Türkiye'nin siyasi hayatına damgasını vuran en önemli isimler arasında yer alan Alparslan Türkeş, 19 yıl önce 4 Nisan 1997'de hayatını kaybetti.
1917'de Kıbrıs Lefkoşe'de doğduğunda ailesi ona Alp Arslan adını verdi. 1933'te ailesi ile birlikte İstanbul'a geldi. 1936'da Kuleli Askeri Lisesi'ni, 1938'de de Harp Okulu'nu bitirdi.
37 kişilik Milli Birlik Komitesi içinde yer aldı, Başbakanlık Müsteşarlığı görevini üstlendi. Ülkedeki yapısal değişiklikleri yapmadan seçime gidilmesine karşı çıkan "14'ler" arasında yer alınca darbecilerle ters düştü. TSK'dan emekli edilerek büyükelçi olarak Hindistan'a gönderildi.
Darbenin liderliğine getirilen Cemal Gürsel'e, Adnan Menderes ve arkadaşlarını idam etmeyin çağrısı yaptığı mektubu Milli Yol dergisinde yayınlandı. 23 Şubat 1963'te Türkiye'ye döndüğünde binlerce milliyetçi genç tarafından karşılandı.
12 Eylül darbesinden sonra 9 Nisan 1985'e kadar 4,5 yıl tutuklu kaldı. 12 Eylül döneminde idam cezasıyla yargılanan Türkeş, bu davadan beraat etti.
1987'de siyaset yasağının kalkmasıyla birlikte Milliyetçi Çalışma Partisi'ne girdi ve aynı yıl yapılan olağanüstü kongrede genel başkanlığa seçildi. 1991 genel seçimlerinde RP ve IDP ile seçim ittifakı yapan MÇP lideri Türkeş, Yozgat milletvekili olarak yeniden parlamentoya girdi.
Bu sırada 1992'de 12 Eylül darbesi ile kapatılmış olan partilerin eski adlarını alması hakkında Siyasi Partiler Kanunu'nda yapılan değişiklikle MÇP'nin ismi de 1993 yılında MHP olarak değiştirildi. 1995 genel seçimlerinde parlamento dışı kalan Türkeş, 9 Işık başta olmak üzere siyasi ve tarihi görüşlerini içeren kitaplar yazdı.