Mayıs ayının gelmesiyle, zaten bir açık hava müzesi olan Venedik şehri bambaşka bir kimliğe bürünüyor. Dünyanın dört bir yanından gelen binlerce sanat düşkünü soluğu Venedik sokaklarında alıyor. Tartışmasız sanat aleminin en önemli, en prestijli sergisi olan Venedik Bienali, binlerce müdavimin buluşma mekanı haline geliyor. Bu yıl ben de o koşturmacanın bir parçası oldum. İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) ve Fiat'ın davetlisi olarak 58. Venedik Bienali'nin ön izleme günlerine katıldım.
SARSICI ESERLER
Ana serginin yapıldığı Arsenale'ye girince herkesin dikkatini çeken bazı işler var. Mumbaili sanatçı Shilpa Gupta'nın mızraklara geçirilmiş şiirlerin olduğu eseri (aralarında Türk şairler de var)... Sun Yuan ve Peng Yu'nun gaz kaçıran silikon tahtı... Yin Xiuzhen'in başı kucağında, geri dönüşümlü giysilerden yapılmış dev heykeli... Ama bizim aklımızda ülkemizin pavyonu var. Bu yıl sanatçımız İnci Eviner'in Biz, Başka Yerde adlı eseri Türkiye'yi temsil ediyor. Doğrusu insanı sarsan, etkileyici bir çalışma yapmış Eviner.
EN ÇOK KONUŞULAN PAVYONLARDAN BİRİYİZ
Biz, Başka Yerde, eserlerinde bireyin beden hareketlerinin, onun ruhunu ve davranışını nasıl şekillendirdiğini inceleyen sanatçı İnci Eviner'in sanat pratiğine de ayrıntılı bir bakış imkânı sağlıyor. Sanatçının önceki eserlerinde olduğu gibi Biz, Başka Yerde'nin de başlangıcını ve bel kemiğini çizimleri oluşturuyor. Çizimlerin üzerinden şekillenen yapıtta, farklı disiplinler bir araya gelerek çok katmanlı bir yapı yaratıyor. İnci Eviner'le yaptığımız sohbette eserini nasıl kurguladığını da anlattı: "Bu figürler diğer yarılarını bulmak için mekân boyunca hiç durmadan yer değiştiriyorlar. Bu çaba aslında kesintiye uğratılmış, iptal edilmiş hafızalarını ve bedenlerini yeniden ele geçirme çabasıdır.
Figürler bu kurguyu yaparken mitoloji, anılar ve günlük hayatın alışkanlıkları ile neşe ve acılarını birer birer toplayıp yerlerine yerleştirmek zorunda kalıyorlar. Kendimi bütün bunlara tanıklık etmek için olayların içinde ve aynı zamanda dışında tutmaya çalışıyorum. Tanık olmanın sorumluluğu, biz olmayı sorgulamaktan geçiyor." Türkiye Pavyonu, Der Spiegel, The Art Newspaper ve Artnet gibi yayın organları tarafından En İyi Ülke Pavyonları arasında gösteriliyor. Bienalin en ilgi çeken işlerinden biri olduğuna biz kendi gözlerimizle şahitlik ettik. Venedik Bienali'nde en iyilere verilen Altın Arslan ödülü yakındır, şimdiden söyleyeyim.
Bu pavyonlara dikkat
GANA
(Ghana Freedom) Birbirine geçen odaların içinde, şişe kapağından yapılmış halılar, Batı Afrika'nın şiddet dolu tarihini ya da Gana'nın terk edilmiş cam fabrikalarını anlatan videolar ilgi çekici.
FRANSA
(Deep See Blue Surrounding You) Fransız Pavyonu'ndan çok yakındaki İngiliz Pavyonu'na yasadışı bir tünel kazılmış. Fransa'yı temsil etmek üzere seçilen, ancak İngiltere'yle daha büyük bir bağ hisseden sanatçı, tünelini kazmak için izin falan da almamış. İzleyiciyi sarsan detaylarla dolu bir performans olmuş.
BİENAL HAKKINDA BAŞKA SORUSU OLAN?
NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ?
Sıkça söylenen cevap "sanat dünyasının olimpiyatları" olduğu. Uluslararası ruha sahip, serbest ilerleyen bir festival. Kimisi de onu bir sanat açık büfesine benzetiyor.
KAÇ KISIMDAN OLUŞUYOR?
Üç kısım var. 1) Sanat direktörünün Giardini olarak bilinen kamuya açık bahçelerde ve Arsenale denilen devasa eski tersanelerde düzenlediği ana sergi...
2) Her birinde bir ya da birden fazla sanatçının eserlerinin sunulduğu, farklı ülkeler tarafından düzenlenen ulusal pavyonlar... 3) Paralel Etkinlikler adıyla bilinen, bağımsız olarak düzenlenmiş sergiler...
Tabii bunlara ek olarak performanslar, gösterimler, akşam yemekleri, türlü partiler, yani sanat dünyasını hareketlendiren her şeye rastlamak mümkün.
İŞİN BAŞINDA KİM VAR?
Organizasyonun başkanı, emektar İtalyan politikacı Paolo Baratta. Küratör olarak ise her sanat bienalinde merkezi sergiyi düzenlemesi için yeni bir sanat direktörü seçiliyor. Bu yılın direktörü, Londra'daki Hayward Galerisi'nin de direktörlüğünü yapan ve You May Live in Interesting Times (Tuhaf Zamanlarda Yaşayasın) sergisini sunan Ralph Rugoff. Rugoff bu iş seçilen ikinci Amerikalı.
İLK NE ZAMAN YAPILMIŞ?
21 Nisan 1868. Bu, İtalya Kralı 1. Umberto'nun Margherita of Savoy ile evlendiği tarih. Bundan 25 yıl sonra, 1893'te Venedik'in şehir hükümeti, çiftin evliliğinin 25. yıldönümünü bir yetimhaneyle birlikte bir de 'ulusal sanat bienali' yaparak kutlamaya karar veriyor. O dönem Avrupa'da büyük uluslararası sanat ve ticaret sergilerinin altın çağı tabii ki. Projenin hayata geçirilmesi 1895'i buluyor, ilk sergiye 188'i İtalyan gerisi yabancı toplam 516 eser katılıyor. Zaman içerisinde Bienal şehir için turizm ve ticaretin hayati kaynaklarından biri haline geliyor.
BU YIL KAÇ ÜLKE VAR?
Bienalde bu yıl ulusal pavyon açan 90 ülke var ve bu bir rekor
ULUSAL PAVYON NE DEMEK?
Bienali düzenleyenlerin yaptıkları en zekice hareketlerden biri, sergilerini açmak için ülkeleri kendilerine ait pavyonlar oluşturmaya teşvik etmek oldu. Bunu da ülkelerin kendilerinin bu pavyonları kurma, bakma ve programlamayla ilgili tüm masraflardan sorumlu olacakları bir anlayışla yaptılar. Belçika 1907'de ilk pavyonu açan ülke olmuştu. Bugün gelinen noktada 30 pavyonla Giardini'de hiç yer yok. Bu yüzden diğer ülkeler sergilerini Arsenale'ye, palazzolara ve şehirdeki diğer noktalara kuruyorlar. Tabii yer bulabilirlerse. Çünkü bekleme sırası var.
PEKİ TÜRKİYE PAVYONU NEREDE?
Ülkemizin pavyonu Arsenale içinde. İstanbul Kültür Sanat Vakfı koordinasyonuyla, 2011 yılından bu yana Tofaş çatısı altındaki Fiat'ın desteğiyle Venedik Bienali'nde yer alıyoruz. Bu yıl İnci Eviner'in Biz, Başka Yerde isimli sergisi Arsenale'de 24 Kasım'a kadar sanatseverleri bekliyor.
ÖDÜL VAR MI ÖDÜL?
Açılış etkinlikleri bittiğinde küratörlerden oluşan uluslararası bir jüri, üç ana ödülü verecek. En iyi ulusal katılım için Altın Aslan, ana sergideki en iyi katılımcı için bir Altın Aslan daha ve ana sergide 'umut vaat eden genç katılımcı' için Gümüş Aslan. Jüri ayrıca, katılan ülkelerden birine bir özel mansiyon ve ana sergideki sanatçılara iki özel mansiyon verebiliyor. Ayrıca sanat direktörü genellikle sergi açılmadan önce Yaşam Boyu Başarı için bir altın Aslan daha veriyor. Bu yıl bu ödülü Jimmie Durham aldı.