Kolajen, deri, kaslar ve kemik bağlar başta olmak üzere diş ve gözler de dahil olmak üzere neredeyse her organın en önemli yapı taşıdır.
Vücudun en yaygın proteini olan kolajenin temel işlevi, kemik, kıkırdak ve kas dokularına yapısal destek sağlamak.
Aynı zamanda cilt başta olmak üzere tüm dokuların ve organların canlı, güçlü ve esnek kalmalarını sağlamak ve dokusal bütünlüğü korumak gibi önemli görevleri yerine getirir.
Kolajen eksikliğinin etkileri, en çok cildimizde görülüyor. Cildimiz sıkılığını kaybediyor, matlaşıyor ve sarkmaya başlıyor. İşte en çok kolajen barındıran o besinler!
MORİNA BALIĞI
Morina balığı, diğer birçok beyaz balık gibi prolin ve glisin gibi amino asitlerden bol olduğu için kolajen üretimini artırır.
SARIMSAK
Sülfürün yanı sıra C vitamini de kolajen üretimini destekler. Sarımsaktaki bol miktarda sülfür, kollajen üretimini destekler.
Yeni araştırmalar, sülfür içermeyen bir diyetle beslenen hayvanların daha az kolajen ürettiğini gösteriyor.
ORMAN MEYVELERİ
Yaban mersini, böğürtlen, karadut, çilek, ahududu ve böğürtlen gibi kırmızı ve mor meyveler C vitamini içerir ve kolajen üretimini destekler.
Çünkü C vitamini, kolajen üretiminde önemli bir rol oynadığı gibi, kolajen sentezlenirken diğer proteinlere ihtiyaç duyuyor.
YEŞİL YAPRAKLI SEBZELER
C vitamini tüketiminin yeterli olması, kolajen üretiminde önemli bir rol oynar.
Dolayısıyla, tere, maydanoz, semizotu, ıspanak ve roka gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler beslenme listenizde düzenli olarak yer almalı.
KEMİK SUYU
Kemik suyu, arjinin, prolin ve glisin gibi önemli amino asitleri içerdiğinden, kolajen için mükemmel bir kaynaktır.
Vücudunuzda azalan kolajeni yerine koymak için, beslenme rutininize zaman zaman kemik suyu eklemek idealdir.
Bununla birlikte, düzenli olarak kemik suyu içmek kan kolesterol seviyelerini artırabileceğinden, kalp-damar hastalığı veya kolesterol yüksekliği ile ilgili herhangi bir hastalığınız varsa kemik suyu içmekten kaçınmalısınız.