Süper Lig'de erteleme maçında Galatasaray, İstanbulspor'u Icardi'nin tek golüyle mağlup ederek üst üste 5. galibiyetini aldı. Maça damga vuran anlar ise Kerem'in penaltı vuruşunda Icardi'ye pas verip pozisyonun kaçması ve sahanın yeşile boyanması oldu.
Belki de futbol tarihine geçecek olan maçtan sonra SABAH Spor'un usta yazarları Erman Toroğlu, Levent Tüzemen, Bülent Timurlenk ve Ali Gültiken, karşılaşma hakkında çok çarpıcı eleştiriler kaleme aldı.
Okan Buruk: "Icardi ve Kerem'in verdiği penaltı kararının yanındayım" | Video
ERMAN TOROĞLU: NERDEN BAKSAN ÇOK TUHAF
Futbol ciddi bir iştir, laubaliliği kaldırmaz. Hele fizik gücün yoksa hiç olmaz. Şampiyonlar Ligi'nde Kopenhag, Galatasaray'dan çok daha fazla koşmuş. Yarım saat 10 kişi oynamasına rağmen. Eğer iyi takımsan, iyi futbolcuysan çok koştuğunda bu belli olur.
İyi takımsan koşmayacaksın, karşındaki takımın gücü belli, teknik adamı bir gün önce ayrılmış ve sen onunla dalga geçmeye kalkıyorsun ve sonra da bu durumlara düşüyorsun. Böyle maçı alsan ne olur, almasan ne olur.
"SAYFALARCA YAZSAN, BURUK'UN O HALİNİ ANLATAMAZSIN"
Dün akşamki olayda rejideki arkadaş müthiş bir iş yaptı, pozisyon kaçar kaçmaz Okan Buruk'u gösterdi. Sayfalarca anlatsan ve yazsan, Buruk'un o halini anlatamazsın, ancak görürsün. Çok sinirlendi ama bir şey yapamadı. Bu şunu gösteriyor, Galatasaray takımında bir otorite noksanlığı var. Yapılan harcamaya göre, alınan isimlere göre iyi futbol oynanmıyor. Okan, "Seyirci mutlu" filan dese de hikâye.
Ben bu yazıyı yazarken dakika 86... Düşünebiliyor musunuz İstanbulspor'un atacağı golle skor 1-1'e gelse ne olur? Türkiye'de futbol neresinden bakarsan bak bir tuhaf. Hani takımlarımızın şekli belli, peki sahaların zeminleri... TFF Başkanı diyor ki; 'Statların zemini kulüplere ait.' Tamam da Olimpiyat Stadı'nın zemini kime ait, bir açıklama yaparlar mı?
"İNŞALLAH ÖYLE BİR ŞEY YOKTUR"
Büyük ihtimalle sahada boya var. Düşen futbolcu boyalı kalktı. İnşallah öyle bir şey yoktur. Hakemde fazla bir şey yok. Galatasaray futbol oynamıyor, İstanbul'un da eti belli budu belli. Yine aynı terane olacak, milli maç arasında toparlanacaklar. Sonra devre arasında... Bu böyle sürüp gidecek.
ALİ GÜLTİKEN: G.SARAY YETERLİ ÖLÇÜDE OYNADI
İstanbulspor karşılaşması Galatasaray'ın açık ara favori olduğu, skor olarak sürpriz beklenmeyen bir müsabakaydı. Beklendiği gibi oyun da izleyenleri yanıltmadı. Galatasaray; müsabakanın ilk dakikasından son dakikasına kadar oyuna hükmetti, skoru da yakaladı, maçın trafiğini de istediği ölçüde yönetti.
Seyircinin olmaması, Olimpiyat Stadı'nın futbolcular üzerindeki negatif etkileri motivasyonu biraz zorlaştırıyor. Oyunu da biraz renksiz hale getirebiliyor. Galatasaray bunun üstesinden gelebilmek için belirli ölçülerde kendisini zorladı ama "Gerçek oyun temposuna ulaştı mı?" diye baktığımızda buna "Evet" diyemiyoruz. "Bu maç için yeterli olan ölçüde oynadı" dersek daha yerinde olur.
Bu tür atmosferlerde futbol seyircisi beklediği heyecanı bulamayabilir ama İcardi ve Kerem ikilisi, yaptıkları penaltı organizasyonu ile bu maça büyük renk getirdiler. Bu olay maçın önüne geçti. Doğal olarak yalnızca Türkiye'de değil, dünyada manşet olacak şekilde bitti. Organizasyon güzeldi ancak İcardi'nin devamında golü kaçırmış olması herkes için konuşulacak bir haber oldu.
LEVENT TÜZEMEN: RAKİP OYUNCUYA BÜYÜK SAYGISIZLIK!
Kerem ile İcardi'nin "Kerem sen at. Yok İcardi golü gel sen at" şeklindeki fantezileri sonucunda kaçan ikram penaltısı iki kankanın kalitelerine yakışmadı.
Okan Buruk'un yüzünden düşen bin parçaydı ve bence öfkesini içine akıttı. Futbolda laubaliliğe yer yok. Ayrıca penaltıda yapılan fantezi, rakip oyunculara da saygısızlık anlamına gelir. Eğer Galatasaray skor olarak çok farklı önde olsa "Fantezi penaltı" su kaldırabilir. İstanbulspor güç olarak Galatasaray'a kafa tutacak halde değildi.
Boey, Tete, Mertens üçlüsü sağ kanatta hücum anlamında pas birlikteliği kurdu ama etkili ataklar olmadı. İki net pozisyonu gol yapamayan Mertens'in bir şutunda top üst direkte patladı. Boey'in bindirmelerine Tete zaman zaman pas kalitesiyle destek vermeye çalıştı.
Kanatlardan yapılan ortalar bence İcardi'ye göre yapılmıyor. İcardi gol için yeterli beslenemiyor. Boş kaleye penaltıyı kötü bir vuruşla kaçıran İcardi'nin attığı gol ise vuruş kalitesinin belgesiydi.
Galatasaray kazandı ama oyun olarak ritmini yakalayamadı. Lucas, Oliveira, Mertens üçlüsünün uyumunu Lucas, Demirbay, Tete üçlüsü henüz yakalayamadı. Futbolcular, birlikte oynama konusunda acemilik yaşıyor. Boey müthiş oynuyor, Lucas savaşıyor.
Kerem ile İcardi beraber oynamaya özen gösteriyor. Zaha ise çok etkisiz. Angelino şaşırtmaya devam ediyor. İspanyol sol bekin henüz beklenen ortalarını ve sert şutlarını göremedik. Bakambu'nun görüntüsü Seferovic'e benziyor. Ayrıca Bakambu'nun, Barış Alper atak yaparken rakip oyuncuya faul yapması akıl tutulmasıydı.
BÜLENT TİMURLENK: "YEŞİLMİŞİK..."
Üç ay önce Şampiyonlar Ligi finali için pamuklara sarılan halı gibi zeminin eylül ayında ne hale geldiğini konuşmayalım. Zemin güzel görünsün diye atılan yeşil boyayla eşkalleri değişen futbolculardan da söz etmeyelim. Deplasman taraftarına 900 TL'ye bilet satıldığını hiç gündeme getirmeyelim. Durup dururken play-off formatının ısıtılmasını da yok sayalım. Ne yapalım, "ligin marka değeri" diye bağırıp altını tek satırla bile doldurmayalım.
Böylesi iyi mi? Üç yıl önce kanayan yara zeminler için Sabah Spor sayfalarında tam sayfa araştırma yazdık. Yeni stadyumlara sahibiz ama zeminlerin hali ortada. Sezon başında Premier Lig örneği verip deplasman bilet fiyatlarının ortak kararla sabitlenmesi (örneğin 200 TL) gerektiğine dikkat çektim, İspanyol Futbol Federasyonu boş tribünler naklen yayın ambiyansını bozuyor diye kulüplere ceza kesiyor dedim.
"KİMSE DİNLEMEDİ, ÇÜNKÜ..."
Kimse dinlemedi, çünkü bu satırları yazan ben kötü gazeteciyim! Oyun 0-0 iken penaltı böyle atılır mı? Kaçtığında tartışırsın elbette, Okan Buruk'un da surat ifadesinden belli ki bu fantezi tekrarlanmayacak.
Galatasaray için bu 90 dakika için eleştiri, penaltıyı nasıl attığı değil, son dakikalara neden maçın fişini çekecek ikinci golü bulmadığı için yapılabilir. Şampiyonlar Ligi fikstürü varken, statü gereği Başakşehir maçında kullandıklarına dün akşam şans veremeyeceğini bilen Okan Buruk'un çıkardığı kadro ve oyunu rölantide kabul etmesi muhtemelen taktiğinin bir parçasıydı.
45-65 dışında soluğu zor duyulan İstanbulspor engelini tek golle aştı G.Saray, Atatürk Olimpiyat Stadı'nın duş giderlerinden yeşil boya aktı maç sonunda. Başlayan, gerisi gelmeyen seyirci çekme konserleri için önerim: Yeni Türkü. Çıkar söylerler: Yeşilmişik.