Son dakika Galatasaray haberleri... SABAH Spor yazarları Erman Toroğlu, Bülent Timurlenk, Ahmet Çakar, Levent Tüzemen ve Ömer Üründül, Galatasaray-Çaykur Rizespor maçını değerlendirdi. Usta isimlerden Erman Toroğlu ve Ahmet Çakar maçın hakemi Ümit Öztürk'ü sert şekilde eleştirirken, Bülent Timurlenk ise Domenec Torrent için çarpıcı ifadeler kullandı. İşte son dakika haberinin detayları...
ERMAN TOROĞLU - GEDSON'A HER ŞEYİ YAPTILAR
Tansiyonu yüksek bir maç. Rizespor kafa kafaya oynuyor. Büyük takımlarla İstanbul'da oynadığında, 1 golle puan çıkaramazsın, 2 golle belki puan çıkarırsın, 3 golle belki galip gelirsin. Seyirci baskısı, hakem, her şey ters gider. Rize'de Gedson Fernandes müthiş oynadı. Galatasaraylılar durdurmak için maalesef futbolun dışında bu oyuncuya her şeyi yaptılar, hakem de müsaade etti.
Penaltı pozisyonlarına gelelim fazla uzatmadan; ikisinde de Rizespor kalecisinin büyük hatası var. Birincide hiç gereği yokken Gomis'in kafasına darbe yapıyorsun. Gomis topu oyun sahası içinde tutuyor, dışarı vursa tamam. Hakemin verdiği karar doğru. İkincide Kerem geliyor, penaltı istiyor. Pozisyonu kaybetmiş durumda, kaleci çıkıyor, Kerem'in bir tek şansı var; penaltıyı almak.
Kaleci yardım ediyor. Niye, neden? Sağ ayağını yerde tutsa Kerem gelip onu sürükleyecek çünkü bu işi bilerek yapıyor, ayağını kaldırıyor. Ayağını kaldırınca da penaltı alıyor. Ama iyi bir kaleci, ikinci pozisyonu düşünen bir kaleci iki penaltıyı da yaptırmaz. Belki de maçın en güzel golü 3. gol…
Peki bu golün mimarı kim; Feghouli. Üçüncü pası arkadaşının önüne öyle güçle bırakıyor ki bütün Rize defansı hem taca hem auta çıkıyor, çok iyi gol atıyor. Yani kalitesi fazla olmayan, oyun planları fazla olmayan iki takımın, heyecanlı, gollü bir mücadelesini izledik. Galatasaray puan olarak da psikolojik olarak rahatladı.
Galatasaray stadında sahaya yabancı maddeler atıldı. Bunlardan biri futbolcunun da gözüne gelir, hakemin de gözüne gelir. Bunlara gerekli cezayı vermezseniz başka statlarda örnek olur. Futbol Federasyonu acil ve en üst düzeyden ceza vermezse bu işlerin önü açılır.
BÜLENT TİMURLENK - 'BEN NEREDE YANLIŞ YAPTIM?'
Kiralık gönderdiğin Yunus Akgün 2 golle, başkanının memleketi diye ikram ettiğin 2. kalecin Okan Kocuk 6 kurtarışla senden 6 puan alıyorsa, 'önceliğimiz değildi' dediğin ama sana gelmek için saatleri sayan Gedson da jeneriklik golü atar, senin de kulağında "Ben nerede yanlış yaptım?'' şarkısı çalar. Göztepe deplasmanında maçı alan Torrent değildi.
İzmir ekibi 2 penaltıyla 3 puanı rakibine hediye etmişti. Dün Katalan teknik adam, Ömer dışındaki inatlarından yine vazgeçmedi. Zaten Ömer de oynasa Galatasaray taraftarı Van Aanholt'un dünkü oyununu izleyemeyecekti. Taylan-Berkan ikilisinden vazgeçmemek şuursuzluğun en büyüğü. Orta sahayı tamamlayan Cicaldau'nun kayıp oyununu da eklerseniz, Galatasaray iki adamın sırtına kaldı.
Kerem ve Van Aanholt. Bülent Korkmaz, rakibi kendi yarı sahasında kalabalık karşıladı. Ve Galatasaray'ın bitiremediği hücumları oyun içinde bol bol dayak yiyen (12 faul) Gedson marifetiyle rakip sahaya taşımaya çalıştı. Elbette Yusuf ve Boyd, Alanya'nın kanat oyuncularından çok düşük seviyede. Bu zafiyete rağmen yine jeneriklik bir gol bulup öne geçtiler.
Torrent, 46'da yine değişiklik yapmadı. Geçen hafta olduğu gibi Gomis'in girişi oyunun rengini değiştirdi. Torrent'e danışıp Gedson yerine Pulgar'ı alan, onu da kulübede bırakan bir teknik adama bir buçuk yıllık kontrat veren yönetim, bu hocayla yollarını ayırdığında tüm hak edişini kulüp kasasından değil kişisel servetlerinden ödemeli.
AHMET ÇAKAR - İKİ PENALTIYI DA VERMEZDİM
G.Saray dün gece de kazandı ve artık rahatladı diyebiliriz. Aslında hak etti mi? Bence "Evet." Rize iki mükemmel gol attı ama onun haricinde neredeyse kaleye bile gidemedi. Rizespor Gedson'un çaprazdan frikik golüyle öne geçti. Ondan sonra G.Saray, her ne kadar pozisyon üretmese de sürekli topu alan, alanı daraltan, neredeyse rakip yarı alanda oynayan takım oldu.
Devrenin sonlarına doğru da ceza alanı çizgisi üzerinde pas trafiğinde Aanholt ile golü geldi. İkinci yarı ev sahibi farka gider diye düşünüyorduk ama Boyd son yılların en güzel gollerinden birini attı. Tabii bu golde Omar'ın da hatası var. Hem topu kontrol ettirmeyecekti hem de bu kadar rahat vurdurmayacaktı. Bundan sonra sahneye penaltılar çıktı. Tıpkı geçen haftaki gibi.
Art arda iki penaltı. İlkini Gomis kaçırdı. İkincisini Babel attı. Sonra dakikalar kala hazırlanış, yapılış, bilardo tipi paslaşmalarla gelen Van Aanholt'un golüyle G.Saray öne geçti. Son saniyede de Gomis pastanın kremasını sürdü. Hakem Ümit Öztürk'ün bence verdiği iki penaltı da tartışılır... Sahada ben olsam ikisini de vermem.
İlkinde bir hava topunda kalecinin eli, Gomis'in kafasına temas ediyor. Böyle bir penaltı yok. İkinci penaltıda ise her ne kadar kalecinin Kerem'e bir darbesi var ise de Kerem darbeyi aldığında bakti ki top auta çıkıyor, kendini yere bırakıverdi. Ayrıca ikinci yarının ortalarında sarı kartlı Omar'ın, Gedson'a yaptığı net kırmızı kartlık bir hareket var. Garip olan şu; Ümit Öztürk Galatasaray maçlarında bir tuhaf oluyor.
LEVENT TÜZEMEN - TRİBÜN ATEŞİYLE GELEN 3 PUAN!
G.Saray, "Psikolojik savaş"a dönüşen Rizespor maçını eğer kaybetseydi, kabak "Neden Gedson Fernandes'i almadın?" diye Başkan Burak Elmas'ın başına patlardı. Çünkü Fernandes, Rizespor'u bir lider gibi yönetti, yeri geldi faul aldı, yeri geldi Galatasaray'ı krize sokacak mükemmel bir gole imza attı.
Galatasaraylı oyuncular coşkulu, iştahlı, mücadeleci ve maçı kazanmak için istekliydi. Cicaldau'nun vasat oyunu dışında tüm oyuncular mücadele anlamında çok çalıştılar. Sadece hücuma çıkarken ve son final paslarında, vuruşlarında özellikle Berkan, Mustafa ve Emre Kılınç gereksiz panik yaptılar. Torrent maçı kenardan seyirci gibi izledi ve oyuna hiç müdahale etmedi, sadece oyuncu değiştirdi.
Galatasaraylı oyuncular kenardan taktiksel yardım almadıkları gibi oyunu bireysel beceriyle ve kendi inisiyatifleriyle oynamaya çalıştılar. Torrent'in Ömer Bayram'dan vazgeçip orijinal bek Aanholt'a dönmesi doğruydu. Galatasaray'ın skor olarak iki kez geriye düşüp maçı çevirmesinde 35 bin seyircinin büyük payı vardı.
Galatasaray tribünleri maç boyu hiç susmadı ve oyuncuları sürekli iyi oynamaları konusunda ateşledi, top Rize'ye geçtiğinde ıslıklarla resmen baraj yaptılar. Gecenin yıldızı geldiğinden bu yana en mükemmel futbolunu oynayan ve kaliteli iki gol atan Van Aanholt oldu. Hollandalı'nın ikinci golü jenerik olacak güzellikteydi.
Galatasaray oyunu penaltı kaçırmasına rağmen Gomis, Babel ve Feghouli'nin oyuna girmesinden sonra kopardı ve galibiyete uzandı. Babel'in penaltı vuruşu çok temizdi.
Not: Galatasaray Başkanı Burak Elmas herhalde Gedson Fernandes'i almadığı için pişmanlık duyuyordur. Gedson gelseymiş G.Saray'ı çok yönlü olarak toparlarmış. Bazen kavga etmemek ve egoyu geride bırakmak gerekir.
ÖMER ÜRÜNDÜL - GALATASARAY HIRSIYLA KAZANDI
Galatasaray maça çok etkili bir hücum presle başladı... Kısa sürede Emre Kılınç çok önemli net bir fırsatı değerlendiremedi. Sonra kenardan kazanılan bir frikikte Gedson mükemmel bir gol attı. Ardından Galatasaray devre sonuna kadar yüksek tempo ile oyunu karşı alana yıktı. Rize iyi kapanıyor ama iki ciddi hata yapıyordu. Birincisi; çıkışlarda çok basit top kaybediyor... İkincisi de kaleci ile pas yaparak oyunu başlatmak istiyorlar. Bu Galatasaray'a avantajlı bir ortam doğurdu. Gol devre sonuna doğru geldi. Van Aanholt'un güzel bir vuruşuyla...
İkinci yarı Galatasaray tempoyu daha da yükseltti ama Rize bir hücum gişiminde Tyler Boyd'la jeneriklik bir golle skor avantajı yakaladı. Gerilim iyice yükseldi. Galatasaray iki penaltı kazandı, birincisi kaçtı, ikincisinde skora denge geldi. Sonrasında yine Galatasaray'ın yoğun baskısı vardı. Tempo sürekli yüksekti. En sonunda da organize bir Van Aanholt golüyle son dakikalarda öne geçtiler. İki kez geriye düştükleri zor maçı kazanarak rahat bir nefes aldılar.
Galatasaray'ın dün bana göre en büyük artısı fizik kondisyonuydu. Maç başından itibaren tempo yaptılar, sonuna kadar da tempoları düşmedi. Tabii ki ön plana çıkan isim, iki gol atan Van Aanholt oldu. Kerem de alışılmış biçimde hücumda en etkili isimdi. Rize elinden geldiğince mücadele etti. Galatasaray'ın dünkü hırsı karşısında fazlasını yapacak bir kadro kapasiteleri yoktu. Bundan sonrası için en büyük kazançları dün gecenin de başarılı ismi Gedson Fernandes'tir. Ümit Öztürk'ün birinci penaltısı tam bir eyyam penaltısıydı. VAR'da verdiği ikinci penaltı da yoruma açıktı. Kesinlikle VAR müdahale etmemeliydi.