EURO 2024 grup eleme maçlarında heyecan devam ediyor. A Milli Takım, Cuma günü deplasmanda İrfan Can Kahveci'nin son dakikada attığı golle Letonya'yı 3-2 mağlup etti ve maç fazlasıyla liderliğe yükseldi.
İLK 11'DE DEĞİŞİKLİK OLACAK
Grubunda 4. maçını bugün oynayacak olan Türkiye, grubun zorlu takımlarından Galler'i Samsun'da konuk edecek. Zorlu maç öncesi milli takımda da gelişmeler yaşanıyor.
Ay-Yıldızlılar'ın, Galler'e karşı büyük değişikliklerle çıkması bekleniyor. Orta sahayı üçleyip Salih Özcan'ı dahil etmeyi planlayan teknik direktör Stefan Kuntz'un, sol bekte Eren Elmalı, sağ bekte Ferdi Kadıoğlu'nu oynatabileceği öğrenildi.
Maç öncesi SABAH Spor'un usta kalemleri Ömer Üründül, Bülent Timurlenk ve İskender Günen, Stefan Kuntz ve oyuncular için çok çarpıcı eleştirilerde bulundu.
Milli Takım kazandı ama futboluyla sınıfta kaldı. Savunma evlere şenlikti. Bu oyun nasıl düzeltilir, size göre reçete ne olmalı?
ÖMER ÜRÜNDÜL: BUNUN FORMÜLÜ KADRO İSTİKRARIDIR
Milli Takım ile ilgili senelerdir yaptığım eleştiriler hep aynı noktada: 'Oturmuş bir sistemi ve ekolü olmayan bir takımın bu rahatsızlığı en aza indirecek formülü kadro istikrarıdır.' Bu konuda belki de dünyada 1 numarayız. İstikrarlı bir grafik çizmemiz mümkün değil. Bunun handikaplarını senelerdir görüyoruz.
Bırakalım turnuvalardaki inişli-çıkışlı grafiğimizi, herhangi bir maçta dahi gelgitler yaşıyoruz. Bu ciddi problemi gideremediğimiz sürece hiçbir maçımız -zayıf rakipler de dâhil- garanti olmuyor. En ciddi rakibimiz Galler'in sürpriz yenilgisi ve bizim son saniye galibiyetimizle bu avantajı Samsun'da kaybetmeyelim.
İSKENDER GÜNEN: SAHA İÇERİSİNDE YARDIMLAŞMA OLMALI
Yıllar geçse de ne yazık ki değişen hiçbir şey yok. Kadro olarak yetenekli oyunculardan kurulu olmamıza rağmen bir türlü istikrarlı yapı için gerekli olan takım olma olgusunu sahaya yansıtmakta zorlanıyoruz. Letonya gibi grubun en zayıf takımına karşı 4 net gol pozisyonu verdik. Skor olarak 2-1 önde olduğumuz maçta rakip, 10 kişi kalmasına karşın beraberlik golünü bularak havaya girdi.
Sorun, rakip alanda topa daha fazla sahip olamamak ve eksik olan Letonya'ya karşı daha üstün bir oyun ortaya koyamamaktı. Saha içi yardımlaşmada da büyük problemler göze çarptı. Her ne kadar şanslı bir son dakika golü ile 3 puan almış olsak da ilerisi için umutlu konuşmak bu ortamda olanaklı değil.
BÜLENT TİMURLENK: ARDA'YA BU KADAR YÜKLENMEMEK LAZIM
Sahaya çıkan 11'e kimsenin itirazı yoktu ve hatta değişikliklere… Bütün sezonun yorgunluğu olduğu aşikâr. Böylesine yetenekli adamların bir araya geldiğinde, zayıf rakipler karşısında bocalaması sadece Letonya maçının hikâyesi değil.
Arda Güler'in yeteneği malum. Onu sevmemek mümkün değil ama iş artık "Ardamania" ya doğru gidiyor. Bu genç adam ileride büyük işler yapacak ve çok daha tecrübeli isimler varken omzuna bu kadar yük yüklememek lazım.