75 yaşındaki ünlü oyuncu Jane Seymour, yıllara meydan okuyan fiziğiyle dikkat çekiyor. Seymour'un formunu korumasındaki en önemli etkenlerden biri ise ağır antrenmanlar yerine yıllardır düzenli olarak sürdürdüğü Pilates ve Gyrotonic rutini.
Oyuncu, egzersizi yalnızca görünümünü korumak için değil, enerjisini yüksek tutmak, güçlü kalmak ve hareket kabiliyetini sürdürmek için de yapıyor.
Seymour'un 18 yılı aşkın süredir birlikte çalıştığı eğitmeni Jeeny Miller'a göre programın temelinde kontrollü hareketler, güçlü bir merkez bölgesi, esneklik ve doğru postür bulunuyor.
Gyrotonic ise pilatese benzer şekilde merkez bölgesini çalıştırırken dairesel ve spiral hareketlere odaklanıyor. Sistem; omurga hareketliliği, denge ve eklem kontrolünü desteklemeyi amaçlıyor.
Seymour'un yaptığı Teaser, plank to pike ve reformer egzersizleri gibi bazı hareketler belirli bir teknik ve vücut kontrolü gerektiriyor. Bu nedenle oyuncunun rutinindeki hareketleri birebir uygulamaya çalışmak herkes için uygun olmayabilir.
Seymour'un fitness anlayışının temelinde ise tek bir hedef bulunuyor: Uzun vadede güçlü, dengeli ve hareketli kalmak. Oyuncunun yıllardır sürdürdüğü rutin, yüksek tempolu antrenmanlardan çok düzenlilik, kontrollü hareket, kuvvet ve esnekliği bir arada tutuyor.
AYNAYA BAKMAYA TAHAMMÜLÜ YOKTU, İĞNE İPLİĞE DÖNDÜ! 45 KİLO VEREN ADELE ZAYIFLAMA SIRRINI PAYLAŞTI: "HER GÜN 10 BARDAK…"
Adele, iki yıllık bir süreçte gerçekleştirdiği ve fiziksel görünümünün yanı sıra zihinsel dünyasını da etkileyen bu büyük değişim konusunda oldukça samimi açıklamalarda bulundu.
Ünlü yıldızın bu yolculuğu, beslenme alışkanlıklarını değiştirmesiyle başladı. Bu kararı tamamen kendi iyiliği adına verdiğini vurguladı. Sesini korumak amacıyla günde içtiği 10 bardak şekerli çayı azaltan sanatçı; kafeinin yanı sıra "baharatlı, narenciye içeren ve keskin aromalı" yiyecekleri de beslenme düzeninden çıkardı.
2011 yılında verdiği bir röportajda ses tellerindeki kanama üzerine konuşan Adele, "Gerçekten sıkıcı ama sanırım bir kaza geçirene kadar sesinizi ciddiye almıyorsunuz. Sesime zarar vermekten her an korkuyorum" ifadelerini kullanmıştı.
2016 turnesi öncesinde dayanıklılığını artırmak isteyen Adele, bu süreçte daha fazla kilo kaybetti. O dönemde ünlü şarkıcının, kıvırcık lahana, karabuğday, yeşil çay ve zerdeçal gibi bitkisel gıdalara odaklanan bir beslenme programını benimsediği belirtildi.
Vücudun yağ ve şeker işleme mekanizmasını etkilediği ve iştah kontrolü sağladığı düşünülen bu sistemde; yeşil çay ve kakao gibi içerikler önemli bir yer tutuyor.
Ayrıca sanatçının, yakın dostlarının tavsiyesiyle pilatese yöneldiği ve yaşam tarzını büyük ölçüde değiştirdiği biliniyor. Eğitmenleri, Adele'in spora karşı ilk başlarda mesafeli olduğunu ancak beslenme disipliniyle bu süreci yönettiğini ifade ediyor.
"BENİ YİNE DIŞARIDAN YEMEK SÖYLERKEN BULABİLİRSİNİZ"
Fitness rutini konusunda da dürüst davranan Adele, spor salonuna gitmeye pek meraklı olmadığını gizlemiyor. 2016'da verdiği bir röportajda, "Genelde söylenirim, salona koşa koşa gitmiyorum. Bundan pek zevk aldığım söylenemez. Ağırlık çalışmayı seviyorum ama aynaya bakmaktan hoşlanmıyorum. Yüzümdeki damarlar hemen çatladığı için ağırlık kaldırırken çok dikkatli oluyorum. Eğer turneye çıkmazsam beni yine dışarıdan yemek söylerken bulabilirsiniz," diyerek esprili bir dille süreci anlatmıştı.
"ANKSİYETE NÖBETLERİ GEÇİRDİM"
Adele için bu sürecin en büyük motivasyon kaynağı, oğlu Angelo için sağlıklı kalma isteğiydi. Ayrıca spor salonu, boşanma sürecinin getirdiği zorluklarla başa çıkarken ona kendine ait özel bir alan sağladı. Oprah Winfrey'e verdiği röportajda, "Evliliğim bittikten sonra dehşet verici anksiyete nöbetleri geçirdim. Beni tamamen felç ediyor ve vücudum üzerindeki kontrolümü kaybetmeme neden oluyordu," dedi. Spor yapmanın zihnini toparlamasına yardımcı olduğunu belirten sanatçı, bu aktivitelerin gün içinde kendisini zinde tutan birer "çapa" görevi gördüğünü ekledi.
Adele, süreci şu sözlerle özetledi: "Mesele hiçbir zaman kilo vermek değildi; mesele her zaman güçlenmek ve her gün telefondan uzak kalarak kendime vakit ayırmaktı."
"AYAKKABIMI BİLE BAĞLAYAMAYACAK DURUMA GELDİM"
Kasım ayından bu yana 32 kilo verdiğini söyleyen Şener, 108 kilodan 76 kiloya düştüğünü belirtti. Fazla kilolar nedeniyle günlük hayatında zorlandığını ifade eden ünlü spiker, "Ayakkabımı bile bağlayamayacak duruma geldim. Terliyordum, gömlek olmuyordu" sözleriyle yaşadığı süreci anlattı.
Doktor kontrolünde sağlıklı bir şekilde zayıfladığını söyleyen Şener, hakkında çıkan "kanser oldu" iddialarına da açıklık getirdi. Ünlü isim, "Kanser değilim, aslan gibiyim" diyerek sağlık durumunun iyi olduğunu ifade etti.
"KEŞKE BEN HASTA OLSAYDIM DA ANNEM HAYATTA OLSAYDI"
Annesinin vefatının kendisini derinden etkilediğini dile getiren Şener, yaşadığı acının kilo kaybında büyük etkisi olduğunu söyledi. Duygusal açıklamalarda bulunan spiker, annesini kaybetmenin ardından zor günler geçirdiğini belirterek, "Keşke ben hasta olsaydım da annem hayatta olsaydı" sözleriyle izleyenleri duygulandırdı.
"SÖZ VERMİŞTİM, ÇIKARAMADIM HASTANEDEN"
Yürek burkan açıklamalar yapan Şener, "Kanser değilim, aslan gibiyim. Lakin annemin vefatı bu 32 kilodan bir 15'ini aldı götürdü. Çok aklıma geliyor. Her gün mutlaka gözümün yaşardığı oluyor. Çünkü ben kucağıma alıp annemi koydum mezara. Söz vermiştim, çıkaramadım hastaneden. İnsanlar diyor ya kanser misin, hasta mısın diye. Keşke kanser olsaydım da, annem hayatta olsaydı yani. " dedi.