İşte doğa ile insanın iş birliğiyle yaratılmış, güzellikleriyle ünlenmiş, dünyanın en görülmeye değer bahçeleri…
KEUKENHOF - HOLLANDA
Dünyanın en büyük çiçek bahçesi Keukenhof yedi milyon kadar çiçekli bitkiye ev sahipliği yapıyor. 'Avrupa'nın Bahçesi' olarak da bilinen bahçe, her yıl Mart'tan Mayıs'a kadar açık ve bu dönemde Hollanda'nın simgesi olan lale çiçekleri gökkuşağının tüm renkleriyle açarak ziyaretçilere muhteşem bir görsel şölen sunuyor.
Keukenhof'ta sadece laleleri değil, sümbülleri, çan çiçeklerini, nergisleri ve fulyaları da görebilirsiniz. Keukenhof'u keşfetmeniz için 15 km'lik yürüyüş yolu ve bahçeyi farklı bir açıdan seyredebileceğiniz tekne turu yapma olanağı da bulunuyor. Çiçeklerin yanı sıra heykel sanatından örnekler ve süs havuzlarını da göreceksiniz.
VERSAILLES - FRANSA
Dünyanın en ünlü bahçelerinden biri kuşkusuz Versailles Sarayı'nın göz alabildiğine uzanan ve Fransız bahçe düzenleme sanatının en klasik örneğini sunan bahçeleri. 300 hektar orman, yüzlerce çiçek tarhı, onlarca fıskiyeli süs havuzu ve 372 adet heykel bulunan bu dev bahçe, 1661'de 14. Louis tarafından yaptırıldı. UNESCO Dünya Mirası listesinde de bulunan bu bahçedeki heykellerin birçoğu mitolojik karakterleri temsil ediyor.
BUTCHART GARDENS - KANADA
Kanada'nın British Columbia eyaletindeki bu cennet gibi bahçe, bereketli yeşili ve rengarenk çiçekleriyle konuklarını bir asırdan fazladır büyülüyor. Sunken Garden adlı bölümü özellikle popüler olan Butchart Gardens'da 26 adet de sera bulunuyor. Buranın eskiden bir kireç ocağı olduğu gerçeği, bahçeyi gezen hiç kimsenin aklına gelmeyecek kadar uzak bir geçmişte kalmış.
NONG NOOCH - TAYLAND
Tayland'ın Pattaya şehrinde bulunan Nong Nooch bir botanik bahçesi ve 670 adet yerli bitkiye ev sahipliği yapıyor. Simetrik bir biçimde tasarlanmış bahçede bonzailer, palmiye ve kaktüslerle kusursuzca kesilmiş çalıları görebilir, bisiklete ya da deniz bisikletine binebilirsiniz.
MONET'NİN BAHÇESİ - FRANSA
Fransız empresyonist ressam Claude Monet'nin 1890'da tasarlamaya başladığı bu şiirsel güzellikteki bahçe, biri çiçek bahçesi ve biri ise havuz bahçesi olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Ressam Kuzey Fransa'da, Giverny'de bulunan bahçeyi tasarlarken Japon tablolarından ilham almış. Nilüfer çiçekleriyle süslü havuzu ve üzerindeki köprüsü, Monet'nin eserlerinin kendisi gibi nefes kesici görüntüler sunuyor.
STOURHEAD
18.yüzyılın İngiliz aristokrasisinde, bir şey ne kadar klasik görünümlü olursa o kadar makbuldü. Stourhead geçmişin zarifliğinin en iyi örneklerinden biri. II. Henry Hoare Wilshire Malikanesinin bahçesine geçmişin klasik binalarının en iyi örnekleri olan Apollon Tapınağını ve Pantheon'u konumlandırdı.
VILLA D'ESTE - İTALYA
Roma'nın biraz dışında, 16. yüzyılda inşa edilmiş bir konak olan Villa d'Este, teraslı bahçeleri ve görkemli süs havuzlarıyla popüler. İçlerinden biri müzik de çalan bu havuzlar, zamanında konağa gelen ziyaretçileri eğlendirmek ve etkilemek için özel olarak tasarlanmış. Villa d'Este, İtalya'nın Rönesans dönemi bahçelerinin, günümüze kadar korunmayı başarmış harika bir örneği.
KEW KRALİYET BOTANİK BAHÇELERİ
132 hektarlık peyzaj alanı limon bahçeleri arasında kurulmuştur. Kubbelerinin altında, botanik bilimi ve mahremiyet bir aradadır. Londra'dan sadece 10 km uzaklıktadır. Temperate Evi, Victorian döneme ait en büyük limon bahçesidir. Bonsai Evinde 150 yıldan daha yaşlı olan ağaçlar bulunmaktadır. Palmiye Evi'nin eğimli cam tavanının altında, on iklimsel alanda baobab ağaçları ve vanilya orkideleri yetişir. Kraliyet piknikleri için yapılmış olan Kraliçe Charlotte' un kulübesi ve öğlen yemekleri için yapılmış olan turunçluk büyüleyicidir.
VİLLA EPHRUSSİ DE ROTHSCHİLD BAHÇELERİ
1900'lerin başlarında, bir Rothschild baronesi olan Beatrice Ephrussi Venedik tarzında, nefes kesici güzellikteki bahçelerle çevrili, şeker pembesi bir villa inşa ettirdi. Kıvrılıp giden patikalar 7 ayrı temalı bahçelere uzanmakta; ancak odak noktası Fransız Bahçesidir. Fransız bahçesinde Versailles'deki Trianon'nun birebir kopyası olan Aşk Tapınağı, dans eden çeşmeler, nilüferlerle kaplı bir havuz ve ayrıca bir de Provençal Bahçesi bulunur. Bu bahçede lavantalar ve zeytin ağaçları, villaya sığmayacak büyüklükte, kıymetli taşların süslediği heykeller vardır.
POWERSCOURT BAHÇELERİ
Dublin'in güneyinde yer alan Powerscourt'taki bahçeler ve büyük Palladyan Villası 18.yüzyılda tasarlanmıştır. 19 hektarlık, yüksek duvarları ve ağaçların gölgelediği küçük gölleri bulunan bir alan üzerine kurulmuştur. Meydanlar, şelaleler, parklar, kamelyalar, her tarafı kaplayan asmalar İtalyan Rönesansının, büyük malikanelerin ve Fransa ve Almanya'daki bahçelerin izlerini taşımaktadır. Basamaklı setler ve peyzajlar özenle tasarlanmış yürüme alanları ile planlanmıştır. Wicklow Dağları soylu güzelliği ile adeta çerçevelenmiş olarak tam karşınızdadır.