Ünlü YouTuber Burak Güngör Bi' Başka kanalında İrem Erbaş'ın konuğu oldu. 4 yıllık beraberliğin ardından sevgilisi Şeyda Erdoğan ile geçtiğimiz aylarda yollarını ayıran Burak Güngör, yeni sevgilisi Zeynep Kırışgil hakkında ilk kez konuştu. Burak Güngör, "Var hayatımda yeni biri. Daha birbirimizi tanıyoruz. İsim kondu. Ciddi bir ilişki yaşıyorum şu an. Ben düzen adamıyım" dedi. Arkadaşı Enes Batur ve Danla Bilic hakkında da yorum yapan Güngör, "Enes Danla'ya aşık değil. İkili olarak kendi aralarında çok güzel bir reyting yakaladılar. O ona laf ediyor etkileşim yakalıyor, diğeri diğerine laf ediyor etkileşim yakalıyor. Tamamen etkileşim olayı" dedi.
4 yıllık süren bir ilişkin vardı ve yakın dönemde bitti. Şeyda hakkında neler söylemek istersin?
Şeyda çok iyi bir insan. Yolu bahtı açık olsun. Birlikte çok güzel dört sene geçirdik. Hakkında hayırlısı olsun. Onun da hayatına birileri var veya girecek. Saygı duyulması gerekiyor. Şu anda çok büyük bir tepki var bana karşı. Buradan önce bir yere daha röportaj verdim ben. Röportajı daha önce yapmıştık ama yeni yayınlandı sayılır. Röportajda "Şu an için yeni bir ilişkiye hazır değilim" diyorum. Şimdi de biriyle gördüklerinde hemen saldırdılar bana. Çok kötü şeyler yazanlar da var. En başından beri Şeyda ile beni birlikte gördükleri için yanımızda başka birini görmeyi kabullenmiyorlar. Onlara saygı duyuyorum. Ama ne ona yüklenin ne bana yüklenin.
"HAYATIM BOYUNCA İYİ HATIRLAYACAĞIM"
Beraber yaptığınız içerikleri kanalından kaldırmayı düşünüyor musun?
Bunu gerektirecek bir durum yok. Çok önceden bu konuları biz konuşmuştuk. Biz düşman olarak ayrılmadık. Birbirimizin üzerinde çok emeğimiz var. O yüzden videoları kaldırmamız gereken bir durum yok. Hayatım boyunca iyi hatırlayacağım onu. Eminim o da beni iyi hatırlayacaktır.
Yeni sevgilinle yeni videolar gelecek mi?
Bir gün gelebilir. Neden gelmesin.
Sosyal medyadaki linç kültürü hakkında ne düşünüyorsun? Linç yediğinde bununla nasıl başa çıkıyorsun?
En çok linç yiyen ve en çok linçleyen insanlardan biriyim sosyal medyada. Eski videolarımı bilenler bilir. Linç kültürü Türkiye'de var. Ne yazık ki nefretten beslenen bir toplumuz. Zaman içinde değişeceğine inanıyorum bu durumun. Ama sosyal medyaya indirgemeye gerek yok bunu. Biz toplumun her köşesinde linçlemeyi seviyoruz.
Peki, sen linç yediğinde bununla nasıl başa çıkıyorsun?
Bir dönem çok psikolojim bozuldu. Bir dönem Twitter'da benim fotoğrafımı paylaş üstüne istediğin herhangi bir küfürü yaz 1000 favla başlardı tweet. Beni o kadar sevmeyen bir kitle vardı yani. Yaptığımız iş sonuçta bir show işi. Biz oyuncu değiliz ama rol kesiyoruz videolarda çoğunlukla. Adam benim fotoğrafımı paylaşıp direkt küfür etmiş mesela. Kendi kendime "Ben bu kadar kötü bir adam değilim. Niye benim fotoğrafımı paylaşıp küfür etmiş? Altında da binlerce destekleyici tweet var" dedim. Menajerlik şirketime gittim. "Ben kaldıramıyorum" dedim. Bana dediler ki, "İşini yaparken keyif alıyor musun?" –Evet. "Para kazanıyor musun?" –Evet. "Mutlu musun?" –Evet. "O zaman unut orayı" dediler. O gün bir unuttum ondan sonra hiçbir linçten etkilenmedim. Artık Twitter'da biri bana küfredince tweetin altına girip dalga geçiyorum.
"SİZ DE VİDEO ÇEKİN, SİZ DE KAZANIN!"
Gelir dağılımı eşitsizliğini YouTuberlara, fenomenlere öfkelenerek dile getiren bir kitle var. Yaptığınız işi küçümseyen bir kitle var. Sen ne düşünüyorsun bu konu hakkında?
Yeni olan her sektöre yapılan bir linç bu. Zamanında popçulara, oyunculara da yapıldı. Ama onlardan farkımız bizim içerik ürettiğimiz platforma kayıt olmak, video yüklemek ücretsiz. İsteyen herkes yapabilir. Bize "Ne yapıyorsunuz sanki? Bir video çekiyorsunuz o kadar para kazanıyorsunuz" diyen var. 'Siz de çekin siz de kazanın' şeklinde basit bir cevap verilebilir buna. Ama ben bunu da normal karşılıyorum. Çünkü daha yeniyiz. Çok yeni olduğumuz için göze batıyoruz. Hatta YouTuberlar daha az linç yiyor, daha çok Tiktokerlar linç yemeye başladı. Yeni olan her şeye önyargı vardır. Abartıldığı kadar para içinde de yüzmüyoruz bu arada. Çatı çatır da vergimizi ödüyoruz. Ayrıca istihdam da sağlıyoruz. Yönetmenimiz, menajerlerimiz var. 16-17 yaşında çocuklar mesaj atıyor "Abi stajım var yanında yapabilir miyim?" diye. Bu kadar yüklenmek yerine takdir etmeleri gerek bence.
Bu kadar genç yaşta sosyal medya sayesinde gelen tanınırlıkla birlikte birçok şeye ulaşıyor olabilmek nasıl bir duygu? Seni korkutuyor mu? Doyumsuzluk yaratıyor mu?
Ben 4 sene önce anlattığın kıvama geldim. 21-22 yaşlarındaydım. 16-17 yaşlarında böyle bir ilgiyle karşılaşsaydım belki psikolojim bozulurdu ve daha çok pişman olacağım şeyler yapmış olabilirdim. İstediğim olgunlukta bu kıvama geldiğim için bir sorun yaşamadım. Ama mesela Enes Batur hatalı bir hareket yapıyor, basın üstüne gidiyor. Ama ben Enes'i hep destekliyorum. Çünkü çok küçük yaşta fenomen olmuş adam. Hatalar yapacak illa ki. Tiktokerların çoğu için de bu geçerli. Bu hataları erken yaşta popülarite yaşayan herkes yapıyor. Aleyna Tilki mesela hiç hata yapmamış mı?
Danla Bilic Enes Batur arasındaki çekişmeye ne diyorsun? Enes Batur Danla Bilic'e âşık mı?
Hayır değil. İkili olarak kendi aralarında çok güzel bir reyting yakaladılar. O ona laf ediyor etkileşim yakalıyor, diğeri diğerine laf ediyor etkileşim yakalıyor. Tamamen etkileşim olayı.
Şeyma Subaşı başta olmak üzere birçok ünlü korona partileri düzenliyor, partilere katılıyor. Sen ne düşünüyorsun bu konu hakkında?
Bir yandan tabii sıkıntılı bir olay. Ama bir yandan da insanlar çok bunaldı. Hak vermek istiyorum. İlk vakalar çıktığında çok kızıyordum, 3 ay evinde oturacaksın diyordum. Ama üstünden neredeyse 1 yıl geçti. İnsanlar çok bunaldılar. Negatif olduğuna emin olduğu insanlarla parti yapsın bence insanlar. Bizim mesela 4-5 kişilik bir arkadaş grubumuz vardır. Hep beraber takılıyoruzdur, dikkat ettiğimizi biliyoruzdur. Evde buluşabiliriz o zaman. Etkinlik yapabiliriz. Ben arkadaş ortamında yapılan etkinliklerden bahsediyorum.
Şimdi 'Yok artık' dediğin birkaç durumu soracağım sana
'Yok artık sahiden mi' deyip inanamadığın bir durum oldu mu?
Olmadı. Her an her şey olabilir.
'Yok artık sen de mi' dediğin seni hayal kırıklığına uğratan kişi?
Oldu. O kendini biliyor.
Bu bölümde 'neyi, neye, kime' diye sormayacağım. Yalnızca 'nasıl' diye soracağım.
Nasıl seviyorsun?
Çok seviyorum.
Nasıl davranıyorsun?
Çok iyi davranıyorum.
Nasıl özlüyorsun?
Baya özlüyorum.
Nasıl merak ediyorsun?
Çok merak etmiyorum. Başının çaresine bakar.
Nasıl katlanıyorsun?
Katlanmak çok zor ona. Ama çok sevdiğim için katlanıyorum. (Fatih Yasin'den bahsediyor)
Her şey üstüne geldiğinde nasıl kaçıyorsun?
Kaçmıyorum. Bela geldiğinde kaçamıyorum yüzleşiyorum.
O Mu, Bu Mu?
Flört mü sevgili mi?
Adı konulsun. Ben 2-3 seneye evlenirim. Çok net. Büyük de konuşmayayım. Şu anki sevgilimle çok iyi anlaşıyoruz. Baya uzunca bir süre sonra mutluyum. Biz Şeyda ile 3 ay önce açıkladık ayrıldığımızı ama öncesi de var. Bitmeye yüz tutmuştu ilişki. Ciddi bir ilişki yaşıyorum şu an. Ben düzen adamıyım.
Deli Mi Ne videoları mı, Kafalar videoları mı?
Kafalar.
Demet Akalın'la klavye yarışına girmek mi, Şeyma Subaşı ile story savaşına girmek mi?
Ben Demet Akalın ile hiçbir kulvarda hiçbir şeye girmek istemem. Yaptığı açıklamalar çok hoşuma gitmiyor.
Mustafa Sandal'dan Aşka Yürek Gerek mi, Tarkan'dan Dön Bebeğim mi?
Tarkan herhangi bir şeyin içinde varsa Tarkan derim.
Kafalar ile kışkırtma videosu çekmek mi, Enes Batur ile sualtında 24 saat yaşamak mı?
Kafalar ile kışkırtma videosu.
Dikkat Şahan Çıkabilir'deki Şahan tiplemeleri mi, Recep İvedik mi?
Dikkat Şahan Çıkabilir.
"Fenerbahçe'de sucu olmaya bile razıyım"
Galatasaray Fenerbahçe derbisinde hakem olmak mı, yedek kulübesinde olmak mı?
Fenerbahçe'de sucu olmaya bile razıyım.
Aşkın sesi mi mantığın sesi mi?
Zor soru. Konudan konuya göre değişir. Aldatılırsam mantığımı dinlerim. Ama duygusal bir durum varsa aşkın sesini dinlerim.
Acun Ilıcalı'nın şarkı söylediği bir O Ses yarışmasında jüri olup ona dönmemek mi, stand up yaptığı bir Yetenek Sizsiniz yarışmasında erkenden red butonuna basmak mı?
Red butonuna basarım. Acun onu çok yaptı. İnsanların ne hissettiğini anlasın diye yaparım.
Cem Yılmaz'ın mizahı mı libidosu mu?
Bu nasıl soru ya? Cem Yılmaz'ın libidosu hakkında konuşmak istemiyorum. Ama birlikte olduğu kadınları beğeniyorum. Kim beğenmez Serenay Sarıkaya'yı. Çok büyük mizahşör. Ama libidosu da libido.
Şimdi Burak Güngör'ün en'lerine geçmek istiyorum.
Seni en çok sinirlendiren şey nedir?
Vefasızlık. Aldatılmayı bile kabul ederim ama vefasızlığı affedemem.