UEFA Uluslar Ligi'nde heyecan devam ediyor. C Ligi 1. Grup'ta yer alan Türkiye, dün Lüksemburg'u konuk etti. Tempolu maçta 3 kez geriye düşen Millilerimiz Cengiz (p), Chanot (k.k) ve İsmail Yüksek'in golleriyle sahadan 3-3 beraberlikle ayrıldı ve grubu lider olarak tamamlayı garantiledi. Bu sonucun ardından B Ligi'ne yükselen Türkiye, oynadığı futbolla eleştirilerin hedefi oldu.
SABAH Spor yazarları Fatih Doğan ve Levent Tüzemen, Türkiye - Lüksemburg maçı sonrası başta Alman Teknik Direktör Stefan Kuntz hakkında çok çarpıcı sözler kaleme aldı. İşte o sözler...
FATİH DOĞAN: SORUNLU FELSEFE
A Milli Takımımızın kadroları değişiyor, skorlar değişiyor. Son dönemde değişmeyen tek gerçek kendi takımlarında süre almakta sıkıntı yaşayan oyuncuların her maçta mevcudiyetini koruması… Kalite, bireysel çalışma, takım idmanı önemlidir. Ancak maç performansı, maç dinamizmi ayrı değerdir.
Bu fark, tempo ve uyum gerektiren önemli ve güçlü maçlarda hissedilir. Dünya Kupaları eleme gruplarında "sonda kalan, averaj takımları olarak nitelendirilen ve bu yüzden puantajdan düşen takımlar karşısında bunu görmeniz çok mümkün değildir.'' Uluslar Ligi'ndeki C grubundaki rakiplerimiz gibi!
"ÖYLE BİR HALE GELDİK Kİ..."
İlk maçı 2-0 kazandığımız Lüksemburg bile dün gece bunu hissettirdi. Öyle hale geldik ki dağınık ve bireysel oyunla, basit hatalarla golleri yer olduk. Attığımız üç gol de İsmail'in attığı gol hariç ilk golde beceri Kerem'in kişisel kıvraklığıyla penaltı alması, ikincisi kendi kalesine golü atan defans hatası.
Takımlarında süre alamayan ya da iyi performansı olmayan oyuncuları sahaya sürerseniz "takım oyununa" değil, yıldız isimlerin bireysel yeteneklerinden medet umar hale gelirsiniz.
Türkiye'nin en iyi sezon başlangıcına imza atan Türk oyuncu Salih'i, geçen yılın gol kralı Umut Bozok'u, milli forma diye tutuşan Cenk Tosun'u almamak kesin sebep sonuç ilişkisi değildir ama sorunlu felsefe göstergesidir. İlk formasını giyen formda İsmail'in golle başlaması kadar formda olan İrfan'ın son bölümde kattığı kalite, anlayana net bir belgedir.
"KUNTZ 3 GOL YEDİĞİMİZİ ACI GERÇEĞİYLE YÜZLEŞMELİ"
Stefan Kuntz, averaj takımlarına karşı ürettiğimiz skorların tatlı rüyasından uyanıp nasıl 3 gol yediğimizin acı gerçeğiyle yüzleşmelidir. Bu bir fırsattır. Türkiye "B Ligi'ne çıktık, çok başarılıyız" illüzyonuna kapılırsa gelecek çok sancılı olur.
LEVENT TÜZEMEN: "1 YILDIR OYUN ANLAYIŞI YOK"
Stefan Kuntz gerçekten bir Alman mı? Türk futbolunda Derwall, Feldkamp ve Daum gibi Alman teknik adamlar çalıştı. Hepsi şampiyonluk yaşadı ve üstelik yönettikleri takımlara bir oyun kimliği verdi. Kuntz'un tam 1 yıldır Türk Milli Takımı'na kazandırdığı bir oyun anlayışı yok.
Lüksemburg maçına bakalım: 1- Enes ve Halil aynı tip oyuncular ve en büyük eksiklikleri gol vuruşları yok. Kuntz, bu ikiliyi neye göre tercih ediyor.
2- Sahanın en iyisi olan Ferdi, Fenerbahçe'de sağ ve sol bek oynamasına rağmen Milli Takım'ın orta sahasında görev yapıyor.
3- Lüksemburg elini kolunu sallıyor. Milli Takım'da defansa katkı yapacak 6 numara kalitesinde bir oyuncu yok.
4- Halil'i çıkarıyor, Enes'i tutuyor. Milli Takım 3. golü yedikten sonra Serdar Dursun'u alıp tekrar çift forvete dönüyor. Ve Kuntz, sahanın en çalışkanı Kerem'i oyundan alıyor.
5- Komik bir kararla, Türkiye'ye geldiği günden beri stoper oynamamış Tolga'yı o bölgeye monte ediyor. Yenilen 3. golde rakip oyuncuyu göremeyen Tolga'ydı.
"TÜRKİYE KAYBETSEYDİ, KUNTZ DA EVİNDE GİTMELİYDİ"
Milli Takım bir oyun sistemine bağlı değil, şuursuzca saldırıyor. Eğer bu maçı Türkiye kaybetseydi, Kuntz da evine gitmeliydi. Jesus'un sahneye çıkardığı İsmail, son anda oyuna girdi ve Milli Takımı sadece gruptan çıkarmadı Alman teknik adam Kuntz'u da resmen ipten aldı.