45 yıl sonra Süper Lig'de Trabzon'da Karadeniz derbisi oynandı. Özellikle savunma direnci yüksek bir Giresun vardı. Organize bir gol ve tabii ki son dakikalarda Okan Kocuk'un penaltı kurtarış performanslarını izledik. Karşılaşmayı genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Maç öncesi eksiklerimiz çoktu. İç sahada Kasımpaşa mağlubiyetimiz oldu. Deplasmanlarda iyi oynadık ancak iç sahada biraz sıkıntı yaşadık. Trabzonspor ligin açık lideri, kadro kalitesi ve oyuncu gücü inanılmaz iyi bir takım. Maç öncesi sıkıntılar vardı ama oyuncularımız eksiklerimize rağmen görevlerini yerine getirdiler, savunma gücümüz iyiydi fakat çıkışlarımızda sorun yaşadık. Normalde daha iyi oyunlar oynayabilen bir takımız, maç içerisinde öne geçtik ve kazanmak istediğimiz için onun koruma içgüdüsüyle Trabzon'un da üzerimize gelmesi ile beraber biraz defansif ağırlıklı bir performans sergiledik. Son dakikalarda Okan Kocuk'un penaltı kurtarışları maçtan 1 puan ile ayrılmamıza sebep oldu. Kazanmak istiyorduk ama böyle zor bir deplasmandan 1 puan ile ayrılmak da bizim için önemliydi. Bizim için ligde her maç zor ve her puan önemli çünkü ligde kalmayı hedefliyoruz.
Öncelikle tebrik etmek isterim, dediğiniz gibi sizin için alınan önemli bir 1 puandı. Abdullah Avcı'nın takımın başında olmaması sizce maçın kaderini etkiledi mi?
- Tabii ki teknik direktörlerin takımın başında olması ve takımı yönlendirmesi önemli. Etkili olduğunu düşünüyorum çünkü Abdullah Avcı bu ligin en iyi hocalarından biri ve yokluğu sahayı inanılmaz derecede etkiliyor o yüzden ceza alması inanılmaz etkili oldu diyebilirim.
Kesinlikle öyle. Galatasaray'dan Giresun'a gidişi ile beraber Okan'ın performansındaki yükseliş de gündemde yer alan önemli konu başlıklarından biri oldu ama bununla ilgili bir yorum yapmak istemeyeceksinizdir diye düşünüyorum…
- Yapmayayım daha doğrusu çünkü konuşulan farklı şeyler var ve bazı şeyler birkaç gün içerisinde belli olacaktır zaten.
İlk haftalara belki çok iyi başlayamadınız ama sonrasında bir istikrar yakaladınız. Özellikle Beşiktaş ve Galatasaray deplasmanlarında alınan galibiyetler, sonrasında Trabzon'da gelen beraberlik. Bu istikrarı kazanmaya başlamanızdaki en önemli faktörler neler oldu?
- Biliyorsun geçen sene de 44 yıl aradan sonra bu takımı bir üst lige çıkardık ve bunu kısıtlı bir kadro ile, 12 maç üst üste yenilmeyerek rekorlar ile gerçekleştirdik. Bütün bu süreçten gelen takımla olan bir uyumumuz söz konusu ve başkanımız daha ilk imzayı attıktan sonra hemen benimle görüştü. 1.5 senedir birlikte çalışıyoruz, güzel uyumlu bir birlikteliğimiz var. Sezon başında yaptığımız planlarda transferlerde aksamalar oldu, oyuncular biraz geç gelince sıkıntılar çektik ve bu da ilk maçlarımıza yansıdı. Artı üzerine bir de fikstürde güçlü takımlar ile karşılaşınca biraz problemler çektik ama takım olarak günden güne artan bir oyunumuz vardı. Başkanımız da o dönemde hataların bende olmadığını, takımımızın ileride iyi sonuçlar alacağını gördüğü için beraber devam etme kararı aldık. İnandığımız şeyleri sahada oyuncularımıza çalıştırdık ve tabii ki bu bir takım birlikteliğiydi, oyuncular da iyi tepki gösterdi ve tam olmasa da istediğimiz sonuçları ilk yarı itibari ile güzel bir puan ile tamamladık. Bizim hedefimiz bu ligde kalıcı olabilmek ve iyi şeyler yapabilmek, Giresun'a yıllar sonra çıktığı ligde güzel şeyler izlettirebilmek. Şu ana kadar biraz eksik te olsa istediğimiz oyunuzu taraftara izlettirdik. Yapacağımız takviyeler ile iyi şeyler yapmaya devam edeceğimize ve istediğimiz sonuca ulaşacağımıza inanıyorum.
Kadro derinliğinde sıkıntı yaşadığınızı ve kadronuzu güçlendirmek istediğinizi sık sık dile getiriyorsunuz. Transferlerinize yönelik gelişmeler var mı?
- Evet var. Transfer yasağımız bu hafta açılacak büyük ihtimalle. Görüştüğümüz oyuncular var transfer için. Bu maçta da 2 stoperim ve 1 forvetim vardı, orta saha diye bir şey yoktu. Normalde stoper bile oyuna almam, ben çok defansif oynamayı tercih eden bir teknik adam değilim ama bu maçta mecburen böyle yapmak zorunda kaldım çünkü çok genç ve tecrübesiz oyuncular vardı. Çok riske girmeden oynamaya çalıştım sonuçta oyuncular iyi gidiyorlardı, maçta da 20 kişi kalmıştık 60 dakika bir performans sergilemişlerdi ve zorlanmışlardı ama ona rağmen iyi gitti. Sezon başında planlarımız vardı ama sonra çok zayıfladık çünkü sakatlar ve cezalılar zorladı bizi. Kadromuzu her anlamda güçlendirmek istiyoruz. Lig'de en az gol yiyen 3 ya da 4 takımdan biriyiz, defansif olarak birçok şeyi oturttuk ama ofansif gücümüzde biraz eksiklikler var. Antalya'da 1 haftalık bir kamp dönemimiz olacak, oradan da Konya'ya geçeceğiz. Ligin kalan kısmında oyuncularımızla birlikte orada çalışıp iyi sonuçlar almak için elimizden geleni yapacağız.
Özellikle orta sahadaki zafiyetinizden bahsettiniz. Brezilyalı Jean Pyerre'nin ismi geçiyor 10 numara pozisyonu için. Bu isim ile ilgili bir şey söylemek istersiniz?
- İsim çok fazla söylemem ama evet konuştuğumuz ve anlaşmaya yakın olduğumuz isimlerden biri. İmza atılmadan her şey netleşmez tabii ama şu an anlaşmaya çok yakın olduğumuz oyunculardan bir tanesi diyebilirim.
Şu an Süper Lig'de oynayan oyunculardan kadronuza katmayı en çok istediğiniz isimler kimler?
- Özellikle güçlü takımlarda kadrolarında olmayan oyunculardan kadromuza katmak istediğimiz isimler var. Mesela Fenerbahçe'den Muhammed Gümüşkaya'yı istiyorum,
Ali Koç başkanımızdan da özellikle istedim ama 'Türk veremem önce yabancıları boşaltmam lazım' dedi. Biz yine de ısrarla istemeye devam ediyoruz ve inşallah olur diye düşünüyorum. Trabzon'dan Abdulkadir Parmak ile konuşmuştuk ama o Kayserispor'u tercih etti. Yunus Mallı'yı istiyoruz, o da gelmek isterse kadromuzda yer vermek istiyoruz. Beşiktaş'tan istediğimiz oyuncular var, Ajdin Hasic'i istiyoruz. Galatasaray'da da Okan Kocuk ile alakalı durumlar var. Bu piyasada sürekli araştırmalar ve son dakika gelişmeleri olabiliyor biliyorsunuz o yüzden bizde kulübümüze ve oyun sistemimize uygun oyuncuları tercih etmeye çalışıyoruz.
Takıma daha fazla genç oyuncu katmak, onlara daha çok fırsat tanımak gibi bir hedefiniz de var mı?
- Var tabii ki. Ben zaten geçen seneden beri Giresun'da şampiyonluk kadromda olan oyuncuları tuttum. Onların belli bir aşaması var. Erol Can Akdağ da kupa maçında inanılmaz bir şekilde sakatlandı, ondan da faydalanamıyoruz orta sahada. Kulüplerin geleceği zaten gençler o yüzden onlara önem vermemiz gerekiyor. Bakın şu ana kadar Fenerbahçe, Galatasaray, Beşiktaş'tan hiçbiri transfer bile yapmadılar, bütçelerini ve kadrolarını ayarlıyorlar, gençleştirmeye ve maliyetlerini düşürmeye çalışıyorlar. Her kulüp böyle olmak zorunda çünkü bu ekonomik şartlarda bunlara önem vermek gerekiyor, biz de bu kulüplerden bir tanesiyiz ki maddi olarak çok rahat bir kulüp değiliz. Başkanımız sağ olsun gerekli olanları bize sağlıyor bir şekilde. Gençler demek altyapı demek, biz de geçen sene pandemiden dolayı çok fazla eğilemedik üzerine ama tabii ki tesisleşme önemli biliyorsunuz. Burada da eksiklerimiz var, ben de geldiğimden beri önem vermeye gayret ediyorum ve umarım biz de yeni gençleri Türk futboluna kazandırabiliriz.
Hazır bahsetmişken, Türkiye'de futbol altyapısı hakkında genel olarak ne düşünüyorsunuz? Sizce yeterli sayıda genç oyuncu çıkabiliyor mu?
- Şans verdiğiniz zaman çıkıyor tabii oyuncular ama bu biraz sabır işi ve oyuncuların da gelişimi ile alakalı bir durum. Bunun çok güzel örnekleri var, Altınordu kulübümüz yapıyor bunu inanılmaz ve çok detaylı bir şekilde. Bu işten de çok iyi paralar kazanıyorlar. Bütün kulüplerin bunu örnek alması ve Türk kulüplerinde bu durumun çoğalması gerekiyor. Yarışırken gençleri de kazanmak biraz zor olduğu için biraz sıkıntılar çekiyoruz bu konuda.
Bu sezon ligde Türk teknik adamları daha çok görmeye başladık. Ayrılıklar da yaşandı. Genel olarak hocaların periyodik başarısızlıklarda takımların başından gönderilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Biz bu konuda iyi örnek olduk diye düşünüyorum başkanımız ile beraber. Bu haftalarda Göztepe de hocasına sabretti ve devam etti. Sabırsız bir toplumuz, biliyorsunuz yaklaşık 16-17 civarı hoca değişimi oldu bu sene. Avrupa'ya bakıyorsunuz, 2,3,4 civarları bu oran. Yavaş, yavaş bizde de bazı şeylerin değiştiği, hocalara daha sabırlı olunduğu zamanlar gelecek. Kulüpler de genç teknik adamlara daha çok yönelmeye başladılar ve onlara biraz daha sabır göstermeye çalışıyorlar. Yeni gelen nesil bu konuda daha istekli, arzulu ve coşkulu geliyor. Umarım biz de Türk futboluna iyi katkılarda bulunuruz.
23'ünde kendi evinizde Alanyaspor'u konuk edeceksiniz… Bu karşılaşma öncesi paylaşmak istediğiniz notlar olur mu?
- Şu an bir yandan sizinle konuşuyorum, bir yandan da rakibi izliyorum ama sonra tabii ki defalarca izleyeceğim daha. Alanya sezona Çağdaş hocamız ile başladı, sonra hoca değişimi oldu ve zaman zaman iyi oyunlar sergilediler. Bu anlamda da çok iyi durumdalar. Francesco Farioli geldikten sonra oyun sistemleri değişti tabii. İç sahada oynayacağız, eksiklerimiz var ama kazanmak istediğimiz bir maç çünkü puan olarak da rahatlamak istiyoruz. Bir hatada 3. maçımızı oynayacağız ama oyuncularıma inanıyorum ve güveniyorum. İyi oyunumuz ile 3 puan kazanacağımızı düşünüyorum.
Son olarak taraftarınıza buradan iletmek istediğiniz sözler olur mu?
- Taraftarımız ile ilk olarak başarı orantısı doğrultusunda sıkıntı yaşadık ama son haftalara doğru özellikle iç sahada çok destek oldular. Son maçta 10 kişi kaldığımız için sıkıntı çektik ama bu maçta yanımızda olacaklarına inanıyorum. Onlara iyi bir oyun sergilemek için elimizden geleni yapıyoruz. Bana zaten sonuna kadar güvendiler her zaman, ben de onların güvenini mahcup etmedim. Söylediğimiz şeyleri hep yaptık, yapmaya da devam edeceğiz. İnşallah onlar ile beraber ligi güzel bir yerde bitirmek istiyoruz.