Süper Lig'in 23. haftasında Galatasaray, 1-0 geriye düştüğü maçta son bölümde bulduğu gollerle sahadan 2-1 galip ayrıldı. Sahasındaki yenilmezlik serisini 29 maça çıkaran Galatasaray, bu sezon evinde oynadığı 12 müsabakayı da kazandı. Sarı-kırmızılı takımın gollerini Zaha ve Barış Alper Yılmaz attı.
SABAH Spor'un usta kalemleri Erman Toroğlu, Ahmet Çakar, Levent Tüzemen, Bülent Timurlenk ve Ömer Üründül karşılaşma hakkında çok çarpıcı yorumlar yaptı.
ÖMER ÜRÜNDÜL: SAHANIN HER YERİNDE TORREIRA VARDI
Galatasaray dün gece galibiyet golünü 89. dakikada attı. Maçı seyretmeyenler Galatasaray'ın kötü bir futbol sergilediğini düşünebilirler ama tam tersiydi. Bana göre bu sezonun en tempolu, en etkili, en pozisyon zenginliğine sahip olduğu bir lig maçını oynadılar. İlk dakikadan itibaren rakibi kendi sahasına hapsettiler. Ama futbol her zaman söylediğim gibi ilginç bir oyun.
Gaziantep kazandığı bir duran topun devamında stoperinin ortaladığı topta diğer stoperiyle skor avantajı yakaladı. Sonra Galatasaray devre sonuna kadar bastırdı. İkinci devre Okan Buruk'un, Zaha'yı sahaya sürmesinden sonra adeta 5 forvete dönüldü, orta sahada bir tek Torreira kaldı. Ama öyle bir yoğun baskı kuruldu ki rakip ne bir kontratağa çıkabiliyor ne de 3-4 pasla dinlenme şansı bulabiliyordu.
Bütün dönen toplar Galatasaray'daydı. Ardından beraberlik golü geldi. Maçın son dakikasında da Barış Alper, 1988 Avrupa Şampiyonası finalinde Marco van Basten'in attığı mükemmel gol benzeri gol ile takımı önemli bir galibiyete taşıdı. Torreira müthiş oynadı, adeta her yere bastı. Galatasaray'ın 5 topunun direkten döndüğünü de unutmayalım. Bu kadar yoğun baskıda İcardi'den gol sesi çıkmamasının tek nedeni fiziki yetersizliğiydi.
"OKAN HOCA, DÜŞÜNMEDİĞİ HALİL'İ ALIYOR 15 SANİYE SONRA ASİST YAPIYOR"
Dünkü maç için söylemiyorum ama Okan Buruk da çok şanslı bir teknik adam. Artık düşünmediği Halil'i oyuna alıyor, 15 saniye sonra beraberliğin asistini yapıyor. Son dakika golüyle de ümitlerin tükendiği anda Barış Alper sahneye çıkıyor. İçerideki son 3 maçta hep tek farklı galibiyetin golleri son anda geldi. Gaziantep iyi savunma yaptı. Ama onun dışında diğer yapılması gereken şeyler yapılamadı.
ERMAN TOROĞLU: SICAĞA KAR DAYANMAZ
Fenerbahçe'yi seyrediyorsun gergin, Galatasaray'ı seyrediyorsun o da gergin. İki gergin kol kola gidiyorlar. Dün gece ilk yarı Gaziantep bir deplasman takımı nasıl oynaması gerekiyorsa öyle oynadı. Çok katı defans yapmadılar, iyi toplarla çıktılar, pozisyonlar da buldular. Galatasaray ise bir türlü istediğini yapamadı. Sarı-kırmızılılar ilk yarıda golü bulup da devreyi berabere kapatamadı. Haliyle strese girdiler.
İkinci devre Galatasaraylı oyuncular içeride doğru işler yaptılar. Kenarda Okan Buruk da doğru işler yapınca maç döndü. Aslında ikinci yarı Okan Buruk taze kuvvetleri alırken, Gaziantep Teknik Direktörü Sumudica seyretti. Ne zaman mağlup duruma düştü, o zaman aklı başına gelmeye başladı. Kenarda oturmak maç seyretmek değil. Okan Buruk dün gerekli değişiklikleri yaparak oyuna ve maça ağırlığını koydu.
"GAZİANTEP İKİNCİ DEVRE BU KADAR MAHKUM OYNAMAMALIYDI"
Tamam iki takım arasında kalite farkı var ama Gaziantep ikinci devre bu kadar mahkum oynamamalıydı. Deplasmanda kendinden daha kaliteli ayaklara sahip bir takıma karşı bu kadar mahkum oynarsan defans nefes alamaz, yorulur ve hata yapmaya başlar. "Bu sıcağa kar dayanmaz" derler ya, maç o hale geldi ve Galatasaray'ın ataklarına Gaziantep dayanamadı.
Sarıkırmızılılar maçı koparıp aldı. Galatasaray seyircisi, takımı için büyük avantaj. Bir de şu var, 5 şutun da direkten dönmesi sarı-kırmızılılar için büyük şanssızlıktı haliyle. Tabiri caizse dün akşamki maçta toplar da direkten döndü, Galatasaray da. Hakem Arda Kardeşler'e fazla iş düşmedi, kötü de maç yönetmedi.
AHMET ÇAKAR: GALATASARAY ÖLDÜ ÖLDÜ DİRİLDİ
Galatasaray öldü öldü dirildi. Maç adeta direkten döndü. Şaka değil, tam 5 top Galatasaray adına direkten döndü ve sarı-kırmızılılar üç puanı son dakikalarda alıverdi. Söylenecek fazla bir şey yok. Galatasaray neredeyse tüm maç oyunu domine etti, rakibi bunalttı, pozisyonlar buldu, rakip kafayı kaldıramadı. Antep'se golünü bir duran toptan kafayla buldu, hepsi bu…
"ZAHA BELKİ DE MAÇI DÖNDÜREN ADAM"
Yoksa Antep'in oynadığı filan yok. Beşli savunmaya karşı Galatasaray, çoğu zaman da aslında kilidi açtı. Kalabalık Antep savunması, özellikle arkaya atılan toplarda çok hata yaptı. Kerem, İcardi, Mertens ilk yarıda bulduklarını değerlendiremediler. İkinci yarı Zaha girdi. Belki de maçı döndüren adam.
Bitime 20 dakika kala yerden sert vurdu, hem Galatasaray'ın direk talihsizliğini kırdı hem de beraberliği getirdi. İşte bundan sonra son 20 dakika Türk futbol tarihinin en büyük baskısı oldu. Top neredeyse Antep'in ceza sahası içinde oynandı ama dakikalar da geçiyordu ki Barış Alper'in hayat öpücüğü geldi.
Attığı gol kesinlikle çok zor, çaprazdan havadaki topa uzak direğe vurabilmek her babayiğidin harcı değil. Sonuçta Galatasaray çekirge gibi. İstanbulspor gibi Antep gibi rakiplere karşı zorlanıyor. İlk golü yiyor ama üç puanı kurtarmayı da beceriyor. Hakem Arda Kardeşler'i mükemmel buldum. Bir pozisyon var, penaltı tartışılır.
"KURAL OLARAK PENALTI AMA..."
İlk yarıda bir kornerde Antepli, İcardi'nin omuzlarına basıp kafayı vuruyor. Kural olarak penaltı. Ama günümüz futbolunda bu tür penaltıları vermek hem kolay değil hem de pek kabul görmüyor. İkinci yarıda Antep'in sağ beki yere düşerken topa eliyle temas ediyor ama bence penaltı değil. Dengesi bozulan Antepli'nin istemeden yere düşerken teması var. Karar doğru.
LEVENT TÜZEMEN: BARIŞ ALPER'DEN VAN BASTEN GOLÜ
Son yıllarda G.Saray'ın böyle nefes nefese geçen bir maçına tanık olmadım. 5 top direkten döndü, çizgiden toplar çıkarıldı, Rumen kaleci müthiş kurtarışlar yaptı, hakem Arda Kardeşler'in desteği ile de en az maçın 15 dakikasını çaldı. Oyun hakimiyeti, pozisyon zenginliği G.Saray'daydı ama özellikle ilk yarıda Kerem Demirbay'ın kötü oyunu, arkadaşlarını olumsuz etkiledi.
"FİNAL VURUŞLARINDA İSABETSİZLİK HAT SAFHADAYDI"
Kerem-Mertens, Demirbay'dan rol çalıp oyunu yönetmeye çalışınca G.Saray telaşla dağınıklık arasında gidip geldi. Özellikle final vuruşlarında isabetsizlik hat safhadaydı. Eğer G.Saray topa %76 sahip olduğu bir maçta puan kaybı yaşasaydı, şampiyonluk yarışında zihinsel olarak ciddi bir travma olurdu. Ancak buz dağının öbür tarafına baktığımızda Kadıköy'de maç 1-1 bitti gözü ile bakanların hevesini 89. dakikada Barış'ın 90'a Van Bastenvari attığı gol tüketti.
Bu galibiyet G.Saray'ı zirve yarışında moral olarak yukarı çekerken psikolojik üstünlüğü de sürdürmesini sağladı. Barış'a pencere açıyorum… Genç oyuncu sahanın her yerine bastı. Mücadele ve kafa olarak kazanma duygusundan hiç kopmadı. Öyle bir gol attı ki G.Antepli oyuncular yere yığılırken G.Saray'ın yedek kulübesi dahil taraftarlar tam bir sevinç yumağı oluşturdu.
"YÖNETİM, TRANSFERLERİ SAMSUN MAÇINA YETİŞTİRMELİ"
Şimdi sıra yönetimde. Transferleri Samsun maçına yetiştirmeliler. Çünkü Okan Hoca'nın iyi bir sağ beke ve iyi bir sol beke ihtiyacı var. Ayrıca Demirbay ile bu işin gitmeyeceğini görenler ve dile getirenler (İsimlerini vermiyorum) sahanın bir başka yıldızı Torreira'nın önüne oyunun iki yönünü de oynayan oyuncuyu mutlaka almalılar.
BÜLENT TİMURLENK: SATMAYI BİLİP ALMAYI UNUTACAK HALLERİ YOK YA
4 gün önce İstanbulspor maçının ardından son satırlarım buydu: "Bu 90 dakika, G.Saray yönetiminin sol bek, orta saha ve Boey gidecekse acil sağ bek transferi yapması gerektiğinin fotoğrafıdır. Bu çerçevelenip duvara asılacak değil, transferlerle yakılacak bir fotoğraf." Boey, Angelino gitti, 2 günde transfer mi yetişir diyebilirsiniz ama İspanyol sol bekin gideceği iki ay önce belliydi ve G.Saray zaten sezona yedek sağ beksiz başlamıştı.
Böyle olunca oyun Okan Buruk'un aklına ve manevralarına kalıyor işte. Trabzon'da sağ açıkta iyi olan Barış'ı yine orada kullanıp, Berkan'a sol bekte görev vermek bir tercih kadar zorunluluktu. İstanbulspor gibi yine karşısında 5-4-1 bulan sarı-kırmızılı takım, ilk yarıda 13 hücumda iki isabet sağlarken, iki topu da direkten dönüp Gaziantep de golü bulunca 4 gün öncenin bir 'deja vu'su yaşandı. Buruk, o gün de dün de taşlarla iyi oynadı ikinci 45'e girerken.
Zaha oyuna hareket getirdi, 4 gün önce Kaan'ın yaptığı gibi altıpasta kafayı vurduran, 3 kritik top kaybıyla rakibe geçiş hücumları veren Demirbay kenara geldi. Sumudica'nın çektiği otobüsü ve Furkan'ın müthiş mücadelesini aşmak için her şeyi denediler. 20 hücumla rakip defansı dövdüler ve 65 kez ceza sahasında buluşan takım, Zaha'nın güzel plasesiyle beraberliği buldu.
"BURUK SONDA BÜTÜN TUŞLARA BASTI"
Buruk, sonda bütün tuşlara bastı. Torreira'nın stoper bitirdiği bir maçta galibiyet sayısının Barış'ın volesiyle ve evet sol ayağıyla gelmesine kim neden şaşırsın ki! Boey'in rekor satışıyla alkışlanan yönetimin şu duvara asılı fotoğrafı indirip yakması için 4 günü var. Satmasını bilip, almayı unutacak halleri yok…