Makedonya 1. Ligi'nde Rabotnicki A takımında direkt oynadın. Üstelik 33 maçta 6 gol-7 asist gibi çok iyi bir istatistik yakalamıştın. O tecrübenin, buraya gelmende ne gibi katkıları oldu?
"Öncelikle, Rabotnicki'ye çok teşekkür ederim. Bana hep yardımcı oldular. O sezon benim için çok önemliydi. Bana güvendiler ve büyük bir şans tanıdılar. Ben de elimden gelenin en iyisini yapmak için mücadele ettim. Çok maç oynadım ve epey katkı sağladım. İnşallah, o katkının kat kat üstünde performans sergiler ve Fenerbahçe'ye çok daha fazlasını veririm."
2016'da Makedonya'da 'en iyi genç futbolcu' seçilmişsin. Seni, diğerlerinden farklı yapan neydi?
"Çok maç oynadım, gol attım, asist yaptım. O ligde A takıma çıkan en genç futbolcuydum. Bu nedenle de o ödülü bana verdiler.
Seni isteyen çok takım olduğu yazılıp çizildi. Fakat sen Fenerbahçe'yi tercih ettin. Kimler istedi seni ve neden Fenerbahçe'ye geldin?
Epey bir takım vardı beni isteyen. Fakat o günler geçmişte kaldı ve ben geçmişi konuşmayı çok sevmiyorum. Önemli olan bugün ve yarın. Şunu söyleyebilirim: İyi ki Fenerbahçe'yi seçmişim. Çünkü çok mutluyum."
Türkiye'ye gelmeden önce Fenerbahçe'yi biliyor muydun?
Fenerbahçe, Dünya'nın en büyük takımlarından birisi zaten... Elbette Fenerbahçe'yi biliyordum. Çocukken Fenerbahçe'yi izliyordum. Çünkü çok önemli derbiler oynanıyor burada... Fenerbahçe-Galatasaray, Fenerbahçe-Beşiktaş maçlarını izledim hep. O derbilerle büyüdüm. Buraya gelmemdeki en önemli etkilerden birisi, o derbiler. İnşallah ben de artık o derbilerde oynayanlardan biri olacağım.
Türkiye'de bir süre lisansın çıkartılamadı. Makedonya'da 1. Lig'de oynarken, burada bir alt ligde oynamak zorunda kaldın. Ruhsal açıdan sıkıntı yarattı mı bu durum?
Bu sadece benim için değil, hangi oyuncu olursa olsun, sıkıntı verecek bir durumdu. Ama o günler de geride kaldı. Artık ilk takımdayım. Ve bundan sonra düşünmem gereken A Takım'a neler verebileceğim. İnşallah hem benim hem deFenerbahçe için her şey çok güzel olur. Ben, bana düşen her şeyi yapacağım.
Senin ağzından 'futbolcu Eljif'i dinleyebilir miyiz? Fizikle mi oynuyorsun, teknik misin? Hücumu mu seviyorsun, savunma mı yapıyorsun?
Her profesyonel futbolcuda olması gereken karakteristik özelliklerin bende de olduğunu düşünüyorum. Çok yönlü bir oyuncuyum, birçok pozisyonda oynayabilirim. İleride de, arkada da beni görebilirsiniz. Mücadeleyi çok seviyorum. Driplingi seviyorum. İki ayağımı da kullanabiliyorum. Önde oynamayı tercih ederim. Skor üretmek, her oyuncu gibi beni de çok mutlu eder.
Fenerbahçe'ye geliş sürecinde neler yaşandı? Fenerbahçe'den bir heyetin Makedonya'ya geldiğinde, sizlerle uzun süreler görüştüğünü biliyoruz. Sen ikna mı edildin, yoksa zaten Fenerbahçe'ye gelmek istiyordun da sadece prosedür gereği detaylar mı konuşuldu?
Fenerbahçeli yetkililer geldiler ve baya bir konuştuk. Yaklaşık 3 hafta boyunca hemen her gün görüşmeler oldu. Bu arada Fenerbahçe basketbol takımında oynayan Pero Antic de geldi. Bizim dükkanda; babam, ben, Pero Antic ve Fenerbahçeli yetkililer görüştük sürekli. Ve sonunda buradayım işte.
Göztepe maçında 18'e girdin. Ne zaman, '11 için hazırım' diyecek ve hocandan görev bekleyeceksin?
Yavaş yavaş olacak her şey... Daha çok gencim, çok büyük bir takımdayım, çok büyük oyuncularla beraberim. 18'e girdiğim için inanılmaz mutluyum. İnşallah 11'e girdiğim günler de gelecek yakında... O günler geldiğinde oyunumu da, Fenerbahçe'ye vereceğim katkıyı da göreceksiniz. Aykut Kocaman bana çok yardımcı oluyor. Hep yanımda... Ayrıca takımdaki büyüklerim de öyle..
Fatih Terim'in seni Türkiye Milli Takımı'na çok istediği söyleniyordu. Sen, Makedonya Milli Takımı'nda kaldın. Neler yaşandı? Resmi teklif geldi mi?
Evet, o dönem görüşmeler oldu. Teklifler geldi. Bu konuda herşeyle babam ilgilendi. Ve sonunda bir tercih yaptım.
Türkiye'ye ilk gelişin bu değilmiş aslında! En azından biz öyle duyduk. Daha önce Bursaspor da seni istemiş.
Evet, ben 14 yaşındayken bazı görüşmeler yapıldı. Fakat sadece görüşmeyle kaldı. Çok küçüktüm. Sonrasında bir kez daha istediler, fakat ben Fenerbahçe'ye geldim.
Ligde müthiş bir yarış var. Şu anki görüntü, bu yarış sonuna kadar da sürecek. İlk yarıda biraz daha rahattı herkes. Fakat şimdi kızıştı ortalık. Ateşten gömleği giyeceksiniz her maç. Sen de tam böyle bir dönemde girmeye başladın Fenerbahçe kadrosuna! Her futbolcu gibi senden beklentiler de çoğaldı doğal olarak! Kimler zorlar sizi?
Gerçekten hepsi de zor rakipler... Lig daha çok uzun.. Ve daha çok zor maçlar var. Dışarıda oynayacağımız zorlu maçlarımız var; Başakşehir, Beşiktaş... Bu 6 hafta bizim için çok önemli. Elimizden gelenin en iyisini değil, çok çok daha iyisini yapacağız. Üste çıkacağız. Ben buna çok inanıyorum. Böyle bir hocamız varken, böyle bir taraftarımız varken, takım içinde böylesine güzel bir hava varken; bunu başarmak çok da zor değil.
Her geçen gün, çok daha güzel günler getirecek bizim için ve inşallah şampiyon olacağız. Evet, ligin en kızıştığı dönemde girdim kadroya... Fakat ben, bunu seviyorum zaten. Bu duyguyu seviyorum. Yarışın en kızıştığı anlarda, o çok heyecanlı dönemlerde mücadelenin içinde olmak... Heyecan, adrenalin... Bunları seviyorum ben. Heyecan büyüdükçe, bende çok daha farklı şeyler görebilirsiniz. O duygular beni aşağıya itmez, aksine yukarıya çıkartır.
Bu hafta Trabzonspor maçı var. İki takım için de büyük önem taşıyan bir maç olacak. Üstelik Trabzon deplasmanları genelde gerilimin yüksek olduğu maçlara sahne olur.
Trabzonspor maçının çok zor olacağını hepimiz biliyoruz. Fakat bizim düşüncelerimiz aynı; Gidip oraya kazanmalı, İstanbul'a 3 puanla dönmeliyiz. Bu, sadece benim düşüncem değil. Teknik heyetin, diğer futbolcuların düşüncesi de aynı zamanda. Çok önemli bir deplasman ve kazanmak istiyoruz.
Şu anki lider Başakşehir hakkında ne düşünüyorsun peki?
Başakşehir, ilk yarıdan daha güçlü bir şekilde ikinci devreye girdi. Çünkü Arda Turan gibi önemli bir oyuncuyu transfer ettiler. O da ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu hemen gösterdi zaten Bursa'da attığı golle. Üç hafta sonra onlarla karşılaşacağız ve bu maç da çok zorlu geçecek. İnşallah tüm şartlar bizim lehimize gelişir ve biz o maçtan da galibiyetle ayrılırız.
Türkiye'de bulunduğun dönemde (Fenerbahçe dışında) en çok dikkatini çeken performans kime aitti?
Cenk Tosun... O da gitti zaten İngiltere'ye. Onun gidişiyle Beşiktaş'ın hücum gücü biraz azaldı. Fakat yine de onların Alvaro Negredo gibi iyi bir oyuncusu var. Aynı katkıyı sağlayabilir. Genel anlamda şunu söyleyebilirim; Türkiye'deki oyuncuların büyük çoğunluğu, gerçekten de kaliteli.
Robin van Persie gitti ve sen kadroya girdin! Çünkü kadroda kontenjan, onun gitmesiyle açıldı. Kadroya girmek mi seni çok mutlu etti, Robin'in gitmesi mi seni çok üzdü?
Robin'in gitmesine çok üzüldüm. Çünkü o, büyük bir yıldızdı. Tarihe bakılırsa, herkes onun ne kadar büyük bir yıldız olduğunu görür. Manchester United, Arsenal gibi devlerde, attığı bir çok gol var. Onunla çalışma fırsatı bulduğum için çok mutluyum. 6 aydır ondan çok şey öğrendim. Kadroya girmek elbette beni mutlu etti ama, onun gidişine de o kadar üzüldüm.