Fenomen Cemre Solmaz 'Bir Dilek' şarkısının lansmanında hakkında merak edilenleri yanıtladı. Hayattaki önceliklerini sıralayan Cemre Solmaz, önceliğinin ailesi sonra arkadaşları ve sonrasında sosyal medya olduğunu söyledi.
Nasılsın, heyecanlı mısın neler hissediyorsun?
Tabi ki de heyecanlıyım. Şu an normalde ardı ardına cümleleri kurabilirim ama şu anda her şey kafamın içerisinde o kadar allak bullak ki lütfen yanlış bir şey söylersem şimdiden affola, bu kadar.
Peki biz Cemre Solmaz'ın kamera önü hayatını hepimiz görüyoruz ve izliyoruz, takip ediyoruz fakat ben senin kamera arkası hayatını çok merak ediyorum; video izlemediğin ya da çekmediğin daha doğrusu sosyal medya ve teknolojiden uzak olduğun zamanlarda neler yapıyorsun? Çok merak ediyorum.
Şimdi düşünüyorum, aslında çok ta bir şey yapmıyorum galiba hayatım tamamen şu an telefon, sosyal medya, videolar, şarkılar belli başlı filmler, oyuncular, hani her şeyi araştırıp bakıyorum. Yani genel olarak aslında galiba sosyal medyadayım, benim onun dışında bir hayatım yok galiba.
Yani hayattaki önceliğin sosyal medya diyebiliriz o zaman?
Hayattaki önceliğim önce ailem, sonra arkadaşlarım, sonrasında sosyal medya.
Süpersin!
O zaman şimdi sohbetimizin aralarına ufak ufak challengelar serpiştirerek devam edelim diyorum hazır mıyız?
Hazırım gelsin bekliyorum!
Hazırsak en sevdiğin ve sevmediğin bölümündeyiz şu anda.
Hep var böyle değişik şeyler, gelsin.
Biraz daha spor gibi mi mesela?
Aynen cool spor diyebiliriz, böyle ikisinin arasında giyinmeyi çok seviyorum şu an mesela olduğumdan çok daha farklı bir kıyafetin içerisindeyim, kendimi daha önce hiç böyle görmedim, sizler de beni ilk defa böyle görüyorsunuz.
Çok şık ve çok güzel görünüyorsun, bunu da söylemden geçemeyeceğim, Yemek?
Kesinlikle pilav! Bayılırım!
Sade pilav mı yoksa üzerine herhangi bir şey?
En lüks yemeği önüme koysanız gene de pilavı tercih ederim.
Peki Karadenizli özelliği?
Çok inatçıyım! İnanılmaz inatçıyım dediğim dediktir, yapmak isterim.
Peki bir Karadenizlide en sevdiğin ve sevmediğin özellik nedir?
Çok zekiler bu özelliklerini çok seviyorum, onun yarı sıra inatlarını hiç sevmem.
Çok mu inatçılar?
İnatçıyız yani ben kendi özelliklerim olsa da sevmiyorum fazla inat zararlı bir şey arkadaşlar o yüzden inatçı olmayın!
Peki fenomen?
En sevdiğim ve sevmediğim fenomen… Bence buna cevap vermeyeyim çünkü kırılanlar da olabilir, tabi ki de mutlu olanlar da olabilir ama bu bende gizli kalsın. Sevdiklerime selam olsun, hatta şöyle söyleyeyim sevmediklerime de selam olsun buradan.
Çok güzel, peki ünlü biri celebrity illa Türk olmak zorunda da değil bu arada?
Ben geçtiğimiz röportajda da söylemiştim, Serenay Sarıkaya'yı çok beğeniyorum diye... Hala da hayranlığım devam etmekte kendisine... Çok beğeniyorum ve takip etmekten büyük keyif alıyorum. Bence erkek olarak sorarsanız da aynı duyguları Kerem Bursin için söyleyebilirim.
Peki böyle sevmediğin ya da seni irite eden, sana ters gelen yok mu?
Yok genel olarak, her sanatçıya saygım vardır o yüzden de o onun özelliğidir deyip sevmemekten ziyade nötr kalmayı tercih ediyorum.
Peki en sevdiğin ve sevmediğin video içeriği?
Güzel. Eğlendirici ve bilgilendirici videoları çok seviyorum. Sevmediğim video tarzı böyle nasıl diyeyim, çocukları biraz daha yaşı küçük kitleyi çok çabuk etkileyebilecek şiddete meyil ettirebilecek tarzda olan içerikler. Hiç sevmiyorum asarımlı, keserimli, atarlı giderli bu tarz şeyleri sevmiyorum. Bundan ziyade daha eğlenceli daha günümüze neşe katabilecek tarzda şeyleri tercih ediyorum. Kendi videolarımda da aynı şeyleri tercih etmeye çalışıyorum ve böyle de olmasının bütün fenomen arkadaşlarım tarafından uygun görüleceğine inanıyorum çünkü çocuklar çabuk etkileniyorlar, onları düşünüp onlara göre hareket etmeliyiz. Neden derseniz de çocuklar geleceğin yıldızlarıdır ve onlara saygı duymak zorundayız o yüzden de onları düşünerek öyle adım atalım diyorum bu kadar.
Çok güzel.
Peki Cemre ben bugün sana TikTok hayatınla ilgili hiçbir şey sormayacağım çünkü biz bugün senin farklı bir yönünü görüyoruz ve bunun üzerinden devam etmek istiyorum, Cemre bir dilekti gerçek oldu diyebilir miyiz şarkın için?
Evet bir dilekti ve gerçek oldu. Ben bu yola başlarken bu yol benim dileğimdi. Şarkı adına konuşmuyorum, güzel yerlere gelip güzel insanlar tanıyıp, güzel videolar çekip sizlerle buluşmak benim bir dileğimdi ve çok şükür artık dileğim gerçekleşti. Hem sizlerleyim hem de de sizler için çok güzel şeyler yapmaya çalışıyorum, çok uğraşıyorum. Tıpkı bir dilek şarkısı için uğraştığım gibi. Şöyle ki ben bir şarkıcı değilim öncelikle farklı bir dalda bir kız olarak, başarılı bir şekilde yola çıkıp, başarıya ulaşabileceğimi sizlere göstermek istedim. Evet zor oldu çünkü bambaşka bir daldı benim için, hatta hayal bile edemeyeceğim bir daldı ama ses eğitilebilir bir şey tıpkı oyunculuk gibi. Birazcık ta olsa ben de eğitim aldım, yaklaşık 3 aydır da ses üzerine çalışıyoruz güzel şeyler olsun diye, en iyisi olsun istiyorum çünkü. Öyle de olduğuna inanıyorum, içime çok sinen bir şarkı oldu ve devamı da sizler de uygun görürseniz tabi ki de gelir.
Biz çok başarılı olacağına zaten eminiz, peki şarkının sözleri sana mı ait, nasıl oldu, nasıl gelişti, nasıl bir süreç oldu sizin için, senin için özellikle?
Şarkının sözleri bana ait değil, Hollandalı bir rapçiye ait. Ama içerisinde düzeltmelere beraber gittik, belli başlı cümlelerde değişiklikler çünkü niye; şarkı beni de yansıtmalıydı. Ben belli başlı değişiklikler istedim ve orta yolu bularak çok güzel bir beste çıkardık diyebilirim. Umarım sizler de dinlerken keyif ve mutluluk duyarsınız.
Peki klibinin bir hikayesi olduğundan bahsetmiştin aslında daha öncesinde konuşmalarında. Klibinin hikayesinde sana en çok motivasyon sağlayan faktörler neler oldu?
Klibi çekmemde bana en çok motivasyon sağlayan şeyler öncelikle beni takip eden milyonlarca insan var onların desteği benim için çok önemliydi. Sağ olsunlar iyi de olsa kötü de olsa destekçiyiz dediler ve arkamda durdular. Sonrasında ailem, tabi ki de menajerim Haluk Arslantaş. Onunla beraber artı olarak Murat Gülek gibi birçok saygı değer büyüğümle beraber çalıştım ve Türkiye'nin A+ ekipleriyle beraber çalıştık. Umarım memnun olursunuz. Bir dakika soruyu unuttum, onlar çok destek oldular, en iyi sonuçları çıkarmaya çalıştık beraber.
Peki menajerin Haluk Arslantaş ile zorlandığınız, anlaşamadığınız noktalar oldu mu? Biz gerçekten bunu çok ediyoruz. Tabi aslında bu soruyu kendisine de sormak gerekiyor ama önce senden duyalım istiyorum.
Tamam ben şöyle ufak bir anımızdan bahsedeyim o zaman: Şarkı için kayda girdim ve ister istemez çok fazla heyecanlandım ve ağladım. C. Duygusallıktan mı yoksa mutluluktan mı? M. Duygusallıktan aslında, ben stres yaptığımda falan gözlerim çok fazla dolabiliyor. O sırada Haluk abi çok bana gülerek ve benimle dalga geçerek beni motive etmeye çalıştı ve beni şarkıya en iyi şekilde hazırladı. O yüzden böyle tatlı bir anımız var ben aslında ağlamamam gereken, gülmem gereken bir yerdeyim ama orada ağlıyorum, Haluk abi orada gülüyor, benimle dalga geçiyor böyle tatlı bir şeydi. Abi diyorum çünkü benim için bir menajerden çok daha fazlası.
O zaman aslında bu süreçte en zorlandığın anının bu an olduğunu söyleyebilir miyiz?
Evet kayıt anı benim için en zor andı. Klipte zorlanmadım çünkü bayılıyorum, kamera önünü çok seviyorum.
Hareketi, aktif olmayı zaten çok seviyorsun bunu hepimiz biliyoruz. Peki bu süre zarfında aslında daha kolay olabileceğini düşündüğün fakat daha zor çıkan durumlar oldu mu hiç, her şey beklediğin gibi miydi?
Hayır ya olmadı. Tabi ki de kayıttayken çok zorlandım onun dışında her şey beklediğim gibiydi, çok güzeldi.
O zaman yine bir challengımızla devam edelim, birazcık hızlandıralım. Tercih challenge bu bölümümüzün ismi. Çay mı Kahve mi?
Kahve.
Kedi mi köpek mi?
İkisi de. Hayvanlar arasında tercih yapamam çok tatlılar.
Sabah mı Akşam mı?
Akşam.
Czn Burak mı Nusret mi?
Nusret. Czn Burağa da buradan sevgiler saygılar.
Barbie bebek mi taso mu?
Taso. Küçükken abimle taso oynardım.
Etek mi pantolon mu?
Pantolon.
Rahatlıktan ödün vermem diyorsun?
Asla!
Rap mi arabesk mi? Yoksa ikisi birden mi?
Kesinlikle ikisi birden! Görmediğiniz tarafımda arabesk dinleyen bir kız da var arkadaşlar bunu da söylüyorum ki takip edenler zaten biliyorlar bunu da lanse ediyorum.
Kablosuz kulaklık mı akıllı saat mı?
Kablosuz kulaklık. Daha çok işimi görüyor.
Martı mı bisiklet mi?
Bisiklet.
Şimdi sana soruyu soruyorum; Haluk mu Kürşat mı?
Birisi kardeşim birisi abim. Onların arasında tercih yapamam asla.
Cemre Solmaz'ın ismini artık piyasada farklı platformlarda görüyoruz ve hep yeni bir şeylerle çıkıyorsun ve en iyi şekilde yapmaya çalışıyorsun. Peki bunları yaparken motivasyonun nedir bir totemin var mıdır mesela?
Başarılı olmak isteyen küçük bir kızım aslında bakarsanız. Tamamen kendimi bu şekilde motive ediyorum yani güzel şeyler başarayım, insanlar güzel şeyler görsünler, güzel bir birliktelik halinde yolumuza devam edelim istiyorum sadece.
Peki sosyal medya bu anlamda senin için bir amaç mı yoksa araç mıdır?
Sosyal medya benim için bir amaçtı. Yani şöyle; bu sorunun içinden nasıl çıkılır diye düşünüyorum şu an. Bu soruyu iptal etsek olur mu cevap veremeyeceğim çünkü.
O zaman bir başka challengela devam ediyoruz.
Gelsin sevdim ben bu challengeları.
… Deyince aklına ne geliyor? Diyeceğiz!
Başarı deyince aklına ne geliyor?
Fandom ailem geliyor. Onlarla beraber bu yola başladım. Onlar sayesinde çok güzel şekilde, çok güzel yerlere ulaştım.
Güzellik? Aklına gelen ilk şeyleri biz öğrenmek istiyoruz.
Annem!
Sarı renk?
Saçlarım!
Özgürlük?
Kuşlar!
Aykırı olmak?
Stilim!
Güzel! Peki Berke Juan?
Kardeş!
Avokado?
Sevmem!
Dislike yaptık onu! Dar gömlek?
Boğucu! Kesinlikle salaş tercihimdir!
Babet ayakkabı?
Giymeyin! Bu kadar!
Hiç giydin mi?
Küçükken annemin zoruyla!
Hepimiz giydik galiba küçükken, giymeyen yoktur diye düşünüyorum!
Kesinlikle yoktur, siz de giydiniz kabul edin!
Peki Cemre ben seninle ilgili bir şekilde bilgi sahibi olarak burada seninle sohbet ediyorum sorular soruyorum peki sen benim yerimde olsaydın bana neler sormak isterdin?
Mutlu musun diye sorardım çünkü bence günümüzde insanlara en az sorulan soru bu mutlu musun? Ben bunu sormak isterdim.
Çok güzel bir soru!
Mutlu musun?
Mutluyum!
Mutlu olmaman için hiçbir sebep yok!
Hiçbir sebep yok bence de mutluyum.
Peki kendine en çok sorduğun soru nedir?
Bu ara o kadar çok soru soruyorum ki kendime, içlerinden birini çekip çıkarmam gerekirse, düşünüyorum.
Öyleyse varım!
Düşünüyorum öyleyse varım! Çok şey oldu bu. Kendime bu ara en çok sorduğum soru doğru şeyler yapıyor muyum diye bu aralar sürekli kendimi sorguluyorum. Acaba doğru yolda mı ilerliyorum diye kendimi sorguluyorum. Galiba kendime en çok sorduğum soru budur şu an.
Bence şu an burada olduğuna göre gayet güzel bir soru soruyorsun diye düşüyorum.
Teşekkür ederim.
Peki tekrar bir challenge'a başlıyoruz o zaman! Sen hiç hayatında birinden intikam aldın mı?
İntikam aptalların işidir!
Peki hiç yapmam dediğin bir şeyi yaptın mı?
Elbette ki yapmışımdır!
Sen hiç, birine yanlış isimle seslendin mi bir yerde karşılaştığında?
Hayır ismini yanlış söylemedim hiç, genelde ismini unuttuğum yerde tatlım falan yaparım!
Sen hiç durup dururken yere düştün mü böyle boşluğa takılıp falan?
Düşmedim ama rüyalarımda çok düşüyorum boşluğa, gerçekte hiç düşmedim.
Peki hiç yataktan düştüğün oluyor mu rüyalarında düştüğünü gördüğünde?
Peki Cemre sen bundan sonrasında kendini nerede görüyorsun yani olmak istediğin en son nokta neresidir? Cemre solmaz nereye gidecek?
Bunun belli bir noktası yok aslında bakarsanız, en iyi şekilde, en yeni şekilde, en yeni ne çıkarsa, aklıma o an ne gelirse bunları sizlerle paylaşmak için olacağım. Her zaman burada olacağım. Öyle bir sonu yok yani burada oluşumun, üzgünüm ama hep buralarda olacağım, merhabalar!
Hep burada ol zaten!
Cemre çok teşekkürler programımıza konuk olduğun için, bizi davet ettiğin için. Umarız her şey senin için çok güzel olur, klibini ve şarkını meraka bekliyoruz!
Teşekkür ederim, sizlerin gönlünce olur, umarım beğenirsiniz ve keyifle dinlersiniz. Ben teşekkür ederim geldiğiniz için.