Bruce Lee: "Ölüm Oyunu"
70'lerin başında yer aldığı filmlerle ismini duyuran Bruce Lee, 1972'de çekmeye başladığı "Ölüm Oyunu" filmini bitiremeden öldü. Filmin çekildiği dönemde, "Ejder'e Giriş" isimli bir başka filmde başrol oynaması için teklif alan Lee "Ölüm Oyunu"nu yarıda bıraktı. "Ejder'e Giriş"in çekimleri biter bitmez "Ölüm Oyunu"nun setine dönen Bruce Lee bir gün baş ağrısını dindirmek için hap aldı ve daldığı uykudan bir daha uyanamadı.
Ölüm sebebi serebral ödem olarak gösterilse de bu konuda halen farklı söylentiler mevcut. Lee'nin ölümünden beş yıl sonra "Ejder'e Giriş" filminin yönetmeni "Ölüm Oyunu"nu Lee'nin 11 dakikalık mevcut görüntülerini ve çeşitli dublörler kullanarak tamamladı.
Sovyetler Sarayı
Sovyetler Sarayı, II. Dünya Savaşı'nın başında Sovyetler Birliği tarafından üstelenilen büyük bir mimari projeydi. Moskova'da inşa edilmesi planlanan bu bina, idari bir merkez ve kongre salonu olarak kullanılacaktı. Eğer proje tamamlansaydı Sovyetler Sarayı dünyanın en uzun yapısı olacaktı.
Jimi Hendrix: "First Rays of the New Rising Sun"
60'ların sonunda tüm zamanların en yetenekli gitaristlerinden biri olarak görülmeye başlanan Jimi Hendrix, çaldığı grubun dağılmasının ardından "First Rays of the New Rising Sun" isimli bir albüm kaydetmeye başladı. Ne yazık ki kayıt çalışmaları tamamlanamadan yüksek dozda aldığı uyku hapları nedeniyle hayatını kaybetti.
Charles Dickens: "The Mystery of Edwin Drood"
"İki Şehrin Hikâyesi" yazarı Charles Dickens, 1870'te öldüğünde İngiltere'nin en ünlü kalemiydi. Yazar, bir cinayet romanı olan son eseri "The Mystery of Edwin Drood" popüler bir dergide tefrika olarak yayımlanma sürecindeyken 58 yaşında hayatını kaybetti.
Samuel Taylor Coleridge: "Kubla Khan"
Ünlü şair Samuel Taylor Coleridge, çok sık olarak afyon ruhu denilen uyuşturucu etkili bir ilacı kullanıyordu. Bir gün yine İngiltere'deki çiftlik evinde bu ilacı aldıktan sonra, Uzak Doğu hakkında bir kitap okumaya başladı ve okurken uykuya dalarak rüyasında bir şiirin dizelerini gördü.
Orson Welles: "The Other Side of the Wind"
"Yurttaş Kane" ile tanınan dünyanın en büyük yönetmenlerinden Orson Welles'in kariyeri unutulmuş ve vazgeçilmiş birçok projeyle doludur. 1985'te öldüğündeyse üzerinde çalıştığı iki film vardı. Bunlardan en ünlüsü, yönetmenin 60'ların sonundan beri uğraştığı "The Other Side of the Wind" idi.
Gilbert Stuart: George Washington
1 dolarlık banknotların üzerinde yer alan ABD eski başkanı George Washington'ın resmi, birçok kral ve başkanı resmeden Gilbert Stuart isimli ünlü bir ressamın fırçasından çıktı. Pek kimsenin bilmediği gerçek ise George Washington resminin hiçbir zaman tamamlanamamış olmasıdır.
Antoni Gaudi: "Sagrada Familia"
Sagrada Familia, büyük ihtimalle tarihin en uzun süredir devam eden mimarlık projesi. Katolik kilisesi olarak tasarlanan ve Barselona'da yer alan eserin inşaatı 1882'den beri devam ediyor. Tasarımı heykeltıraş Antoni Gaudi tarafından yapılan Sagrada Familia, tamamlanmamış olsa da sanatçının en büyük başarısı olarak kabul görüyor.
Leonardo Da Vinci: "Gran Cavallo"
Sık sık ilgisi farklı yönlere ve projelere kaydığı için Leonardo Da Vinci'nin, ardında pek çok sanat eseri bıraktığı söylenir. Bu eserlerden en ünlüsü ise kendi kontrolü dışında tamamlanamadan bırakılmıştır. 15. yüzyılda Da Vinci, Milan Dükü tarafından babasını onurlandırmak amacıyla bir at heykeli yapması için görevlendirilir. Da Vinci heykel üzerinde 12 yılını harcar ve 1492'de "Gran Cavallo" ismini verdiği eserinin kilden bir modelini gözler önüne serer. Ancak henüz heykelin bronzdan kalıbı çıkartılamadan Fransa ve İtalya arasında savaş patlar.
Wolfgang Amadeus Mozart: "Requiem"
1791 yılındaki ölümünden kısa bir süre önce ünlü besteci Mozart'a, gizemli bir yabancı tarafından, ölen karısının anısına düzenlenecek törende çalınmak üzere bir Requiem (ağıt) bestesi ısmarlandı. O sıralar tanımsız bir hastalıktan muzdarip olan sanatçı bu görevi, yaklaşan ölümüne bir işaret olarak algıladı, hatta bu ağıtı kendi cenazesi için bestelediğine inandı.