Mısırlılar bu bitkiye "ölümsüzlüğün bitkisi", Kızılderililer ise "cennetin âsâsı" ismini veriyorlar.
Çünkü bu bitki, içinde polisakkaritlerin, vitaminlerin, çeşitli enzimlerin, aminoasitlerin ve minerallerin de yer aldığı 200'ün üzerinde bileşene sahip.
Sarımsak ve soğan gibi bitkilerin de dahil olduğu zambakgiller familyasında yer alan aloe vera, farklı kısımlarının farklı amaçlar için kullanılabildiği, besin değeri oldukça yüksek bir bitkidir.
Ancak bu bitki de, tıbbi amaçlarla kullanılan pek çok diğer bitki gibi uzun süre boyunca her gün tüketilmeye uygun değil.
Yapraklarının içinde bulunan jel benzeri maddenin %99'luk kısmı sudan oluşmaktadır ve bu jel 5000 yıldır insanlar tarafından tıbbi amaçla kullanılmaktadır.
İnsan vücudu toplamda 22 farklı çeşit aminoasite ihtiyaç duyar ve bunların içinden 8 tanesi hayati öneme sahiptir.
Aloe vera bitkisinde bulunan aminoasit sayısı ise 18-20 civarındadır ve bu sayının içine hayati olan 8 aminoasit de dahildir.
Sağlıklı bir biçimde çalışan sindirim sistemi, çoğu zaman bedenimizin sağlıklı olduğunun en önemli işaretlerindendir.
Aloe vera bitkisi de sindirim kanalı üzerinde düzenleyici ve temizleyici bir etkiye sahip olduğu için kabız, ishal, reflü gibi hastalıklar üzerinde iyileştirici bir etkiye sahiptir ve sindirim sistemimiz için zararlı olan bakterilerden arınmamıza yardım etmektedir.
Toksinlerden arınmak için kullanılabilecek en etkili ilaçlardandır Bitki, sindirim borusunu ve bağırsakları temizleyici bir etkiye sahip olduğu için vücudun toksik maddelerden arınması için önerilen en etkili ilaçlardan bir tanesidir.