A Milli Futbol Takımımız, 2026 FIFA Dünya Kupası Avrupa Elemeleri E Grubu altıncı ve son maçında İspanya ile deplasmanda 2-2 berabere kaldı. SABAH Gazetesi yazarları Murat Özbostan, Ahmet Çakar, Fatih Doğan ve Gürcan Bilgiç, dikkat çeken ifadeler kullandı. İşte o sözler...
FATİH DOĞAN: "ONUR GECESİ"
"Skora göre yazı yazmayı tercih etmem… İspanya-Türkiye maçının sonucuna bakıp yazacak değiliz. Dünya Kupası yolunda, gruplarda bırakın maç kaybetmeyi tek gol yememiş, üstelik bizi kendi evimizde 6-0'la geçmiş İspanya'ya iki gol atıp yenmeye kalkışmak çok önemli bir başarı… Santrfor Deniz Gül'ün A Milli Takım tarihinde Recep Adanır'ın (Ocak 1954) ardından İspanya'ya deplasmanda gol atan ikinci oyuncu olmasının değeri kadar ekseriyette hakim olan "Bırakın gol atmayı 6-8 tane yemeyelim" kaygısını yıktı.
Bu havayı Montella kendi destekledi. 11'in gediklisi 4-5 oyuncuyu sakat ve cezalı olduğu için oynatamayan Montella'nın, sarı kart görmesinler diye Arda ve Kenan'ı, belki de Uğurcan'ı oynatmaması "Bu maçı daha az önemsediği" algısını güçlendirdi. En kolay maçlarında, en stressiz zamanlarında bile 4-6-0'la oynayıp santrforsuz oyundan vazgeçmeyen İtalyan hocayı, 5-4-1'le sahaya çıkıp Barış'ın da orta sahaya çekildiği bir dizilişte Deniz'i ve golünü konuşmak önemli ve uzun bir konu.
Bu sonucu daha çok Montella'ya mı yazmalıyız, kurtarışlarıyla kendi takımında bile oynamayan Altay, Deniz Gül ve Salih hatta Orkun başta olmak üzere İspanya'yı evinde sallayan, yüreklerini ortaya koyan futbolcularımıza mı? Pek karar veremedim. Bu maç gösterdi ki A Milli Takım'ın kadrosunda sadece A planı değil, B ve C planları da çıkaracak geniş, kaliteli kadro var. Milli Takım'ı hem mücadelelerinden hem de 2-2'lik sağlam başarıdan dolayı kutluyorum. Biz artık iki play-off maçını düşünelim…"
AHMET ÇAKAR: "TEŞEKKÜRLER BİZİM ÇOCUKLAR"
"Tartışmasız dünyanın en tuhaf milli takımıyız. Maç başlıyor, hemen mağlup duruma düşüyoruz, ilk 20 dakikaya baktığımızda sahada yokuz, İspanya yürür gibi pozisyonlara giriyor ve tüm Türkiye, Allah'a dua ediyor… 1-0, 2-0'a razıyız, Allah aşkına yine tarihi bir fark yemeyelim diye düşünüyoruz. İlk devre böyle devam ediyor ta ki son dakikaya kadar…
Devre biterken Deniz Gül adlı bir genç, sokağa çıksa kimse tanımaz beraberliği getiriyor… İşte tam kırılma noktası. İkinci yarı mükemmel bir Türkiye izledik. Salih'le de öne geçtik. Ama ikinci yarıda iki tarafın da yakaladığı pozisyonlara bakarsak İspanya'yı rahat rahat yenebilirdik. Tüm oyuncular çok iyi ama bazı oyuncular mükemmel oynadı.
Altay belki de geçmişini sıfırladı. Belki de tarih onu Sevilla panteri olarak yazacak. En az 2-3 net, 3-4 tane de çok önemli pozisyonu engelledi. Barış Alper, 2. yarıda bir santrforun nasıl oynaması gerektiğini gösterdi. Ferdi eski Ferdi'ye dönmüş. Rotasyonla çıktık, elemelerde gol yememiş İspanya'ya 2 gol attık. Pekala da kazanabilirdik. Dün gece şunu gördük ki hem genciz hem de çok iyi milli takımız. İşi buraya getirmişken play-off'lardan Dünya Kupası'na gitmemek çok acı olur. Teşekkürler Milli Takım."
MURAT ÖZBOSTAN: "KARİZMAYI ÇİZDİLER, ALKIŞI ÇOK HAK ETTİLER"
6-0 yenildiğimiz İspanya karşısında ortaya koyduğumuz mücadele harikaydı.. Eksikler ile sarı kart limitinde olan oyuncuları Montella oynatmadı.. 5-4-1 düzeniyle sahaya çıktık. Amacımız gol yememekti.. Maçtan da berabere ayrılırsak bu bizim için büyük bir başarı olacaktı.. Bu plan daha dördüncü dakikada sekteye uğradı..
Fakat savunma disiplini kopmadı, farkın daha açılacağı endişesini yaşasak da Altay'ın kritik kurtarışları takımı da oyunda ve ateşte tuttu. Çok nadir geliştirdiğimiz pozisyonlardan birinde de golü bulduk.. İkinci yarıda ayaklarımız yere daha sağlam basmaya başladı, üzerimizdeki endişeyi ve korkuyu da attık.
Barış'ın röveşatası ve arkasından gelen muhteşem organizasyonda nefis bir gol... İspanya taraftarı bile şoka uğramıştı, hatta yanımızdaki ülkenin basın mensupları da… Bu kadar ağır rotasyona rağmen takımın göstermiş olduğu güç gösterisi play-off adına çok umut vericiydi. İspanya'nın karizmasını çizmek mühim meseledir.. Galip de gelebilirdik..
Özellikle bu maçta şunu gördüm; kim oynarsa oynasın, ülkesinin milli formasını giyen oyuncular görevlerini layıkıyla yerine getirmeye çalışıyorlar.. Ama özellikle Orkun, Salih ve Merih'e bayıldım.. Altay çok başarılıydı.. Bu kalede olmaya da devam etmeli.. Evinde yenilgi yüzü görmeyen bir takıma karşı ortaya koyduğumuz mücadele ruhu, bizi play-off adına çok fazlasıyla umutlandırdı. İspanya'nın karizmasını hem de kendi taraftarının önünde çizen Bizim Çocuklar'ı kutlarım.. Play-offtaki rakibimiz düşünsün."
GÜRCAN BİLGİÇ: "BİZ ATTIK BİZ YEDİK"
"Başından sonuna inişli-çıkışlı duygularla seyredilen bir maç oldu. İspanyollara bu kadar teslim olan, oyunu da topu da bırakan "çaresiz" bir milli takıma bakarken, beraberlik golü ile birlikte "Bizim Çocuklar" sahnesi çıktı ortaya. Montella'nın son maça göre sekiz rotasyonu vardı. Sarı kartı olanları korumaya alıp, play-off'lara "temiz" çıkmak istedi.
Mantıklı bir bakış açısı aslında. Dünya Kupası'nın raconu iki maçta kesilecek ve "birinci çocuklarımızı" riske atmamalıydık. Montella, Konya'daki hezimetten ders almış, dirençli takıma dönmüştü. Ama yine maçın kahramanlarından biri kalecimiz. İlginç bir durum. Yediğimiz golleri onlar mı attı, biz mi yedik; sonuna kadar tartışırız. İki golün soldan gelmesi, İrfan CanZeki ikilisinin "şeffaf" moda geçmesi de cabası. İki golde de Samet'in ıskaları var.
İkinci golde Çağlar'ın rakibe iki asisti. Barış Alper'in hücum gücünü tek başına taşıdığını, sahaya koyduğu karakteri belirtelim. Ferdi üstünden sol kanadı defansif-ofansif iyi kullandık. Geriden gelmek, öne geçmek, takımın parçası olduğunu göstermek, arkadaşının yardımına koşmak ve sonucu kabul etmemek… Çocukların yeteneklerini, yeterliliklerini tartışabiliriz. Ama ellerinden geleni yaptılar, böyle bir deplasmanda direndiler, uzatma dakikalarını eksik oynadılar. Beklediğimizden daha keyifli bir gece oldu. Yolumuz açık…"