluyoruz. Dinleyicilerin ortak yorumu şöyle oluyor: 'Biz bu parçayı çok iyi biliyoruz ama hiç böyle dinlememiştik.' Açıkcası bu kritik bizi memnun ediyor. Çünkü o ezgi sizin süzgecinizden geçmiş oluyor, dönüşüyor, başkalaşıyor."

BİZE ULAŞIN