Milli takımın mevcut sonuçlarını sadece teknik direktör Mircea Lucescu'nun hataları üzerinden yorumlamak doğru mu, yoksa kadrodaki değişimin payı var mı? Eleştiri toplayan milli takımın geldiği noktayı nasıl okumalıyız?
Dışarıya, dünya futbolunun düzeyine bakınca "Ben Avrupa Şampiyonu da olurum, Dünya Şampiyonu da olurum" diyorsun. 2001 yılı Kasım ayında SABAH'taki köşemde manşet, "Bu takım Dünya Şampiyonu olur" şeklindeydi.
Bunu derken sadece Türk Milli Takımı'nı kastetmiyordum. Dünya futbolu öyle bir çöküşteydi ki tam sen de yükseliştesin, şampiyon olabilirsin.
Ne yazık ki bu Yıldırım Demirören ne gördüyse bu Lucescu denilen adamın ayağına kadar gitti. Adam lafını yanlış kullandım. Bu Lucescu denen herifin ayağına kadar gitti. Benim vatanıma söven herifin, ayağına ben gitmem arkadaş...
Lucescu, "Bu ülke Çavuşesku'nun Romanya'sına döndü" diyen adamdır... Çavuşesku'nun Romanya'sını ben biliyorum, dünya da biliyor. Benzetmeye bak. Ben ülkemi eleştiririm fakat dışarıdan gelen bir herif beni böyle eleştiremez. Haddini bilecek.
Türk medyası seneler senesi nasıl bir menajeri varsa 3 büyüklerden kim boşsa ona yazdı; "Lucescu Galatasaray'a geliyor, Lucescu Fenerbahçe'ye geliyor, Lucescu Beşiktaş'a geliyor" diye lanse etti. Bu gazetecilikte zarf atma haberidir. Milli Takım'ın başına Lucescu geliyor diye attılar. Kimse getirmedi.
Eskilerin bir lafı vardır, "Sen herkesi kör, alemi sersem mi sanırsın?" Lucescu, sersem sanıyor diyemiyorum çünkü biz sersemiz. Onu kabullenerek sersemliğimizi gösterdik. Onu getiren de Demirören olunca, herif bildiği gibi sallıyor.
Benim gazetemde onu manşet yapıyorlar, "Aslan Lucescu bak işte" Türkiye'de bu... O zaman müstahakız biz. Tekrar söylüyorum; bu ülke medyasının 4'de 3'ü "Padişahım çok yaşa..." O zaman bize de Lucescu çok bile...
Türkiye ne yazık ki böyle... Türkiye'de sporu bilen sporun üzerine giden bir Spor Bakanı olsa Yıldırım Demirören bir tek gün federasyon başkanı olarak kalamaz. Galatasaray'ın başı UEFA ile dertte, Fenerbahçe, Beşiktaş... Habire oraya kendilerini inandırmaya gidiyorlar.