8 puanlık farkın sırrı, bu gözyaşlarında saklı...
Futbol hayata fazlasıyla benzer. İnsanın bütün bir hayatında yaşayabileceği coşku, dram, hüzün, gerilim, stres, neşe ve eğlence gibi duygular 90 dakikaya sığar. Fenerbahçe-Erciyes maçının ikinci yarısında yeşil sahalarda ender görünen bir tablo yaşandı. Kaleci Gökhan Değirmenci'yi bir türlü geçemeyen Sow, peş peşe goller kaçırınca gözyaşlarını tutamayıp hüngür hüngür ağladı. O; milyonlarca yüreği, rüyayı ve umudu omuzlarında taşıdığının farkında olan ender futbolculardan. Kendi adına ne kadar kazanırsa kazansın emeğine, ekmeğine, terine büyük bir saygıyla bağlı. Formasının terini, gözyaşlarıyla ıslatacak kadar mesleğine ve temsil ettiği renklere aşık. Hüznünü, öfkesini, çaresizliğini, gözyaşlarını milyonların gözü önünde ortaya dökecek kadar çocuksu ve cesur. Fenerbahçe'nin neden en yakın rakibi Galatasaray'ın 8 puan önünde olduğu aslında Sow'un gözyaşlarında saklı...
Yusuf Turhan
yusuf.turhan@sabah.com.tr
Ersun Yanal'ın bahçesi
Galatasaray ve Beşiktaş'ın puanları saçtığı haftada Kadıköy'de Erciyesspor'u ağırlayan Fenerbahçe, sahadan 2-1'lik galibiyetle ayrılıp zirvede tek başına kaldı. Fenerbahçe'yi şampiyonluğa koşturan Ersun Yanal'ın, Mancini ve Bilic'e göre en büyük avantajı hem elindeki futbolcuları hem de rakipleri çok iyi tanıması. Bir kere kadro istikrarı konusunda sıkıntısı yok. Yerli kalecinin yanı sıra toplam 13 asiste sahip Gökhan Gönül ve Caner Erkin gibi Türkiye'nin en iyi iki bekine sahip. Bol alternatifli orta saha elinde. İlerde Webo, Sow, Emenike ve Kuyt gibi atletik, teknik, güçlü, topu saklayabilen, pas alışverişi yapabilen ve de gol vuruşları üst düzey olan forvetleri var. Yanal'a da bahçesindeki beyaz, turuncu, sarı, erguvan, renk renk çiçekleri toplayıp ortaya hoş kokulu güzel bir futbol demeti sunmak kalıyor.
G.Saraylı oyunculardan yönetime saygısızlık
Roberto Mancini yönetimindeki Galatasaray bu hafta da deplasmanda sürpriz yapmadı ve Karabük'te 0-0 berabere kalıp puan saçmaya devam etti.
Tamam, TT Arena'daki GDO'lu skorların dış sahaya yansımasını beklemeyi hayalcilik olarak görelim. Orta sahayı bir kenara bırakın bonuslarla birlikte senede toplam 15 milyon Euro (45 milyon TL) kazanan bir hücum gücünün, (Sneijder: 3.5 milyon, Drogba: 5 milyon, Burak: 2.5 milyon Euro) toprak, çamur, sentetik, halı saha; teknik, taktik, sistem, diziliş; galibiyet, mağlubiyet, beraberlik vs. ne olursa olsun rakip kaleye sadece isabetli 2 şut atmasının izahını kimse yapamaz.
Tribünlere, taraftara, futbola, formaya, armaya, renklere, hayallere, en önemlisi de oraya kadar gidip sırtınızı sıvazlayan ve size o paraları layık gören patronlarınıza saygısızlık olmaz mı?
Konuşamayan hocalar
Fenerbahçe travmasını çabuk atlatan Trabzonspor, son haftaların hızla düşen takımı Sivasspor’u deplasmanda 4 golle yenip huzur kapısını araladı. Altı aylık deplasman kabusuna son veren Karadeniz Fırtınası bir anda 4. sıraya sıçrayıp Avrupa ümitlerini yeşertti. Ancak bu maçın asıl ilgi çeken yönü karşılaşmanın ardından yaşandı. Roberto Carlos da Hami Mandıralı da basın toplantısı yapıp meramlarını anlatamadı. Onların yerine yardımcıları konuştu. Çünkü ikisinin de UEFA Pro Lisansı yoktu. Carlos ve Mandıralı ile birlikte Pro Lisans sahibi olmayan Elazığspor’daki Okan Buruk ile G.Antep’teki Sergen Yalçın da TFF’nin özel izniyle takım çalıştırabiliyor. Süper Lig’deki dört takımın hocasının maçlardan sonra konuşamaması Türkiye’ye özgü bir tuhaflık olsa gerek…
Tekme-tokat, kaçma-kovalamaca!
Ligin dibinde can çekişen Kayserispor bu hafta Bursaspor’u Bobo’nun golleriyle 2-0 yenerek yaşam belirtisi verdi. 25 haftada, 3 teknik direktörle (Prosinecki-Pacienca-Hakan Ertürk) 4. galibiyetini aldı.
Teksas tribünü lideri, Kayseri Kadir Has Stadı'nı terk eden Bursaspor Başkanı Erkan Körüstan’a, "Bize laf yetiştireceğine takımın haline baksana" dedi. Öfkesini yenemeyen Başkan Körüstan, tribün liderine önce tekme attı, sonra sokak ortasında kovaladı.
Antalyaspor, sadece 5 galibiyet alan Samet Aybaba’yı kovdu, yerine Erciyes’te 16 maçın, 3’ünü kazanıp 10 kez yenilen ve kapı dışarı edilen Fuat Çapa’yı getirdi.
Roberto Carlos’la fırtınalar estiren Sivas, evinde Trabzon’dan 4 gol yiyip peş peşe 4. mağlubiyetini aldı. İstikrarsızlıkta istikrara ayak uydurdu.
İlk 11 haftada 8 galibiyete ulaşan Kasımpaşa ise son 14 haftada kayıplara karıştı ve bir kez kazandı. Paşa da ilkelerinden ve kararlığından kaçışını sürdürdü.
Bunun için Almanya, bunun için Bayern Münih!
İlke ve kararlılık demişken vergi kaçırdığı gerekçesiyle hapis cezası alan Bayern Münih Başkanı Uli Hoeness’in sözlerini yorumsuz verelim:
"Ailemle yaptığım görüşmeler sonunda mahkeme kararını kabul etmeye karar verdim. Avukatıma temyize gitmemesi talimatı verdim. Bu benim terbiye anlayışımla ve kişisel sorumluluğumla uyuşmaktadır. Vergi kaçırmış olmak benim hayatımın hatasıydı. Bunun sonuçlarına katlanacağım. Ayrıca, Bayern Münih kulübü başkanı olarak elimdeki tüm makamlardan ve Bayern Münih Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı'ndan hemen geçerli olmak üzere istifa ediyorum. Böylece kulübümü olası zararlardan korumak istiyorum. Bayern Münih benim yaşam felsefemdir ve öyle kalacaktır."