Tuncel Kurtiz 1936 yılında İzmit, Bahçecik'te dünyaya geldi. Annesi öğretmen, babası kaymakam olan Kurtiz'in çocukluğu, babasının işi dolayısıyla, Türkiye'nin pek çok değişik şehrinde geçti. 14 yaşındayken Edremit'e gelen Kurtiz, çocukluğunun en güzel yıllarını burada geçirdi.
Haydarpaşa Lisesi'ni bitirdikten sonra öğrenimini İstanbul Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamlayan sanatçının oyunculuk kariyeri 1959 yılında Dormen Tiyatrosu'nda başladı. Burada ilk profesyonel oyunculuk deneyimini "Bir Amerikan Komedisi" adlı oyunda yaşadı.
Tuncel Kurtiz tiyatro kariyerini Türkiye dışında ABD, İsviçre, Almanya, İsveçi Norveç, Danimarka ve Hollanda'da oyuncu ve yönetmen olarak sürdürdü.
Bugüne kadar çalıştığı tiyatrolar arasında İstanbul Ünv. Gençlik Tiyatrosu, Dormen Tiyatrosu, İstanbul Şehir Tiyatrosu, Gülriz Sururi, Engin Cezzar, Münir Özkul, Kent Oyuncuları, Genar, Halk Oyuncuları, Ocak Sahnesi, Göteburg, Şehir Tiyatrosu, Stockholm Kraliyet Tiyatrosu, İsveç Devlet Tiyatrosu, Berlin Schaubühne Tiyatrosu, Frankfurt Şehir Tiyatrosu, Peter Brook Shakespeare Kraliyet Tiyatrosu, Hamburg Şehir Tiyatrosu gibi bir çok tiyatro yer alıyor.
Aynı zamanda üniversiteden arkadaşı olan Güney'le beraber; "Umut" başta olmak üzere, "Duvar", "Üçünüzü de Mıhlarım", "Konyakçılar Kralı", "Haracıma Dokunma", "Sayılı Kabadayılar" ve "Çirkin Kral" filmlerini çektiler.
İşte kendi ağzından Tuncel Kurtiz'in hayat hikâyesi:
"Efendim hatırladığım kadarıyla babamla, Kırıkkale, Reşadiye, Kandıra, Posof’tan sonra Ayvalık’a geldik. Bunlar harika seyahatlerdir. 46 yılında Ardahan’dan Posof’a gidiş kolay değildi ama güzeldi. Ben bu medeniyetten de hoşlanmıyorum hiç. Biraz egoistçe bir geliş aslında buraya. Her şeyimizi satıp savıp geldik buraya."
"Ayvalık’ta 6 ay kadar kaldık. Babam bir imtihan kazandı Amerika’ya gittik. 2,5 sene sonra Türkiye’ye döndük. İzmit’te ilkokulu bitirdim. Sonra Silifke’ye tayini çıktı. Hem kaymakamlık yaptı hem de İngilizce öğretmenliği. Frak giyerdi 29 Ekim bayramlarında. O Atatürk’e inanmış bir adamdı, ben de inanıyorum."
"O zamanlar buralar (sahil şeridini göstererek) bahçeydi, çok güzeldi. Bu şekilde yozlaşmamıştı sahil. Beton yığınlarına dönüşmemişti. Çünkü bilinçsiz yapıldı bütün bunlar bugün."
"Edremit’ten sonra Balıkesir lisesine gittim ben, sonra Haydarpaşa Lisesine gittim 2 sene kadar okudum, çakınca İzmit’e gittim yine. Artık Hemingway, Cahit Irgaz okuyordum, arkadaşlarımla değiş tokuş yapıyorduk kitapları."
"Boğaz'ı, Beyoğlu’nu barları yaşamaya başladım. Halkevleri kütüphanelerine gittim kapatıldığı halde, kaymakam bey izniyle... Orada Dostoyevski, Emile Zola, Maksim Gorki’yi okudum. Kuyucaklı Yusuf’u okuyunca babama “ şehir kulübüne gitme , poker oynama” dedim. İşte böyle bir şey Edremit benim için."
"Çok uzun bir süre Avrupa’da yaşadım. 1971 yılında Yılmaz’ın içeri girmesi... Balyoz harekatının başlatılması, gidersem ne olacağım düşüncesiyle ülkeye dönmedim. Burada çalışmayı denedim. Karşıma iyi olanaklar çıktı. Birtakım oyunlar da oynadım. Tiyatro olanaklarım vardı, onları değerlendirdim. Stockholm ve Berlin’de oynadım."
"1977 yılında Türkiye’ye gittiğimde Yılmaz beni cezaevine çağırdı. Bana “Sürü” filminin senaryosunu verdi. İnanılmaz güzeldi. Kendi filmimi bıraktım o filmde oynadım. Filmi bitirip yine fırladım İsveç’e. Bir sürü film ve tiyatroda oynadım."
"1980 yılında Kenan Evren’in ne olduğuna dair televizyonlarda açıklamalarda bulundum. Ardından da, “Duvar” filminde oynadığım için Türkiye bana pasaport vermedi. Ancak 1991 yılında dönebildim. Tabii Avrupa’da çalışmanın olanakları daha fazla. Ancak her iki tarafında avantaj ve dezavantajları var."
"Münir Abi (Özkul) ile çalışmak için can verirdim. Cahit Irgaz’la beraber olmak büyük bir keyifti benim için. Bir Özdemir Asaf ile birlikte olmak, ondan bir şeyler almak. Tabii ki bizden genç olanlar, bizden bir şeyler almak isteyecektir."
Ankara Uluslararası Film Festivali
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu / 1997 / Akrebin Yolculuğu
En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu / 2008 / Yaşamın Kıyısında