BÜLENT TİMURLENK | "1 eksi, 2 artı..."
"Portekizli teknik adam Sa Pinto bilmediği bir ligde şampiyonluk yarışı veren rakibi karşısında neyi değiştirmeyeceğini bilecek kadar tecrübeliydi. Sumudica'nın hücumda üçlüye dönen oyun kurgusu onunla fazlasıyla beşli savunmada kaldı, çünkü Gaziantep cezalısı ve sakatlıktan döneni Mirallas ile eksikti. Kapanan takımın ömrü ilk golü yiyene kadar. Rakibi sıfırda tutmak istiyorsanız ve kalenizde Muslera varsa ilk 45 dakikayı da çöpe atabilirsiniz hatta... Hafta boyunca transferle boğuşan ve 'Cuma akşamı da Gaziantep deplasmanım var' havasında Galatasaray için bu deplasman zor maçtı. Feghouli sakatlanmış, Oğulcan yok ve iki Emre beklenenden çok uzakken oyun yine ilk yarıda iki adamın üzerine yıkıldı: Belhanda ve Arda... Kötü zeminli Malatya deplasmanının bir dejavu'su... Aradaki fark Muslera'nın uzadığı iki pozisyondu..."
"Terim, her şans verdiğinde kötü oynayan Emre Akbaba ile yine 11'de başlayıp hanesine eksi bir yazdırdıysa, ikinci yarıdaki değişikliklerle de iki artıyı buldu. İki hızlı adam Onyekuru ve Kerem oyuna girerken iki yetenekli adam Arda ve Emre Kılınç orta sahayı tuttular. Yorulduklarında da enerjileri yüksek Etebo ve Ömer'e yerlerine bıraktılar... Onyekuru tabelayı yazarken, Muslera 3 pozisyonda 'Buradayım' dedi. Saracchi de iyi savunmasını çizgiden çıkardığı bir topla süsledi. Zirveden 5 puan uzaktaki Galatasaray için transfer gürültüsünün kafaları şişirdiği bir haftanın açılış karşılaşmasında 3 puan, 3 puandan fazlası... Terim şimdi rakipleri santra noktasına yürürken, Florya'da puzzle'ın eksik parçalarını, idmanlarda yeni transferlerle tamamlayabilir."
LEVENT TÜZEMEN | "Terim'in neşteri!"
"Ligin 2. yarısı sinir harbine sahne olacak ve algı operasyonları havalarda uçuşacak. Terim her türlü provokasyonlara ve algılara gözlerini, kulaklarını kapatıp sakin kalmalıdır. Terim sadece sahaya odaklanırsa G.Saray başarılı olur. Terim'in oyuna dokunuşlarını Antep'te gördük. Sahaya sürdüğü kadro duygusaldı. İki Emre ve Belhanda sahada yürüyordu. G.Saraylı oyuncular Antep'in uyguladığı ofsayt taktiğini doğru değerlendiremedi. Çünkü oyuna akıl koyacak ve etkili pas atacak oyuncu yoktu. Yürüyen G.Saray'ın kalesinde Muslera olmasaydı Antep ilk yarıyı önde kapatırdı. Devre arası Terim neşteri doğru vurdu ve Belhanda-Akbaba ikilisini çıkarıp gözdesi Onyekuru ile genç yetenek Kerem'i oyuna alarak G.Saray'da rekabeti ateşledi."
"Onyekuru ve Kerem hücuma çabukluk ve hız kazandırdı. Özellikle Onyekuru'nun attığı iki gol zekasının, çabukluğunun ve vuruş kalitesinin gösterisiydi. G.Saray'ın kanatlarını Onyekuru uçurunca Antep savunmasının dengesi ile uyumu bozuldu. Antep'in evindeki yenilmezliğini bitiren Onyekuru, golleriyle farkını ve ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Emre Kılınç ile Arda'nın yerine giren Ömer-Etebo orta alana enerji getirdi. Ancak Ömer'in yaptığı penaltı sorumsuzluk örneğiydi. Muslera ile Saracchi'nin sarı kartları ise saçmaydı."
"Psikolojik savaş"
"Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, rakiplerine karşı transferde psikolojik bir baskı yürütüyor. Başkan Koç, Mesut Özil'den sonra İrfan Can hamlesiyle gündem oluşturmaya devam ediyor. Koç'un bu stratejisi Fenerbahçe taraftarını heyecana sürüklerken rakiplerin psikolojik motivasyonuna ayar veriyor. İşte örnekler: Beşiktaş-Galatasaray derbisinin oynandığı gece Mesut Özil'in uçağının takibinin gündem olması kamuoyunun dikkatini değiştirdi. Galatasaray'ın Malatya'da kazandığı maçtan sonra Mesut Özil'in idmana çıkışı medyaya canlı olarak sunuldu ve gündem yine Fenerbahçe oldu. Mesut Özil'in iki saat süren ve şova dönüşen imza töreni Süper Kupa finalinin olduğu güne bilerek getirildi."
"Gaziantep-Galatasaray maçı öncesi Ali Koç ile Emre Belözoğlu, İrfan Can transferini görüşmek için Başakşehir Başkanı Göksel Gümüşdağ'a ziyarete gitti. Koç'un bilerek yürüttüğü bu stratejinin amacı F.Bahçe'nin sürekli gündemde kalmasının yanı sıra rakip takım yöneticilerinin, taraftarlarının moralini bozmak ve mücadele performanslarını aşağı çekmek. Bu tür psikolojik baskılar ancak güçlü stratejiler, gündem bozma hamleleri ve kenetlenme ile aşılır."
ÖMER ÜRÜNDÜL | "İki kahraman"
"Galatasaray oturmuş pas trafiği ve alışılmış önde baskılı oyun modeliyle maça başladı. 15. dakikaya kadar da oyunu böyle domine etti. Bu dakikadan sonra Gaziantep, geride rakibin hücum presine takılmayarak öne çıkmaya başladı ve Galatasaray'ın rahatlığını bozduğu gibi kale önü tehlikeler yaşamasına da neden oldu. Muslera'nın iki önemli kurtarışı ve de direkten dönen bir top, muhtemel skor dezavantajına düşmeyi engelledi."
"Aslında Gaziantep Teknik Direktörü Pinto, takımına çağ dışı ofsayt taktiği uygulatacak Galatasaray'a çok elverişli ortam hazırlamıştı. Ama bu zamanlamalı pas ve koşu yanlışları yüzünden değerlendirilemedi. İkinci devreye Fatih Terim, iki değişiklik yaparak çıktı. Kerem ve Onyekuru'yu aldı. İlk yarıda 3 düşük performanslı isim vardı. Emre Akbaba, Emre Kılınç ve Belhanda... Fatih Terim, Belhanda ve Emre Akbaba'yı tercih etti. Sonra Galatasaray ikinci yarıda Onyekuru ile erken bir gol buldu. Daha sonra Gaziantep'in atakları sıklaştı ve tehlikeli olmaya başladı. Fatih Terim yine doğru bir hamle ile yorulan isimlerden Emre Kılınç ve Arda'yı çıkararak iki diri ismi sahaya sürdü."
"Sonra da maçın kırılma anı geldi. Duran topta kaleye girmekte olan topu Saracchi çıkardı. Kısa süre sonra da Onyekuru ikinci golü atarak maçı bitirdi. Dün geceye Muslera'dan sonra tabii ki Onyekuru damga vurdu. Muslera klasik kurtarışlarını yaparken, Onyekuru da iki güzel gole imza attı. Aslında bu iki oyuncunun takım için kazançları bundan sonrasında daha iyi anlaşılacak."