Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Her şeyi gülerek anlatmalı yoksa kafayı yersiniz!

Son iki yıldır sahnelerinin yeni bir yıldızı var: Lesli . Karavil, kısa sürede kemik bir kitle oluşturdu kendisine. Kadın-erkek ilişkileri, 40'ından sonra sahneye çıkması ve teknoloji karşısındaki çaresizliklerimiz belli başlı konuları. Kendisiyle sahneye çıkış öyküsünden gelecek planlarına uzanan birçok meseleyi konuştuk

Her şeyi gülerek anlatmalı yoksa kafayı yersiniz!

Son iki yıldır sahnelerinin yeni bir yıldızı var: Lesli . Karavil, kısa sürede kemik bir kitle oluşturdu kendisine. Kadın-erkek ilişkileri, 40'ından sonra sahneye çıkması ve teknoloji karşısındaki çaresizliklerimiz belli başlı konuları. Kendisiyle sahneye çıkış öyküsünden gelecek planlarına uzanan birçok meseleyi konuştuk

Her şeyi gülerek anlatmalı yoksa kafayı yersiniz!

Doğup büyüdüğü İstanbul'dan 18 yaşında ayrılıyor Lesli . Evvela üniversite eğitimi almak için San Francisco'ya düşüyor yolu. Reklam ve animasyon bölümünde eğitimini tamamlamasının ardından da bir süre de Barselona'da yaşıyor. Derken 18 yıl sonra, 36 yaşında memleketine dönüyor. Sonrası ise bambaşka bir serüven... Çocukluğundan beri en büyük hayali olan 'çı olmak. Sahneye çıkabilmek için önce oyunculuk dersleri alıyor. Şahika Tekand, İpek Bilgin gibi ustalardan aldığı eğitimden sonra dizilerde oynamaya başlıyor, tiyatro oyunları sahneliyor bir yandan da...

Her şeyi gülerek anlatmalı yoksa kafayı yersiniz!

Ancak asıl dönüm noktasını ise bundan iki yıl önce çocukluk hayalini gerçekleştirmek için adım atıp sahneye çıkarak yaşıyor. İki yıl içinde kadın-erkek ilişkilerinden teknoloji ile olan münasebetimize hayatın içinden anlattığı birçok meseleyle kendi kitlesini yaratmayı başarıyor. "40'ımdan sonra cesaret ettim çıktım sahneye" diyen Lesli ile bir araya geldik. Sahneye çıkış öyküsünden, onu nelerin güldürdüğüne, kadın komedyen olur/olmaz tartışmalarından, yurt dışında yaşadığı zamanlara kadar birçok meseleyi konuştuk.

Her şeyi gülerek anlatmalı yoksa kafayı yersiniz!

- En baştan başlayalım. Yani kendinizi nasıl sahnede bulduğunuzdan...

- İki yıl önce kar yağan bir günde evde tıkılı kalmıştık. O gün yıllardır ara ara tuttuğum notları, şakaları düzenli bir şekilde kağıda dökmeye başladım. Cihangir'de oturuyordum ve mahallede bir komedi kulübü açılmıştı. Her önünden geçtiğimde "Bir gün bu sahneye çıkacağım" diyordum oradakilere, onlar da "Tabii tabii" diyorlardı (Gülüyor). Aldım notlarımı gittim kulübe ve dedim ki "Cumartesi akşamına bir etkinlik koymayın ben çıkacağım sahneye." Öyle başlamış olduk. Kapıya da içeride kadın 'çı var yazdık, kim gördüyse geldi...

Her şeyi gülerek anlatmalı yoksa kafayı yersiniz!

- Nasıldı ilk gösteri?

- Muhteşem! Orada aldım gazı.

- Hiç heyecan yapmadınız mı?

- Daha önceden tiyatro yaptığım için sahneye alışkındım zaten, heyecanlanmadım.

- Yine de tiyatro ile stand-up deneyimleri farklı olsa gerek?

- Muhakkak. Ama hızlı doğaçlama yeteneğim var, o beni kurtarıyor genelde.

- Peki, komik olduğunuzu, insanları güldürebildiğinizi ne zaman nasıl fark etmeye başladınız?

- Hayatım boyunca bir masada insanları güldüren, taklitler yapan kız oldum hep. 12-13 yaşımdan beri: "Bir gün tek başıma bir şov yapacağım" diyordum.

- 12-13 yaşından beri komedyen olacağım diyormuşsunuz ama kendinizi nerdeyse 40 yaşında atmışsınız sahneye. Bu gecikmenin sebebi neydi?

- Çok şeyden çekiyordum. Ama zamanla kişinin kendine olan özgüveni çoğalıyor. Bunda yıllarca yurt dışında yaşamış olmamın ve birçok insanla tanışmamın da etkisi büyük. Her şeyi gülerek anlatmalı, yoksa kafayı yersiniz. Hayatta kalmamın anahtarı galiba bu.

Her şeyi gülerek anlatmalı yoksa kafayı yersiniz!

- Sahnede anlattıklarınız için en çok nelerden beslenirsiniz?

- Aslında kendi yaşamımdan.

- Komik bir yaşantınız mı var?

- Sadece benim değil bence herkesin komik bir yaşantısı var. Biraz bakış açısıyla alakalı. Herhangi bir olayı kimi sinirlenerek kimi gülerek yorumlar. Ben gülenlerdenim. Bunun dışında Türkiye'de kadın olmak, 40 yaşını geçmiş olmak, hâlâ evli olmamak da ana malzemelerden (Gülüyor).

- Ülkemizde pek kadın stand-up'çı da göremedik şimdiye kadar. Hatta geçmişte "Kadından komedyen, stand-up'çı olmaz" diyenler bile vardı. Kadınlar komedi yapamaz ifadesine sizin yorumunuz nedir?

- Bütün dünyada yıllardır kadın 'çılar var. Türkiye'de sadece sahnede değil hayatın herhangi bir alanında bir kadının ayakta durması bile zorken bu zamana kadar çok kadın stand-up'çı çıkmamış olabilir. Ama son yıllarda yeni yeni isimler görüyoruz. Herkesin hikayesi ilginçtir ve mesele o ilginç hikayeyi nasıl anlattığınızdır. Açıkçası anlatıcılıkta da kadın veya erkek olmanın bir önemi olmadığını düşünüyorum. Ben de iyi bir hikaye anlatıcısı olduğumu düşünüyorum.

Her şeyi gülerek anlatmalı yoksa kafayı yersiniz!

BEYAZ YAKALI BİR KOMEDYEN

- Çok güvendiğiniz bir şakanız reaksiyon almazsa ne yapıyorsunuz?

- "E bu komikti, niye gülmediniz" diyorum. O zaman gülüyorlar. Bir şekilde alıyoruz o reaksiyonu (Gülüyor). Olay samimi olmak. İlk 15 dakika seyirci benim samimiyetimi sorguluyor, sonra da kendini bırakıveriyor ve gösteri tatlı bir hal alıyor.

- Şu an tek odağınız stand-up mı peki, başka bir işiniz var mı?

- 'ın dışında oyunculuk yapıyorum. Aynı zamanda çeşitli şirketlere danışmanlık da veriyorum. Yani bir beyaz yakalı kimliğim de var.

- Komedyen ve beyaz yakalı kimliğiniz çatışıyor mu peki?

- Sahnede olan daha feminen, plazada olan daha ciddi bir Lesli.

BİZE ULAŞIN