Trendyol Süper Lig'in 14. haftasında Beşiktaş, deplasmanda Anakaragücü ile 1-1 berabere kaldı. SABAH Spor yazarları Erman Toroğlu, Ali Gültiken, Murat Özbostan ve Fatih Doğan da zorl karşılaşmayı değerlendiren yazılar yazdı. Usta isimler zorlu maç ile iligli çarpıcı cümleler sarf ederken, Erman Toroğlu Beşiktaş ile ilgili flaş ifadeler kullandı. İşte tüm detaylar...
MURAT ÖZBOSTAN: FARK KADAR BEKLENTİ DE BÜYÜK!
Beşiktaş'taki seçim tabii ki maçı gölgeledi… Oysa çok önemli bir karşılaşmaydı. Şampiyonluk yarışında hâlâ umudunu koruması için puan kaybına tahammülü yoktu. Ne var ki takım da teknik kadro da seçim sürecinden etkilenmiş. Bir de buna sakatlıklar eklenince ortaya futbol adına bir şey çıkmadı. Oynayan futbolcular da Necip dışında somut bir şey ortaya koyamadı.
Koca 90 dakikada Beşiktaş adına söylenebilecek en güzel ve tek şey Chamberlain'in attığı goldü. 3 maçta Rıza Çalımbay 7 puan topladı. Bana göre başarılı... Beşiktaş'ın yeni başkanı Hasan Arat seçim konuşmalarında, kendisiyle devam edeceklerini, oturup konuşacaklarını söylemişti. Artık başkan... Nasıl bir yol izleyeceğini göreceğiz. Gelelim Beşiktaş'ın yeni başkanına ve yönetimine; hayırlı uğurlu olsun, başarılar dilerim.
2 başkan adayı Adalı ve Arat son yılların büyük takımlar içerisinde en mükemmel seçim yarışını yaptılar. Arat'ı, Adalı'dan ayıran faktör sadece futbol takımı odaklı konuşmamasıydı. Bundan sonraki süreçte beklentiler çok büyük. Avrupa'ya havlu atmış, şampiyonluk şansı mucizelere kalmış bir takımdan bahsediyoruz. Samet Aybaba ve Feyyaz Uçar'ın Rıza Çalımbay'la nasıl bir iş uyumu içerisinde olacaklarını zaman gösterecek. Beşiktaş'ta yeni bir dönem başladı. Arat'ın elde ettiği fark oldukça yüksek.
Söylemlerinde hep Süleyman Seba vardı. Şimdi Seba'nın izinden gidip gitmeyeceğini, yani Beşiktaş'ın öz kaynaklarına dönüp dönmeyeceğini beraber yaşayıp göreceğiz. Tabii ki Arat'ın F.Bahçe, Galatasaray ve Trabzonspor başta olmak üzere diğer kulüplerle olan ilişkilerinde ve Beşiktaş'ın TFF ile olan sorunlarında sergileyeceği tavır da önemli. Çünkü futbolda özellikle büyük takımlar ve TFF arasında bir gerilim, kavga var.
ALİ GÜLTİKEN: BU KADAR EKSİĞE RAĞMEN…
Konferans Ligi'nde sıkıntılı geçen Club Brugge maçının izlerini geride bırakıp moral, motivasyon ve kondisyon olarak Ankaragücü deplasmanına yeniden hazırlanmak önemliydi. Beşiktaş açısından skor istediği gibi olmasa da Ankara deplasmanında mücadele, istek ve oyun anlamında reaksiyon ortaya koyduğunu gördük.
Bu kadar eksik ve sakat futbolcularınız varken her zaman istediğiniz ölçüde takım kurabilmek mümkün olmuyor. Ama en azından mücadele ve büyük takım iradesini sahaya yansıtmak çok önemli bir hale geliyor. Beşiktaş, Jackson Muleka ve Bakhtiyor Zaynutdinov ile yaratmaya çalıştığı 2 kanat pozisyonuyla beraber kanat beklerinin daha savunmacı oyuncular olmasından dolayı oyunun ilk yarısında planını istediği ölçüde gerçekleştiremedi.
Ama ikinci yarıda daha yüksek bir isteği sahaya yansıtmaya çalıştılar. Bu tür mücadeleler biraz daha fazla orta alan hakimiyetine dayanır. Ankaragücü'nün Gedson Fernandes, Salih Uçan ve Amir Hadziahmetovic'e uyguladığı bire bir baskı, yakın ve temaslı oyun Beşiktaş'ı dönem dönem zorlasa da saha içi mücadelesinde ayakta kalmaya çalışan taraf oldu.
Beşiktaş'ın bu sezonun başından beri en büyük sorunu takıma katılan yeni oyuncuların katkı yapmaması, üretken olamamasıydı. Chamberlain'in beraberlik golünü atması küçük bir teselli oldu. Sakatlık sürecini atlatan futbolcuların takıma katılmasıyla bazı sorunların daha kolay çözüleceğini düşünüyorum.
FATİH DOĞAN: İLK NEŞTER FUTBOLA
Beşiktaş'ın yeni başkanı Hasan Arat oldu. İki eski dost ve 2 Adanalı Serdal Adalı ile Hasat Arat, bu sefer kongrede karşı karşıya geldi. Dip dalgayı yakalayan Hasan Arat sadece son yönetimi değil son 23 yılı eleştiren keskin söylemleriyle kongre üyelerinin teveccühlerini kazanıp başkanlık koltuğuna oturdu.
Kongre günü iki başkan adayının birlikte çay içip görüntü vermesi yükselen tansiyonun düşmesi açısından çok isabetliydi. Son oy kullanıldıktan ve sandıklar kapatıldıktan sonra iki tarafın da birbirini alkışlayıp Beşiktaş tezahüratı yapıp birlik ve beraberlik mesajı vermesi Beşiktaş'a yakışan görüntülerdi. 12.152 rekor katılım gösterdi ki, Beşiktaş camiası kulübüne sahip çıkıyor. Her zaman tartışma konusu olan blok oyların sandığa yansımasının da sandığa ipotek koyan bir etkisinin olmadığı görüldü.
Beşiktaş'a kattığı değerler için Serdal Adalı'yı da Beşiktaş'ın yeni başkanı Hasan Arat ve yönetimini de kutluyorum… Şunu belirtmeliyim ki, yeni başkan ve yönetimini dikensiz gül bahçesi beklemiyor. Sayın Arat bilerek ve isteyerek ateşten gömleği giydi. Hem bu ateşi söndürecek hem de bu yangından çıkış yolunu bulması için önünde 17 aylık bir süre var. Yolu kısa, işi çok zor…
Kongrenin gölgesinde sahaya dönersek Amir'in hatasıyla yenilen gol, Beşiktaş futbol takımının genel görüntüsü gibiydi. Dağınık, ruhsuz ve toparlanmaya muhtaç… Chamberlain'in attığı gol ve bu vasat takımın durumu; ne taraftarı ne camiayı ne de yeni başkan ve yönetimini kesmez. Sayın Arat'ın, bu süreci iyi yönetmek istiyorsa ilk neşteri futbol takımına vurması şart.
ERMAN TOROĞLU: FUTBOL DEĞİL TOP OYNUYORLAR!
Dün hareketli geçti. Sabah Beşiktaş seçimi başladı, öğleden sonra Trabzonspor- Kayserispor maçı, akşam Ankaragücü- Beşiktaş maçı vardı. En erken başlayanın neticesini en sonda alacağız. Yazıyı yazdığım sıralar Hasan Arat başkanlık yarışını önde götürüyordu. Sonra Ankaragücü- Beşiktaş maçı...
Karşılaşma başlayınca Beşiktaş biraz düzgün gözüküyor, sonra Ankaragücü oynamaya başlıyor. Bu maçta mücadele var görünüyor ama hani ses var netice yok ya onun gibi bir şey! Ankaragücü bir gol attı, santrfor matkap gibi ceza alanı içinde rakip defanstan üç defa topu çaldı, vurdu, golü attı. Bu sefer ikinci yarı Chamberlain kendi sahasındaki santra yayından topu aldı, ceza alanına kadar sürdü, topa vurdu, gol oldu.
Alın size iki tane tuhaf gol! Beşiktaşlı oyuncu geliyor, Ankaragücü'nün oyuncuları geri geri ceza alanına giriyorlar. Yani al birini vur ötekine. Ondan sonra da biraz düzgün takımlar karşımıza çıkınca bizimkiler 5 yiyorlar, 6 yiyorlar. İnanın Türkiye'de futbol oynanmıyor, top oynanıyor. Hakemler derseniz zaten onlar da bir felaket. Bekçi gibi düdük çalıyorlar, durdur Allah durdur!