Süper Lig'in 12. haftasında Fenerbahçe, deplasmanda İstanbulspor'u 5-2 yenerek 3 puanı hanesine yazırdı. SABAH Spor yazarları Erman Toroğlu, Ahmet Çakar, Gürcan Bilgiç ve Ömer Üründül de bol gollü karşılaşmayı detaylıca değerlendirdi. Usta isimler bu mücadeleye dair birçok detaya değinirken, Erman Toroğlu, sarı lacivertli yıldız oyuncu için olay ifadeler kullandı. İşte tüm detaylar ve o yazılar...
ÖMER ÜRÜNDÜL: JESUS BÜYÜK TEHLİKEYİ SEZDİ!
Fenerbahçe kolay giden maçı 2 defa zora sokmasına rağmen, son 5 dakikada rahatlayıp farklı skorla yine üç puanın sahibi oldu. İlk yarı Fenerbahçe'nin kontrolünde geçti. Kapalı savunma karşısında Emre'nin adam eksilten dribblingleri faydalı oldu. Ama Pedro'nun hareketsizliği, kanatlardan etkili atak gelmeyişi pozisyon zenginliğini engelledi.
Sonra İrfan Can ikinci şut denemesinde farkı 2'ye çıkardı. İkinci yarıya Fenerbahçe, fazla rahatlıktan motivasyonsuz başladı. Ve Szalai'nin hediyesiyle fark bire indi. Kısa süre sonra Batshuayi üçüncü golü attı ama iki farkla galip takım, yapılmaması gereken bir hatayla geride 40 metre genişlikte çizgi halinde yakalanıp ikinci golü yedi. Sonrasında iş iyice tehlikeli duruma geldi.
Jorge Jesus da kenarda tehlikeyi sezip dördüncü değişiklik olarak Crespo'yu sahaya sürdü. Onun gayreti ve Valencia'nın hareketliliği sonucu Batshuayi de rahatadı ve Fenerbahçe son 5 dakikada farka gitti. Gelelim genel gözlemlerime; bu defans bloğunu çizgi halinde öne çıkarma hatası bir gün başa ciddi iş açacak gibi gözüküyor.
Ferdi'yi dün dikkatle izledim. Kuvvetli, disiplinli ama ofansif girişimlerin sonunu iyi getiremiyor. Joao Pedro bir türlü Cagliari'deki form düzeyine ulaşamıyor. İstanbulspor'un kapasitesi sınırlı genç kadrosunun Süper Lig'e çıkması çok büyük bir başarıydı. Ama bu kadro Süper Lig için çok yetersiz. Sadece iyi niyetli mücadele yetmez. Belki hakem için zor maç değildi ama sahadaki duruşu ve kararlarıyla hakemi beğendim.
GÜRCAN BİLGİÇ: USTALARIN GECESİ
Bu sefer istekli önde baskı veya amansız orta saha presinden bahsetmeden yorumlayacağız Fenerbahçe'yi… Ustalarını devreye sokarak problemleri çabuk çözdü. Ve yine klasik "sakarlıklarını" göstererek de golleri yedi. Önemli ve başarılı maçlar sonrasındaki durgunluk üstlerindeydi. Maç öncesinde Jesus da durumun altını çizdi. "Çok koştuk, iki gün boyunca da tedavi olmaya çalıştık" dedi maç öncesinde.
Başakşehir çok zordu, arkasından Rennes geldi. İkisinde de mücadele dozu o kadar yüksekti ki, bu maça ne kadar "nefes" kaldı, kimse bilmiyordu. Ferdi, takımın üstündeki bezginliği hemen attırdı. Boş koşular, bindirmeler ve penaltıyı gerektiren hamlenin sahibi olarak bir anda karşılaşmanın kararına "hüküm" koydu. İrfan Can'ın tepeden tırnağa "Messi kokan" golü ile de İstanbulspor'un direncini kırdılar.
Emre Mor sürekli olarak kalabalığın içinden çıkmaya çalışırken kaybetti topları. Batshuayi penaltıda iyi vuramadı ama gol oldu. Kornerden gelen topta set kendisi için kurulmuştu; hakkını verdi. Son anlarda oyun sıkışmışken kendini gösterdi; bir asist, iki dakika sonra bir gol daha… İstanbulspor'un ikinci golü, sezon başından beri yapılan "Fenerbahçe'nin gol yemesi için ne olması lazım?" tartışmasını bitirdi.
Osayi topu kaptırdı, Arao gol pasını veren oyuncaya faulü yapmadı. Altay'ın ayağı kaymasa belki bunu da pozisyon olarak konuşurduk ama rakibin "yedi kez ofsayt" bayrağına baktığı, birkaç tanesini de hakemin devam ettirdiğini eklemeliyiz. Beş gollü, görkemli bir galibiyet Fenerbahçe adına. Ama geçmiş maçların yorgunluğunu- yıpranmasını da en çok hissettiği 90 dakikaydı. Dediğimiz gibi, ustalar üzerlerine düşenleri yaptılar, Fenerbahçe adına rahat bir galibiyeti puan cetveline yazdırdılar.
AHMET ÇAKAR: HAKEM MAÇI SIFIR HATAYLA YÖNETTİ
Fenerbahçe'yi tutmak zor. Kötü gol de yeseler, zaman zaman Altay'ın ayağı da kaysa, zaman zaman Szalai kötü geri pası da atsa Fenerbahçe yediğinden fazlasını atarak belki de gol rekoruna gidiyor. İki takım arasında kalite farkı vardı. İlk devre net göründü. Önce bir penaltı, ardından da İrfan Can'ın o alıştığımız presi ve uzaktan şut golüyle devreyi 2-0 önde kapattılar.
İkinci yarı Szalai kaleciye vereyim dedi, top kısa düştü, bir de üzerine Altay'ın ayağı kayınca İstanbulspor'un maça tutunduğu golü geldi. Ama ardından Batshuayi topu kafayla ağlara yollayınca Fenerbahçe rahatladı diyecektik ki yine bir ofsayt taktiği uygulamasında Atilla'nın arkasına kaçan İstanbulsporlu Topalli skoru 3-2'ye getirdi.
Son 15 dakika İstanbulspor beraberlik için önde basıyordu. Ancak Valencia ve ardından Batshuayi'nin golleriyle Fenerbahçe maçı koparttı. Sonuçta F.Bahçe bazı oyuncuların mükemmel performansı, iyi mücadelesiyle dün gece bir kez daha gösterdi ki ligin en önemli favorisidir. Hakem için kolay maçtı. Mustafa Kürşat Filiz de bu kolay maçı sıfır hataya yakın bir başarıyla yönetti.
ERMAN TOROĞLU: DEFANSTA ATTILA SZALAI'YE DİKKAT!
Fenerbahçe dün İstanbulspor karşısında kazandı ama savunmada sıkıntı var. Burada ana fikir Szalai. Sadece Fenerbahçe'nin değil sahanın en kötü ismi. Zaten taraftarlar senin kalecinin üstüne zaman zaman yükleniyor. Teknik adamın korumaya çalışıyor, "Kaleciyi kazanmamız lazım" diyor. Szalai de diyor ki 'Ben her pozisyonda kaleciye topu atayım.
Kaleci nasıl olsa 3-4 tanesini dağlara taşlara yapar, ben kurtarırım". Ne oluyor, o yapınca Serdar Aziz de yapıyor. Skor 3-2 olunca kenardan fırçayı yediler. Senin takımın baskıyla oynayan bir takım. Szalai zaten ağır bir adam. Öyle rakibi kaçırıp da yakalayacak bir adam değil. Yarın bir gün karşına çabuk bir adam gelirse kırmızı kart görürsün.