Trendyol Süper Lig'in 33. haftasında Galatasaray, RAMS Park'ta Pendikspor ile karşı karşıya geldi. Sarı-kırmızılılar sahadan 4-1'lik skorla galip ayrıldı. Puanını 90 yapan Aslan en yakın rakibi Fenerbahçe ile arasındaki puan farkını da maç fazlasıyla 5 puana çıkardı.
SABAH Spor'un duayen kalemleri Ahmet Çakar, Erman Toroğlu, Levent Tüzemen, Bülent Timurlenk ve Ömer Üründül Galatasaray-Pendikspor maçı sonrası çarpıcı sözlerle karşılaşmayı yorumladı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: BARIŞ ALPER FİZİĞİYLE OFANSİF YÜKÜ TAŞIYOR
Galatasaray evinde farklı kazanıp yoluna devam etti. İlk 35 dakikada Galatasaray çok dağınıktı. Oyunun kontrolünü hiç ellerine alamadılar. Pendikspor geriden iyi çıkıyor, Galatasaray kalesini tehdit ediyordu. Buna karşılık Galatasaray ise Barış Alper'in üstün fizik kalitesiyle yaptığı icraatlarla hücumda görünüyordu. Ama tabi ki futbolda kalite çok önemli.
Kritik bir Pendik atağında Thiam iki arkadaşının opsiyonu varken ve pozisyon oluşacakken topu kaptırdı. Dönen topta da Mertens'in akıllı pasıyla, İcardi klas bir vuruş yaparak takımını öne geçirdi. 5 dakika sonra da duran toptan fark ikiye çıktı. İkinci yarıda Pendik, bütün riskleri alarak tamamen açıldı.
"G.SARAY'IN HER ATAĞI POZİSYONA DÖNÜŞÜYORDU"
Orta sahayı rahat geçip karşı kaleyi tehdit ediyorlardı. Ama kadro kapasitesinin yetersizliğinden sonuca gidemedikleri gibi Galatasaray'ın her atağı pozisyona dönüşüyordu. Fakat sarı-kırmızılı ekip, rehavete kapıldığı için inanılmaz goller kaçırdı. Sonra Mertens'in plase golü, işi sağlama aldı. Kerem'in son dakikalardaki penaltı golü maçın skorunu tayin etti.
"GENÇ HAKEM DİRENÇ TONUSLUOĞLU CESUR YÖNETİM GÖSTERDİ"
Gelelim genel gözlemlerime; ligde takımlarımızın büyük çoğunluğu futbol açısından çok yetersiz. Dün bununla ilgili bir örnek daha yaşadık. Galatasaray'da iki kişilik pres yapan Torreira ve Nelsson başta olmak üzere sağlam geri dörtlü, önden defansif yardım gelmese de 5 kişiyle birçok sayıdaki rakip atakları 1 gol dışında önlemeyi başardılar. Barış Alper yüksek fizik gücüyle takımın ofansif yükünü taşıyor. Genç hakem Direnç Tonusluoğlu çok başarılı ve cesur bir yönetim gösterdi.
ERMAN TOROĞLU: OKAN KADROYU DAHA İYİ KULLANIYOR
Galatasaray için çok kolay bir maçtı… Rakiple arasında büyük siklet farkı var. Sarı-kırmızılılar 90 dakika boyunca hiçbir zaman tempoyu 70'e, 80'e çıkarmadı. 50-60'la götürdü işi ve bitirdi. Çünkü rakibin Galatasaray'ı zorlayacak hali ve kalitesi yoktu. Aslında iç sahada böyle bir maç yakalıyorsun ki ben bu yazıyı yazmaya başladığımda dakika 78'di, skor da 3-0'a gelmişti.
Galatasaray çok rahat Fenerbahçe'yi averaj olarak geçecek bir skor alabilirdi ama olmadı. Bundan sonra Fenerbahçe ile Galatasaray arasında artık iyi futbol, kaliteli futbol hepsi hikâye… İki takım da çıkacak, çatır-çutur oynayacak ve kozlarını bitime bir hafta kala birbirleriyle oynayacakları maça bırakacaklar.
"G.SARAY BİRAZ DAHA AVANTAJLI, RAKİPLERİ KOLAY..."
Galatasaray bu açıdan biraz avantajlı. Rakipleri daha kolay. Fenerbahçe'ninki bir tık daha zor. Dün gece Galatasaray, kadro derinliğinin de avantajını yaşadı. Girenle çıkan arasında fazla bir kalite farkı yoktu. Bu da Okan Buruk'un avantajı.
Yalnız şunu da söylemeden geçemeyeceğim. Okan, İsmail Kartal'a göre elindeki kadroyu daha iyi kullanıyor. Nitekim bunu en son Fenerbahçe'nin oynadığı Avrupa karşılaşmasında da gördük.
Hakem açısından da zorlanacak bir maç değildi. Zaten ithal VAR'lar işin içine girince Türkiye'deki VAR rezaletinin ne boyutlarda olduğu da meydana çıktı. Çok zor olmayan bir şeyi, VAR'ı kullanarak düğüm yapan MHK ve hakemler ithal VAR'lar gelince yaptıkları rezillikleri gördüler. Bakalım iki büyükten hangisi finaldeki karşılaşmadan önce fire verecek. Çünkü artık iş oraya geldi.
AHMET ÇAKAR: NEREDE O F.BAHÇE KARŞISINDA ISIRAN PENDİK?
Galatasaray, Pendik'i rahat yendi. Son vuruşlarda biraz dikkatli olsalardı maç 6-7 olurdu. Tuhafıma giden şu; nerede o Fenerbahçe karşısında ısıran, sürekli faul yapan, oyunu soğutan, vakit geçirmek için taktik varyasyonlara başvuran Pendik, nerede dün geceki Pendik. Oyunu çirkinleştirmediler, beyefendi gibi oynadılar, neredeyse faul bile yapmadılar.
Ne diyelim; Fenerbahçe maçında aşırı konsantre olmuşlardı ama dün gece konsantre olmadılar ya da olamadılar. İlk yarım saate bakıyoruz, Galatasaray dominant ancak pozisyonu yok. Derken sahneye kalite farkı çıktı. Soldan Kerem Demirbay getirdi, Mertens ki ancak onun gibi oyuncuların yapabileceği şekilde geriye çıkardı ve İcardi de belki de Türkiye'deki ceza alanı dışından ilk golünü attı. Vuruş kalitesi mükemmel. Başka oyuncu ayak üstü vurur,
İcardi ayak içiyle penaltı atar gibi bıraktı. Hemen ardından da bir kornerde Abdülkerim bomboş yükseldi, kafayla maçı bitirdi. İkinci yarı Galatasaray farka koşabilirdi. Neler kaçtı neler… Aslında dün gece pekala Galatasaray'ın averajını düzeltebileceği bir gece olabilirdi. Barış Alper her hafta üstüne koyarak ilerliyor. Çok kuvvetli, acımasız. Bazen düşündüklerini yapamıyor ama bu ivmeyle giderse müthiş bir futbolcu olacak.
"HAKEMİ BEĞENDİM"
Hakem Direnç Tonusluoğlu'nu çok beğendim. Pendikspor'un attığı gole Galatasaray itiraz etti ama gol kararı kesinlikle doğru. Kerem'in kaçırdığı penaltıyı tekrar ettirmesi de doğru. Çünkü kaleci penaltıyı kurtarmadan evvel, topu uzaklaştıran Pendiksporlu oyuncu vuruştan önce ceza sahasına girmişti.
LEVENT TÜZEMEN: ICARDI'DEN KENDİN PİŞİR KENDİN YE
G.Saray'ın ikinci yarıda girdiği pozisyonları ekrana getirsek "Ne oldu bu pozisyonlar" diye bir yarışma düzenlesek yarışmacıların cevapları kesinlikle "Gol oldu" şeklindedir. Maalesef G.Saraylı oyuncular; Mertens, İcardi, Barış Alper, Ziyech, Torreira büyük fark yaratacak pozisyonlarda final vuruşlarını doğru yapmadı. Gündüzle gece gibi iki farklı G.Saray izledik.
İlk yarı Pendik takımının oyununu aşamayan bir G.Saray vardı. Sahneye büyük golcü İcardi çıktı. Pikniklerde düzenlenen "Kendin pişir kendin ye" mangal partisi gibi orta sahadan aldığı topu atağa dönüştürdü. Pendik kalesine depar yaptı ve muhteşem bir vuruşla golü atıp kilidi kırdı. Ziyech'in kornerinde Abdülkerim'in kafa golünde öne doğru hamle yapıp Pendik savunmasının dengesini bozan İcardi'nin marifeti vardı.
G.Saray, özellikle ikinci yarı tek kale oynadı. Topun ve oyunun hakimiydi. Hücum zenginliğini maalesef gol zenginliğine dönüştüremedi. Oysa kaçırılan goller atılsaydı; G.Saray sadece puan farkı ile liderliğini korumayacak, gol averajını da büyük ölçüde kapatacaktı. İki konuda Okan hocaya uyarım var;
1-Ziyech ilk 11'de başladığında çok etkili olamıyor, sonradan girdiğinde Kasımpaşa ve Alanya maçlarındaki gibi katkı yapacak goller atıyor veya attırıyor, onun için ilk 11 başlamamalı.
2- Barış Alper çok çalışıyor, iyi mücadele ediyor, jenerik olacak goller atıyor. Topla buluştuğunda çevre kontrolü yapmalı ve boştaki arkadaşına pas vermeyi düşünmeli. İcardi'nin bir pozisyonda kendi golü atmayıp "Al sen at" diye verdiği pas Barış Alper'e ders olmalı.
BÜLENT TİMURLENK: FİLETO BIÇAĞI
Alanya'da 4-0 önde olduğu maçı 5 forvetle bitiren Okan Buruk'un kalan maçlarda bir beraberlik opsiyonu olan takımının, F.Bahçe derbisine genel averajda önde çıkma ve o maçta iki ihtimali cebine koyma isteği aşikar. Dün de kağıt üzerinde averajdaki 4 farkı kapatacak bir rakip vardı karşılarında.
"PENDİK SAPANBAĞLARI'NDA BİLE BOŞNAK KÖFTESİ DAHA ÖNCE GELİYOR MASAYA"
İbrahim Üzülmez'in kötü savunma yapan takımı 5'te kazandığı korneri atmaya giderken rengini belli etti. Pendik Sapanbağları'nda bile Boşnak köftesi daha önce geliyor masaya. O dakikada oyunu ağırdan almak ve Yugoslav faulleriyle önde baskıdan kurtulan rakibin hızını kesmek. Alex Ferguson, United'ın evinde kötü oynadığı ilk yarılardan sonra hep aynı cümleyi kurardı: "İlk yarıda Old Trafford'a gelmemiştik."
G.Saray da ilk 30 dakikada öyle yaptı, Alanya'nın bir deja vu'su gibi. Demirbay aksıyor, Ziyech top alamıyor, her şey kesme bıçağı Barış Alper ile yürüyordu. Baktı ki olacak gibi değil, İcardi fileto bıçağı gibi çıktı ortaya, pozisyonun mimarı ve bitireni olduğunda gelen rahatlama 5 dakika sonra ikinci golü getirdi. Kapanan rakiplere karşı bu sezon korner (11) ve ceza sahası dışından atılanlarla ceza kesmek G.Saray'ın büyük artılarından.
İkinci yarının ilk çeyreğinde yine gevşeyen ve biraz da fanteziye kaçan ev sahibi karşısında Ndiaye çıktıktan sonra Musamba ve Halil ile ayakta kalmaya çalışan Pendik, 6 hücum yapmayı başardı bu yarıda… Maçın sonu Kerem Aktürkoğlu'na terapi seansı… Kendi kendinin zımparası olmaktan vazgeçmek için sevgi kılıfında mı gezmesi gerekiyor… Belki de…