Corona virüs dünyada etkisini göstermeye devam ediyor. Birçok ülke corona virüs salgınına karşı önlemlerini artırdı. Bilim adamları her geçen gün corona virüse dair yeni bir bilgi ortaya atıyor. Vatandaşlar koronavirüs ile ilgili detay öğrenmek için araştırmalar yapıyor. Coron virüsün buzdolabında tutunma süresi belli mi? Asansörde maske zorunlu mu? Bağışıklığım zayıfsa hastalığı nasıl geçiririm? Corona virüs pandemisine karşı kurulan Bilim Kurulu bu sorulara cevap verdi.
Virüsün belli sıcaklıklarda etkisinin kalmadığı söyleniyor. buzdolabı dondurucusunda tutunma süresi belli mi?
PROF. DR. BARIŞ OTLU (Türk Mikrobiyoloji Cemiyeti Başkanı):
Yapılan çalışmalarda, virüsün buzdolabı soğukluğu olan +4°C'ye dayanıklı olduğu gösterilmiş olmakla birlikte, bu ortamda 14. günde sayısının 10 kat azaldığı ancak virüsün hastalık yapıcı kapasitesini halen koruduğu belirlenmiştir. Buzdolabının buzluk bölümünün sıcaklığı -20°C'ye kadar düşebilir.
PROF. DR. ZAFER KURUGÖL (EGE ÜNİV. TIP FAK.ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI):
Bilindiği gibi hastalık başlıca damlacık yolu ile direkt temas (hasta veya taşıyıcı kişi ile) ve hasta kişiden atılan virüs taşıyan damlacıkların yapıştığı yüzeylerden bulaşır. Yanlış anlaşılmasın, bu yüzeye dokunan kişinin derisinden bulaşmaz, o yüzeye dokunan kişi elini ağzına, burnuna, gözüne, yüzüne sürdüğü takdirde bulaşma olur.
Bu yüzden 'Sık sık elinizi yıkayın, yıkayamazsanız en az yüzde 60 alkol içeren kolonya veya antiseptik, solüsyonla silin' diyoruz. Damlacıkla bulaşı önlemek için de sosyal izolasyon ve maske takın diyoruz. Bu bağlamda, asansör gibi sosyal izolasyonun sağlanamayacağı kapalı ortama giren her kişinin maske takması zorunluluktur. Doğrusu, şu anda, hastalığın yaygınlaştığı bu aşamada sokağa çıkan herkes, 31 şehirde öncelikle olmak üzere herkes, sadece AVM ye giren, taşıta binen değil herkes maske takmalıdır.
Maske sağlıklı kişiyi yüzde 30-40 oranında korur, ama hasta kişiden bulaşmasını yüzde 90 önler. Bu durumda, herkes takarsa maskenin koruyuculuğu yüksektir. Bunun ispatı, maske takan ülkelerde (Güney Kore, Japonya gibi) vaka sayılarının yavaş artması, oysa inatla maskeyi önermeyen ABD, İtalya, İngiltere gibi ülkelerde vaka sayısının hızla artmış olmasıdır.
Burada, sözü edilen cerrahi maske dediğimiz, devletimizin ücretsiz dağıtmaya başladığı maskedir. Bunun dışında, sentetik kumaştan dikilen maskeler, şalınızı, eşarbınızla ağzınızı sarmak yeterli koruma sağlamaz. Yine, cerrahi maskenin usulüne uygun takılıp, çıkarılması, maskeye takmak ve çıkarma işlemi dışında el sürülmemesi çok önemlidir. Özetle, şu üç altın kurala lütfen uyunuz:
Hastalığa yakalananların, daha önceden gribal hastalıklara çok yakalananlardan olduğuna dair bir veri var mı?
PROF. DR. NECMETTİN ÜNAL (Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Anesteziyoloji ve Reanimasyon ve Yoğun Bakım Uzmanı):
Elimizde bunu destekleyen bir bilgi yok. Ancak bağışıklık sisteminizin zayıf olması, hastalığın daha ağır geçmesi için bir neden olabilir.
PROF. DR. DERYA ULUDÜZ (Cerrahpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi):
Evde kalmanın baş ağrısı ile ilişkisi iki başlıkta değerlendirilebilir: Stres ve kaygı. Stres, fizyolojik ve psikolojik olarak anormal duruma karşı verilen normal yanıttır. Ancak uzun sürdüğünde, günlük rutinimizi bozduğunda, alışkanlıklarımızı yerine getiremez hale geldiğimizde ilk olarak fizyolojik belirtiler verir.
Fizyolojik belirtilerin başında baş ağrısı, sindirim sistemi yakınmaları ve yaygın vücut ağrısı gelir. Çünkü eşgüdümsel olarak hem psikolojimiz hem fizyolojimiz stresin şiddeti karşısında uygun yanıtı bulmakta zorlanır. Bu süreç daha önceki öğrenilmiş fiziksel ve psikolojik şikâyetlerimizin güvende kalmak adına tekrarına yol açar.
Dikkat ederseniz bu dönemde ortaya çıkan başarıları ilk kez ortaya çıkan baş ağrıları değildir. Uykumuzun, yeme alışkanlıklarımızın ve sosyal ilişkilerimizin bozulduğu her durumda ortaya çıkan baş ağrısı sürpriz olmayacak şekilde bu dönemde de görülmüştür.
PROF. DR. ARİF VERİMLİ (Psikiyatrist):
Kendiniz yas içerisindeyken tanıdıklarınıza destek olamazsınız. Yas, psikiyatrideki en ağır ruhsal tablolardan biridir. Bu dönemde çoğunlukla psikiyatrik yardım gerekebilir. Koşullar sebebiyle yardıma ulaşmak zor olacağından lütfen olumlu olumsuz tüm duygularınızı yaşayın. Dayanma gücünüzü kendiniz için kullanın.
PROF. DR. AYNUR EREN TOPKAYA (Yeditepe Üniversitesi Koşuyolu Hastanesi Tıbbi Mikrobiyoloji Uzmanı):
Evet, antikor testleri ile geçirilmiş enfeksiyon saptanabilir. Ancak bu testler henüz yaygın olarak kullanılmıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından yetki verilmiş laboratuvarlarda uygulanmaya başlanacak
Bazı kişilerde hastalığın hiç belirti göstermediği veya hafif semptomlarla geçirildiği belirtiliyor. yaklaşık 10 gündür hafif öksürüğüm var ama hiç ateşim çıkmadı ve herhangi bir olağan dışı duruma sahip değilim. yine de hastaneye gidip test yaptırmalı mıyım?
PROF. DR. İSMAİL BALIK (Ankara Üniversitesi Enfeksiyon Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi):
COVID-19'un belirtisiz ya da hafif bulgularla seyretme oranı yaklaşık yüzde 80'dir. Bu şikâyetlerle hastaneye gitmenize gerek yok. ALO 184 danışma hattını bilgilendirin. Ateş yükselir, öksürük artar ve/veya nefes darlığı gelişirse hastaneye gidin. Ama kendinizi 14 gün karantinaya alın, evde kalın ve evdekilere bulaştırmamak için tedbirleri uygulayın.