Türkiye'nin en iyi haber sitesi

: Sinemaya ancak ’le dönerim!

''ın iki efsane oyuncusu ile Hürriyet'ten Uğur Vardan'a röportaj verdi. Efsanevi dizinin ana karakterlerini buluşturduk ve yeni bir proje için umut ışığı belirdi...

Türkan Şoray: Sinemaya ancak Şener Şen’le dönerim!

Hanım ve Ali Haydar'a hayat veren sinemamızın iki kült oyuncusu ve 'i bir araya getirdik, birlikte sohbet ettik. İkilinin yıllar sonra bir araya gelmesine şahit olmak adeta tarihe tanıklık etmek gibiydi; bu an bile bize yetti. Şoray, geçen yıl 'resmen' sinemayı bıraktığını açıklamıştı, sohbetimizin sonunda kararının hâlâ geçerli olup olmadığını sorduk. Cevabı şöyle oldu: "Şener Bey'le birlikte oynamam yönünde bir teklif gelirse, tekrar varım."

Türkan Şoray: Sinemaya ancak Şener Şen’le dönerim!

Demin tarihi bir buluşmaya tanıklık ettim. O kadar içten ve birbirinizi özlemiş bir biçimde hasret giderdiniz ki. Şu soruyla başlayalım: Ali Haydar'la Hanım birbirlerini hatırladı mı?
T. Şoray: Ben çok iyi hatırladım Ali Haydar'ı ama Ali Haydar biraz hayırsız çıktı galiba!
Ş. Şen: Savunmam hazır; maalesef bir hayli yoğun çalışmaya girdim, yakın zamana kadar arada bir telefonlaşırdık ama bir süredir galiba irtibatı kestik. Neyse, bu soruşturma vesilesiyle tekrar buluştuk, hasret gideriyoruz. Ne güzel işte.

Türkan Şoray: Sinemaya ancak Şener Şen’le dönerim!

Önce hanımlar tabii ki, Türkan Hanım, siz 'İkinci Bahar' projesine nasıl dahil oldunuz? Teklif nasıl geldi?
T. Şoray: Yavuz (Turgul) Bey'den geldi. Galiba Türker (İnanoğlu) Bey de aramıştı. Ben zaten daha önce Yavuz Bey'in senaryosunu yazdığı 'Sultan'da oynamıştım. Kendisinin kalemine, senaryo yazarlığına büyük hayranlık duyuyordum. 'Sultan'ı hatırlıyorsunuz değil mi?
Ş. Şen: Hatırlamaz olur muyum, bizim sizinle sinemamızdaki ilk ve tek filmimiz.
T. Şoray: Muhteşem bir filmdir. Benim sinema kariyerimdeki en önemli yapımlardan biridir. Dolayısıyla ''da Yavuz Bey'in ismini duyar duymaz, bir de işin içinde Şener Bey var, hemen "Evet" dedim ve teklifi kabul ettim.

Türkan Şoray: Sinemaya ancak Şener Şen’le dönerim!

'İkinci Bahar' sizin ilk dizi deneyiminiz miydi?
T. Şoray: Yok, daha önce 'Tatlı Betüş'ü yapmıştım.
Şener Abi, sizin proje katılımınız nasıl oldu?
Ş. Şen: Valla şöyle, zaten Yavuz'la yol arkadaşlığımız bilinen bir şey. Ben açıkçası dizilere pek sıcak bakmıyordum. Böyle bir öneri gelince Yavuz'la oturduk, ardından ''ın başından sonuna kadar bütün dökümü, en azından sinopsis düzeyinde hazırlandı.
T. Şoray: Ben burada araya girmek istiyorum; hayatımda ilk defa böyle bir ön hazırlıklı çalışma gördüm. Hatırlar mısınız, Yavuz Bey'in deniz gören bir yazıhanesi vardı. Ve bütün oyuncular oraya toplandık ve Yavuz Bey, büyük bir karatahtada 32 bölümün (meraklısına: daha sonra 37 bölüm sürdü dizi) hepsini tek tek, birinci sahne, ikinci sahne, üçüncü sahne diye kâğıtlara yapıştırmış, "Burada bu olacak, hikâye böyle seyredecek vs." diye bize aktardı. Ben böyle kapsamlı bir hazırlık görmemiştim.
Ş. Şen: Bir yıllık hazırlığın sonuydu bu.

Türkan Şoray: Sinemaya ancak Şener Şen’le dönerim!

Diziler artık bütün dünyada hem kalburüstü oyuncular hem çok büyük yönetmenler için bir tür meydan okumaya dönüştü. Ama o dönemde özellikle bizde böylesine bir proje riskti sanırım. Hele hele sizin gibi sinemamızın 'kült' isimleri göz önüne alındığında. Böyle bir riske nasıl atıldınız?
T. Şoray: Ben böyle bir duyguyu yıllar önce hissetmiştim. Osman Seden bir televizyon dizisi teklifiyle aradı ve evime geldi, konuştuk. "Çalıkuşu'nda oynar mısın?" dedi. Ürkmüştüm, korkmuş ve yadırgamıştım. İnsanlar beni filmlerde gördüler, sonra o filmler televizyonlarda oynadı. Nasıl olur diye düşündüm. Uzun süre tereddüt ettim, Seden'in projesini kabul etmedim, Ondan sonra bu kez çok istediğim bir proje çıktı karşıma, ona karşı koyamadım, dayanamadım, kabul ettim: Aziz Nesin'in 'Tatlı Betüş'üydü bu proje ve Atıf Yılmaz'la yaptım. Böylece dizi dünyasına girmiş oldum, ardından da '' gibi çok inandığım bir proje gelince bu korkuyu yendim.
Yani sizin bir deneyiminiz vardı ama Şener Abi'nin yoktu sanırım.
Ş. Şen: Benim hiç yoktu, ilkti.
T. Şoray: Ama siz de Yavuz Bey'e güveniyordunuz.
Ş. Şen: Evet, Yavuz olmasaydı yapmazdım.

Türkan Şoray: Sinemaya ancak Şener Şen’le dönerim!

Hanım karakterini nasıl tanımlarsınız?
T. Şoray: Bir kere daha başında belli olmuştu; hakkını arayan, savunan, güçlü bir karakter. Ekonomik güçlüklerle uğraşıyor, iş arıyor ve bir bulaşıkçı ilanı görüyor. Ardından da Ali Haydar'la karşılaşıyor. 10 dakika işe girerken pazarlık sahnesi vardı; sigorta yaptırılmasını istiyor, karşı taraf kabul etmiyor, "Yapacaksın, yapmayacağım" derken bu bölüm 10 dakikayı buluyordu. İşte böyle hakkını arayan, aşkı için de mücadele eden çok güçlü bir karakter. Çocukları için de benzer bir mücadele veriyor ve bu tavrı bütün dizi boyunca da sürdü.

Türkan Şoray: Sinemaya ancak Şener Şen’le dönerim!

Şener Abi, Ali Haydar karakteri için siz neler söylersiniz?
Ş. Şen: Benim için sinemada hep değişik rolleri deneme fırsatı oldu. Ali Haydar da bunların arasında çok özel yeri olan bir karakterdi. Senaryoyu başından beri bildiğimden benim için çekimler başladığında zor olmadı. Zaten hazırlığı bir yıl sürmüştü, ben de bu süre zarfında Ali Haydar için gerekli bilgilere sahip oldum. Hatta kökenleri üzerinde sağlam bir yapı kurmak için Antep'e gittik, Antep mutfağını inceledik, Antep ağzı araştırması yaptık. Ali Haydar uzun yıllar İstanbul'da olduğu için Antepliliğini vurgulayan hafif dokunuşlarla bizce doğru bir profile ulaştık.

BİZE ULAŞIN