Son dakika haberleri: Süper Lig'in 4. haftasında Fenerbahçe, sahasında Alanyaspor'u Tadic (2) ve Edin Dzeko'nun golleriyle 3-0 mağlup etti. SABAH Spor'un usta yazarları Ahmet Çakar, Mustafa Çulcu, Gürcan Bilgiç ve Ömer Üründül, Fenerbahçe'nin galibiyetiyle ilgili dikkat çeken ifadeler kullandılar. İşte Fenerbahçe Alanyaspor yazar yorumları...
Son dakika haberleri… Süper Lig'in 4'üncü haftasında Fenerbahçe, sahasında Alanyaspor'u konuk etti. Ülker Stadyumu'nda saat 21.00'de başlayan karşılaşmada Mehmet Türkmen düdük çaldı. Türkmen'in yardımcılıklarını Kerem Ersoy ve Çağlar Uyarcan üstlendi.
Karşılaşmaya baskılı başlayan taraf Fenerbahçe oldu. Rakip kalede pozisyonlar bulan sarı-lacivertliler, kaleci Ertuğrul'u geçemedi. 43'üncü dakikada sahneye çıkan Tadic, takımını 1-0 öne geçirdi ve ilk yarı bu skorla sona erdi.
İkinci yarının başlarında iki takımda pozisyon bulmakta zorlandı. 60'ıncı dakikada savunmanın arkasına atılan uzun topa hareketlenen Tadic, ceza sahasına girer girmez yaptığı aşırtma vuruşla takımının ve kendisinin ikinci golünü kaydetti: 2-0.
İkinci golün ardından oyuna ağırlığını koyan Fenerbahçe, 68'inci dakikada Dzeko ile 3'üncü golü buldu: 3-0. Karşılaşmada başka olmadı ve Fenerbahçe sahasında Alanyaspor'u 3-0 mağlup etti.
SABAH Spor'un usta yazarları, Fenerbahçe-Alanyaspor maçını değerlendirdi. İşte o yazar yorumları…
ÖMER ÜRÜNDÜL: EN AZ KOŞAN MAÇIN KAHRAMANI
Fenerbahçe, maça tempolu ve iştahlı başladı. Alanyaspor da sürekli prese takılmasına rağmen ısrarla geriden pasla çıkmayı sürdürüp adeta harakiri yapınca Fenerbahçe'ye pozisyon zenginliği sağladılar. Ama sarı-lacivertliler ele geçirdiği pozisyonları heba etmekte çok hovardaydı. Devre sonunda skor avantajını nihayet yakalayabildiler. İkinci devreye Fenerbahçe çok tutuk başladı. Alanyaspor, arka arkaya tehlike kokan ataklar geliştirdi. İkinci gole kadar bu tehditler devam etti.
Mourinho'nun yaptığı ilk hamleden sonra Tadic'le gelen ikinci gol takımı rahatlattı. Kısa sürede de üçüncü golle maç orada bitti. Gelelim genel gözlemlerime… İsmail her zamanki gibi çalışkandı. Fred vasattı. Szymanski çok koştu ama dağınıktı. Maximin, şu anda S.O.S veriyor. Önemli adam eksiltme yeteneklerinde bir istikrar tutturamıyor, arkadaşlarıyla da uyum sorunu var. Herhalde zamana ihtiyacı var. En-Nesyri önemli bir santrfor. Üstelik de Mourinho'nun transferde ısrarla birinci planda istediği oyuncu.
Neden çok az süre alıyor, doğrusu merak ediyorum. Güçsüz mü, sakatlığı mı var? Dün gecenin bir ilginç konusu da şöyle; Sahada en az koşan oyuncu Tadic ancak gecenin kahramanı oldu. İşte bizim ligimizdeki takımların durumu. Bu yüzden Avrupa kulvarında vasat ekipler karşısında dahi sıkıntı yaşıyoruz. Zafer Bayramınız kutlu olsun. Ulu önderimize ve kahraman silah arkadaşlarımıza minnettarız.
GÜRCAN BİLGİÇ: HAZIR OLUN, FENA HALDE GELİYORLAR
Aslında test maçıydı. Beş gün önce Rize'deki müthiş oyun ve skor sonrasında bir tekrar izleyecek miydik? Sonuç; izledik… Mourinho söz verdiği gelişme periyodunu aynen bize gösteriyor. İlk haftalardaki "tutuk" oyun için, "Henüz fizik olarak iyi değiliz" demişti. Ne zaman ki oyuncu grubu gücünü topladı, istediği seviyeye geldi, topu rakibe bırakan Fenerbahçe gitti, önde basan – tehdit edenler geldi. Pozisyon oyununda sıkıntı yok. Herkes doğru yerde. Ancak dün gece için performanslar tartışmaya açık.
Ancak ilk kementin, en kötüye (Maximin) gelmesi tesadüf değil elbette. Yeni transfer falan dinlemedi Mourinho, İrfan Can ile ilk hamlesini yaptı. Sonrası; iki gol daha geldi. Fatih Tekke maç öncesinde kendi oyunlarını oynayacaklarını ifade etti. 45 dakika buna izin vermediler. İlk 20 daha şiddetliydi, sonrasında temposu geriye geldi Fenerbahçe'nin. Ama Alanyaspor'un yarı sahayı geçmesi ancak kaleci degajı veya anlık pozisyonlardaydı. Fred etkisiz, Symanski ortada yok. Baskı var ama o özenle belirtilen "son pas" ortalarda yok. İki usta; Dzeko ve Tadic bu verimsizlik içinde açılış golünü yaptılar.
30 Ağustos Zaferini nefesiyle yaşayan bir atmosferde, tribünlerin de tekrar sahaya dönmesiydi bu dakika… Şimdi ne olacak? Amrabat gibi gövdeli bir altı numaraları var artık. İrfan Can öyle oynuyor ki Tadic için sol ön yolları göründü. Maximin hamle oyuncusu haline de gelebilir. Gelişiyor ve ideale yürüyorlar. Bir de genç hakem Mehmet Türkmen; bozma yolunu evlat, aslan gibisin.
AHMET ÇAKAR: BİR YILDIZ DOĞUYOR
Fenerbahçe temposu düşük olsa da kanatları istediği gibi kullanamasa da oyunun yönünü çabuk çeviremese de çok rahat kazanıyor. Takım savunması, her geçen gün iyiye giderken kaliteli ayaklarıyla da kendinden biraz zayıf olan rakibini evire çevire yeniyor. İlk yarıya bakıyoruz… Alanyaspor kalecisi ve defansı, 'Gelin Fenerbahçeliler, Allah aşkına bize goller atın' der gibiydiler. Kaleden pasla çıkma hastalığı ya da tutkusu, işi doğru yapınca faydalı olabilir ama dün gece Alanyaspor'un yaptığı gibi yaparsanız, rakibe en az 2-3 pozisyon "Al da at" dersiniz ama Fenerbahçe atamadı.
Taa ki devrenin son dakikasında Dzeko-Tadic ortaklığında gelen gole kadar. Tadic epeydir suskundu. İkinci yarının başında da bir uzun topta Alanyaspor savunması topu sektirdi, top defansın arkasına sarktı, Tadic de aşırıp maçı bitiriverdi. Fenerbahçe belki sıcaktan belki de sezon başı diye ısrarla tempoyu yükseltmiyor. Bir diğer husus da İrfan Can. Hem çok iyi oyuncu hem de geçen sezon çok faydalı olmuştu. Dün gece de oyuna girdi, futbol zekası ve soğukkanlılığıyla Dzeko'ya müthiş bir gol pası verdi. Tabii Dzeko da affetmedi.
Fenerbahçe'nin kadro kalitesi çok yüksek. Kötü de oynasalar düşük tempoda da oynasalar golleri buluyorlar ve bence şampiyonluğun yine en büyük favorisi. Türk hakemliğinde bir yıldız doğuyor desem abartmış olmam. Mehmet Türkmen iyi maç yönetti, ufak tefek hatalar yaptı ama kumaşı yıldız hakem olmaya çok uygun.
MUSTAFA ÇULCU - TÜRKMEN KARTLARDA STANDARDI KAÇIRDI
Alanyaspor günün mana ve önemine atıfta bulunarak, "Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır" anlayışı içinde maça başladı. Fenerbahçe ilk yarıda rakip yarı alanda değil, rakip ceza alanı içinde sanki antrenmanda 5'e 2 oynar gibi oynadı. Maximin'in kendine şut pozisyonu bulmak için bencilliği, Szymanski'nin basit top kayıpları sıkıntıydı ki, kalabalık Alanya savunmasını ancak 43. dakikada Dzeko'nun asisti, Tadic'in golü ile açabildi.
Bu tür savunmaları açabilecek oyuncu İrfan Can'ın oyuna daha ilk yarıda alınması gerekirdi. İkinci yarı oyun karşılıklı ataklarla daha geniş alanda oynanmaya başlayınca biraz olsun futbol seyreder olduk. İrfan Can girince Fenerbahçe'nin golleri geldi. Haklı bir galibiyet aldı. Maçın hakemi Mehmet Türkmen bir önceki hafta yönettiği Beşiktaş-Antalya maçında bazı hatalarına rağmen skor şansı yaver gidince MHK bundan güç alarak nefessiz hemen Fenerbahçe-Alanya maçına atadı. MHK'nın altın çocuğu bu hızlı ve destekli maç trafiği ile yeni yılda FIFA listesine girerse kimse şaşırmasın...
17. dakikadada Serdar Dursun'un Çağlar'a kontrolsüz faulü net sarı kart olmalıydı. Faul dahi vermedi!
30. dakikada Fenerbahçe rakibin elle oynadığını düşünerek penaltı bekledi ancak Alanyalı oyuncunun kolları doğal konumdaydı. Devam kararı doğruydu.
37. dakikada Tadic tam kaleye şut atacak, Yusuf'un topla oynama niyeti yok Tadic'e arkadan bodoslama giriyor. Futbol böyle oynanmaz, frikiği verdin, sarı niye göstermiyorsun?
38. dakikada Fenerbahçe kulübesi önünde Alanya faul atacak. Atışın yeri konusunda Fenerbahçe kulübesi, hakem, 4. hakem geniş bir açık oturum-pazarlık yaptılar ve nihayet yeri belirlediler. Hakemliğin otoritesinin yerle bir olduğu acınası bir durum yaşandı.
Hakem ilk yarıda kart göstermemek için direndi. İkinci yarıya 46. dakikada İsmail'e kontrolsüz girişine Richard'a çıkardığı doğru bir sarı kart ile başladı. Sonra tuhaf sarı kartlar çıkmaya başladı. Alanyalı Serdar Dursun'a çıkan sarı karta anlam veremedim. Alanya'nın 57. dakikada avantajını kesti. Oosterwolde'ye sarı kart gösterdi. Oyunu okuyamadı. Avantajı oynat kardeşim, kart cebinde, sonra gösterirsin.
65. dakikada havadan inen top Tadic'in koluna değil, Alanyalı oyuncunun koluna çarpıyor, devam ve gol kararı doğru. Skor 3-0 olunca maç rahatladı, hakemi zora sokan pozisyon olmadı ancak hakemin bu rahat maçta bile sarı kart standardı yoktu. Koşuyor ama nereye gideceğini, nerede duracağını bilmiyor, dağınık koşuyor. Birileri bunları ona anlatmalı. Muhtemelen milli maç aralığından sonra lige dönüldüğünde hakem Mehmet Türkmen'in maç trafiği Galatasaray maçı ile başlar.