İŞTE DEMOKRATİK AÇILIMIN DETAYLARI
İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "demokratik açılım" sürecini kararlı şekilde sürdürdüklerini ve terörün sonlandırılmasına yönelik hükümet olarak sonuç alınacak, önemli, çok ileri, kapsamlı çalışmalar yaptıklarını açıkladı, demokratik açılımın "ince ince dokunarak" yürütüldüğünü bildirdi.
İçişleri Bakanı Atalay, düzenlediği basın toplantısında, Türkiye içinde ve dışında kapsamlı bir çalışma yürüttüklerini bildirdi. Atalay, "Terörün sona erdirilmesi için gereken ne varsa onu yapıyoruz. Bütün en ileri adımları atıyoruz ve ince ince dokunarak devam ediyor. Bu pek çok boyutları ve bütün boyutlarıyla yürütülüyor" dedi.
4 YENİ KURUM OLUŞTURULUYOR
İnsan hakları alanında dört kurum oluşturulacağını vurgulayan Atalay, bu kurumlarla ilgili kanun tasarısı çalışmalarının önemli ölçüde tamamlandığını söyledi ve bu kurumları Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu, Türkiye İnsan Hakları Kurulu, Kolluk Gözetim Komisyonu ve İşkence ve Kötü Muameleyi Önleme Kurulu olarak isimlendirdi.
HEDEF TERÖRÜ SONA ERDİRMEK
''Demokratik açılım'' sürecinde yürütülen çalışmalarla ilgili bazen ''içeriği bilinmiyor'' gibi ifadeler kullanıldığını anlatan Atalay, çalışmaların birinci hedefinin ''terörün sona erdirilmesi'', ikincisinin de ''demokratik standardın yükseltilmesi, temel hak ve özgürlüklerin genişletilmesi'' olduğunu söyledi.
FARKLI DİL VE LEHÇEDE YAYIN
Kısa vadeli olarak nitelenen ve daha çok idari tedbirler ve yönetmeliklerle gerçekleşen tedbirlerin büyük kısmının hayata geçirildiğini belirten Atalay, cezaevlerinde tutuklu ve hükümlerin yakınlarıyla farklı dil ve lehçelerde görüşmesine imkan sağlayan, yerel dil ve lehçelerde, farklı dil ve lehçelerde TRT'nin yayına başladığını, özel televizyon ve radyoların da farklı dil ve lehçelerde 24 saat yayın yapabilir şeklide yönetmeliğin değiştirildiğini bildirdi.
ÜNİVERSİTEDE YAŞAYAN DİLLER ENSTİTÜSÜ
Atalay, üniversiteler bünyesinde farklı dil ve lehçelerde enstitü, araştırma merkezi kurulması yönünde YÖK'ün tasarruflarının bulunduğunu, Türkiye'de ''Yaşayan Diller Enstitüsü'' kurulduğunu söyledi.
YOL KONTROLLERİ AZALACAK
Terörle mücadeleyi aksatmayacak şekilde, vatandaşlarımızın günlük yaşamın normalleşesini sağlayan adımların birbiri ardına atılmakta olduğunu anlatan Atalay, yol kontrollerinin azaltılması ve yayla yasaklarının asgari seviyeye indirilmesi amacıyla İçişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan genelgelerin valiliklere ve yetkili makamlara gönderildiğini belirtti.
Bu genelgelerin ekonomik ve insan hakları boyutu bulunduğunu dile getiren Atalay, ''Bunların dışında da günlük hayatta ülkemizin her köşesinde, insanımızın daha rahat edeceği demokratik süreçleri, uygulamaları devam ettiriyoruz. Bu konularda devletimizin farklı kurumları tarafından, büyük anlayış ve sorumluluk içinde ileri adımlar atılıyor'' diye konuştu.
Atalay, valiliklerin, kaymakamlıkların ve yerel yöneticilerin bu konulara ilişkin ileri adımları bulunduğunu ve vatandaşa ''daha fazla ilgi, sevgi esasına dayanan'', uygulamaların her yerde yaygınlaştığını vurguladı.
ÇOCUKLARIN YARGILANMASIYLA İLGİLİ DÜZENLEME
Bakan Atalay, orta vadeli olarak ifade edilen çalışmalar kapsamında da 18 yaş altındaki tüm çocukların çocuk mahkemelerinde yargılanmasına yönelik kanun tasarısının Meclis'e gönderildiğini, gündeme alınmayı beklediğini bildirdi.
İnsan haklarıyla ilgili yeni mekanizmaların kurulmasının bu sürecin en önemli sonuçlarından biri olduğunu ifade eden Atalay, ''İnsan haklarını, birey boyutunda daha da hücrelere kadar hissedilir şekle getirecek bazı tasarıların hazırlığı içindeyiz'' diye konuştu.
İNSAN HAKLARIYLA İLGİLİ YENİ DÜZENLEMELER
Türkiye İnsan Hakları Kurumu, Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu ve Bağımsız Kolluk Gözetim Komisyonu kurulması ile işkenceye karşı Birleşmiş Milletler (BM) sözleşmesinin ihtiyari protokolünün onaylanması ve öngördüğü ulusal mekanizmanın kurulması çalışmalarının, insan haklarıyla ilgili paket halinde ele alındığını ifade eden Atalay, bu kurumlarla ilgili kanun tasarısı çalışmalarının önemli ölçüde tamamlandığını bildirdi.
BM ihtiyari protokolünün onaylanmasıyla ilgili kanun tasarısının Bakanlar Kurulu'nca onaylandığını ve tasarı olarak Meclis'e gönderildiğini belirten Atalay, bu konunun Meclis'teki öncelikleri arasında bulunduğunu, Türkiye İnsan Hakları Kurumu'nun kurulmasına yönelik tasarının da Bakanlar Kurulu'nda imzalandığını, gelecek hafta Meclis'e gönderileceğini söyledi.
Atalay, Bağımsız Kolluk Gözetim Komisyonu hakkındaki kanun taslağı üzerindeki çalışmanın İçişleri Bakanlığı'nca tamamlandığını ve görüşlerin alınması için ilgili kurumlara gönderildiğini ifade etti. Bakan Atalay, görüş alınması sürecinin kısa tutulacağını ve tasarının gecikmeden Bakanlar Kurulu'nun önüne getirileceğini vurguladı.
AYRIMCILIKLA MÜCADELE
Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu'na ilişkin kanun çalışmalarının da tamamlanmak üzere olduğunu ve önümüzdeki hafta sivil toplum kuruluşlarının görüşüne sunulacağını belirten Atalay, ''Bütün bu kanun tasarılarının hazırlanası sürecinde biz katılımcı yöntemi mümkün olduğunca uygulamaya çalıştık. Akademisyenlerle, hukukçularla, insan hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleriyle toplantılar yaptık. Onların önerilerin aldık, sivil katılımı da mümkün olduğunca daha ileri seviyede yürütüyoruz. İnsan haklarıyla ilgili çalışlarda sivil toplum kuruluşlarının görüşleri önemlidir'' diye konuştu. (AJANSLAR)
'OYLARIMIZ YÜZDE 26'YA DÜŞTÜYSE NİYE AĞLIYORSUNUZ SAYIN BAYKAL?'
ROMANLARA ÖZEL YERLEŞKE
Romanlar için de durum böyle. 40 küsur ilde yaşıyorlar. Yerleşik düzene geçmeleri için özel idareler, belediyeler ve TOKİ çalışıyor. Onların yaşam alışkanlıklarına göre yerleşkeler yapılacak. TOKİ proje hazırlıyor. Süratle yapılaşma olacak. Bazı belediyeler arazi verebileceklerini bildirdiler. Bir Roman çocuğunu okula gönderdiğinde bazı yerlerde, diğer veliler çocuklarını o sınıftan alıyorlardı. Bu bir zulümdür. Ortadan kaldıracağız... Roman vatandaşlarımız şimdi okul lafını duyunca çok neşelendiler. Okulları olacak, alışveriş yerleri olacak, sosyal mekanları olacak. Topluma kazandırılacaklar.
Referandum süresini kısaltmayı öngören anayasa değişikliğiyle amacınız ne?
ERDOĞAN: Bu tür düzenlemeleri 120 günden daha kısa sürede, süratle yapabilmeliyiz. Türkiye referanduma alışsın. Bizde referandum zor oluyor. Geçmişte referandumlara pek başvurulmuyordu.
BDP'nin söylemlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
ERDOĞAN: DTP ile aynı yanlışlara düşülmeden, demokratik parlamenter sistem içinde, temkinli, ihtiyatlı olarak bu çatı altında siyaset yapmalarını isterim. Bu çatı altında demokratik hakları ciddi manada var. O kürsü çok imkan veriyor. Orada bir çok şeyi söylediler. Farklı bir yerde farklı şekilde söylemler arzu edilmeyen neticeler getirdi. Hep söyledik, tüzel kişiliklerin kapatılmasına karşıyız. Kişi suç işlerse cezasını ödesin. Kalkıp da otobüsü cezalandırmanın anlamı yok.
'BİZ ZATEN O YERDEYİZ'
Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir'in açıklamalarını izliyor musunuz?
ERDOĞAN: Önce zehir zemberek konuştu, ertesi günü geriye sardı. Şık değil, çirkin. Ben, "Sen siyasetçi değilsin" demem, "Asla siyaset yapamaz, kanaat belirtemez" demem. Çünkü seçimle geliyor. Ama siyasetçinin ne dediğini iyi bilmesi lazım. Konuşurken ahlaki ölçüler içinde kalması lazım. AK Parti'nin bölgede yaptığı çalışmalar var, 80 yıl içinde yapılmamış yatırımlar. Görmezlikten gelmek hiç yakışmaz. Baydemir bizden önceki iktidarlar döneminde belediye başkanı olsaydı, eline para geçmezdi. Bu kadar borçlu... Parasına el konurdu. Biz geldik "Yüzde 40 kesinti, yüzde 60 belediyelere gidecek" dedik. Hiçbir parti ayrımı yapmadık. O parayla iş yapabiliyorlar... Baydemir'in son çağrısına gelince, "Biz zaten o yerdeyiz"...
DAR KAPSAMLI DEĞİŞİKLİK
Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin 10-12 maddelik Anayasa değişikliği paketinden söz etti. Böyle bir çalışma var mı?
ERDOĞAN: Siyasi partiler, yasa ve anayasa düzenlemeleri yapmakla mükellef. Anayasa değişikliğine Türkiye'nin ihtiyacı olduğu kaçınılmaz. Ama şartlar böyle çok detaylı değişikliğe imkan vermiyor. Konuyla ilgili çalışmalarımız 2007'de başladı. 14 Mart süreciyle kesintiye uğradı. Bu çalışmalarımızı sürdürdük. Şöyle adım olacak dersem yanlış olur. Bir hazırlık mevcut. Toplumdan talep geliyor, konsensüs parlamento içinde olursa... Baykal'ın anladığı anlamda konsensüs değil, uzlaşmada ne anladığını bir türlü açıklamadı. Yüzde 100 uzlaşma olur diye bir iddia içinde değiliz. Uzlaşma yönünde çaba gösteririz, kim uzlaşma adımı atarsa, biz de atarız. Daha önce "Anayasa değişikliğiyle ilgili uzlaşma komisyonu oluşturalım" dedik. CHP üye vermedi. Anayasa değişikliği dar kapsamlı olur. Geniş olmaz. Muaccel olması gereken çalışma gündeme gelebilir. Meclis'i günlerce meşgul edecek paket olmaz. En basit değişikliklerde bile çalışmaları kilitliyorlar. Madde sayısı az olan bir anayasa değişikliği yapabiliriz.
Türkiye milletvekilliği gündeme gelebilir mi?
ERDOĞAN: Siyasi Partiler ve Seçim Yasaları'nda değişiklik konsensüse bağlı. Hangi konuların gündeme geleceğini diğer partilerin yaklaşımı belirler.
2010'da ekonomi için nasıl bir perspektif görüyorsunuz?
ERDOĞAN: Finans sektörümüz krizden etkilenmedi. İşsizlikte bile oranlara baktığımızda en az hasarı biz gördük. İşsizlik 10.7'ydi biz göreve geldiğimizde... Ekonomik göstergeler 2010'da yükselmeye başladı. Son çeyreğin rakamları açıklandığında bunu göreceğiz. 2010 yılı büyüme tahminiz mütevazi. Yüzde 3,5. Ama ben bunun üzerinde olacağına inanıyorum. (ERDAL ŞAFAK)
YEŞİL'İN TİLKİSİ ADLİYEDE
İstanbul polisinin uyuşturucu şebekesine yönelik uzun süreli takibinin ardından gerçekleştirilen operasyonda 12 adamı ile birlikte gözaltına alınan 'tilki' lakaplı Selim Işık adliyeye sevk edildi.
Faili meçhul cinayetlere damgasını vuran "Yeşil" lakaplı Mahmut Yıldırım'ın haraç istediği, Alaattin Çakıcı'nın "çok yakın dostumdur" dediği "Tilki Selim" lakaplı Selim Işık İstanbul'da yakalanmıştı.
Selim Işık emniyetten çıkışları sırasında basın mensuplarının "Yeşil ile görüştünüz mü?" yönündeki sorularını cevapsız bıraktı.
İstanbul Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin 7 aylık takibi sonucu gerçekleştirilen operasyonda gözaltına alınan 12 şüphelinin emniyetteki işlemleri tamamlandı. Aralarında S.I.'nın da bulunduğu 12 şüpheli Beşiktaş'taki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.
Emniyetten çıkışları sırasında basın mensupları Selim Işık'a, basına da yansıyan "Yeşil" kod adlı kişiyle yaptığı görüşmeyi sordu. Ancak Selim Işık soruları cevaplamadı.
Bu arada operasyon kapsamında zanlılardan ele geçirilen lüks araçlar da emniyet önüne getirildi. Üsküdar'daki villasına 12 Ocak 2010 tarihinde yapılan narkotik operasyonuyla yakalanan S.I ve adamlarıyla birlikte 71 kilogram eroin ele geçirilmişti.
TİLKİ SELİM 71 KİLO EROİNLE YAKALANDI
Birçok uyuşturucu kaçakçılığı davasında adı geçen "Tilki Selim" lakaplı Selim Işık ve 11 adamı, 6 ilde yapılan operasyonlar sonucu ele geçti Faili meçhul cinayetlere damgasını vuran "Yeşil" lakaplı Mahmut Yıldırım'ın haraç istediği, Alaattin Çakıcı'nın "çok yakın dostumdur" dediği "Tilki Selim" lakaplı Selim Işık İstanbul'da yakalandı. 6 ilde gerçekleştirilen ve 71 kilogram eroinin ele geçirildiği operasyonda Yüksekova Çetesi Davası'nda yargılanan emekli binbaşı Ayhan Pehlivanoğlu ile aralarında bazı PKK'lıların da bulunduğu 12 kişi gözaltına alındı. Şüpheliler arasında 99'da 13 kişinin yanarak ölmesiyle sonuçlanan Kadiköy Mavi Çarşı saldırısının faillerinden olduğu gerekçesiyle ömür boyu hapse mahkûm edilen Azime Işık'ın babası C. Işık da bulunuyor. Ele geçirilen 71 kilo eroinin Selim Işık'a ait olduğu öne sürüldü. Kurnazlığı nedeniyle 'Tilki Selim' lakabını alan Selim Işık, aynı zamanda Susurluk kazası öncesinde Yeşil tarafından öldürüldüğü iddia edilen MİT muhbiri İranlı Asgar Smitko'nun bacanağı. Işık, Hakkâri'nin Yüksekova İlçesi Esendere Beldesi Çılık Köyü nüfusuna kayıtlı. Ancak Van Başkale'de ikamet ediyor. Eroin ticaretini İran bağlantılı olarak Van - İstanbul -Avrupa hattında yaptığı ileri sürülüyor. Adı pek çok faili meçhul cinayetle anılan 'Yeşil' kod adlı Mahmut Yıldırım'ın son görüştüğü kişilerden biri olan Işık'tan uzun süredir haber alınamıyordu.
ÇAKICI: YAKIN DOSTUM
Selim Işık'ın adı, İran bağlantılı Van- İstanbul-Avrupa hattında eroin ticareti yaptığı iddiasıyla çeşitli davalarda da geçti. Alaattin Çakıcı da cezaevinde kendisini sorgulayan Belçikalı iki müfettişe verdiği ifadede Tilki Selim'den "uyuşturucu kaçakçılarının korkulu rüyası" diye bahsetti. Çakıcı, "Soyadını biliyor musun?" sorusu üzerine "Benim çok yakın dostumdur, ama ne soyadını ne de adresini biliyorum. Ama bilsem de söylemem" dedi. 1980'li yıllarda yüzlerce kişinin tutuklandığı "Babalar Operasyonu'nda gözaltına alınan Dündar Kılıç'ın ifadesinde de Tilki Selim adı geçmişti. Mehmet Eymür'ün 1987'de kaleme aldığı MİT raporunda da Tilki Selim hakkında bilgi bulunuyordu. Işık'ın hem uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı, hem de yapanları ihbar ederek para kazandığı da iddialar arasındaydı.
(Veli SARIBOĞA -Tamer OSKAY SABAH)
DARBENİN 'AMA'SI OLMAZ
'BİZDE FELAKET TELLALLARI ÇOK'
Bağış, 2009'da ilk kez oluşturulan AB kalıcı Konsey Başkanlığı'nı Belçika'nın üstlendiğini anımsattı ve şöyle konuşu: "Herkes onun muhalefet döneminde Türkiye aleyhine ettiği sözleri gündeme getirdi. Bizde maalesef felaket tellalları çok. Türkiye ile müzakereleri AB üyesi 27 ülke oy birliği ile başlattı. Bu Türkiye'nin üyelik sürecinin devam ettiğinin göstergesidir. Biz yavaş mı gidiyoruz? Hırvatistan'da bir Başbakan Yardımcısına suikast iddiaları olsa o magazinleştirilir miydi sizce? Hırvatistan'da muhalefet liderlerine sorsanız 'bu ülkede darbeye karşı mısınız' diye? Cevabın içinde 'ama, fakat' diye kelimeler olur muydu? Demokrasinin insan haklarının 'ama'sı olmaz, 'fakat'ı olmaz. Ya savunursunuz. Ya savunmazsınız."
DARBEYLE YAPILAN ANAYASA
Bakan Bağış, Türkiye'nin her geçen gün kalkındığını ve modern bir ülke haline geldiğini belirtirken, "Ah bir de birbirimizin sakalıyla, bıyığıyla, düşünceleriyle, okuduğu kitaplarla uğraşmayı bırakıp ortak paydalarımızda bir bütünleşebilsek" diye konuştu. Türkiye'nin yeni bir anayasa yapması gerektiğini de vurgulayan Bağış şunları söyledi: "Bugünkü Anayasa, 80 darbesiyle yazılmış Anayasadır. Darbeyle yazılmış Anayasa asgari anayasa olur. Bugünkü Anayasa bizi mıknatıs gibi geri çekiyor. Muhalefete dedik ki (Bir Anayasa taslağı hazırlayın) ama cevap yok. Ama bana cevap veremeyenler tarihe nasıl cevap verecekler?" diye konuştu. Ruhban okulu konusunu ise "İnsan hakları meselesi" diye nitelendiren Bağış, "Okul açılırsa, 72 milyonluk Türkiye'ye zararı olacağına inanmıyorum" dedi.
DEVLETTE YENİ TEAMÜL
Devlet teamüllerine bir yenisi daha eklendi. Haftada bir gün olağan olarak Başbakan Tayyip Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ ile görüşen Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin ile de ayda bir görüşmesi benimsendi. Bu görüşme Cumhurbaşkanı Gül'ün talebi üzerine hayata geçirildi. Geçen ay Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin'i kabul eden Gül, bu kararı ile görüşmeyi rutin hale getirdi. Dün bu çerçevede Çankaya Köşkü'nde gerçekleşen ikinci görüşme yaklaşık bir saat sürdü. Gündemdeki gerilimli konularla ilgili tarafların görüşünü almak konusunda hassas bir denge gözeten Gül'ün oluşturduğu bu yeni teamül de devletin zirvesindeki kanalları açık tutma konusundaki kararlılığına bağlandı. (Uğur BECERİKLİ / ANKARA)
ÜNİVERSİTE SINAVINDA YENİ PUAN TÜRLERİ
Üniversiteye girişte bu yıldan itibaren uygulanacak sınavda, puan türleri yükseköğretim programlarının özelliklerine göre farklılık gösteriyor. Adayların, sadece tercih etmek istedikleri bölümler için istenen soruları yanıtlamaları, yerleşmede avantaj sağlayacak.
Başvuruları 18 Ocak-12 Şubat tarihleri arasında yapılacak birinci aşama sınavı olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) kılavuzunda, hangi bölümler için hangi puan türlerinin esas alınacağı duyuruldu.
Bundan önceki uygulamada ''Sözel'', ''Sayısal'' ve ''Eşit Ağırlıklı'' olarak belirlenen puan türleri, yeni sistemde YGS'de toplam 6, Lisans Yerleştirme Sınavlarında (LYS) toplam 12 ayrı alt puan türü olarak düzenlendi. Bu durumda birinci ve ikinci aşama sınavlarında toplam 18 ayrı puan türü olacak.
YGS'de Türkçe, Sosyal Bilimler, Temel Matematik ve Fen Bilimleri testlerinin her birinden 40'ar olmak üzere toplam 160 soru yöneltilecek. YGS puanları hesaplanırken, her bir testin ağırlığının farklı olduğu YGS-1, YGS-2, YGS-3, YGS-4, YGS-5 ve YGS-6 puan türleri hesaplanacak.
YGS'nin alt puan türleri eski sistemle karşılaştırıldığında, YGS-1 ve YGS-2 ''Sayısal'', YGS-3 ve YGS-4 ''Sözel'', YGS-5 ve YGS-6 da ''Eşit Ağırlıklı'' puan türlerine karşılık geliyor.
PUAN TÜRLERİ VE KAPSADIĞI TESTLER
YGS'deki puan türleri, kapsadığı testler ve puan türünün hesaplanmasında baz alınacak test yüzdeleri şöyle:
-YGS-1: Temel Matematik (Yüzde 40), Fen Bilimleri (Yüzde 30), Türkçe (Yüzde 20), Sosyal Bilimler (Yüzde 10)
-YGS-2: Fen Bilimleri (Yüzde 40) ve Temel Matematik (Yüzde 30), Türkçe (Yüzde 20), Sosyal Bilimler (Yüzde 10)
-YGS-3: Türkçe (Yüzde 40), Sosyal Bilimler (Yüzde 30), Temel Matematik (Yüzde 20), Fen Bilimleri (Yüzde 10)
-YGS-4: Sosyal Bilimler (Yüzde 40), Türkçe (Yüzde 30), Temel Matematik (Yüzde 20), Fen Bilimleri (Yüzde 10)
-YGS-5: Türkçe (Yüzde 37), Temel Matematik (Yüzde 33), Sosyal Bilimler (Yüzde 20), Fen Bilimleri (Yüzde 10)
-YGS-6: Temel Matematik (Yüzde 37), Türkçe (Yüzde 33), Fen Bilimleri (Yüzde 20), Sosyal Bilimler (Yüzde 10).
YGS PUAN TÜRLERİYLE GİRİLEBİLECEK ÖN LİSANS PROGRAMLARI
YGS için belirlenen puan türlerinin her biriyle girilebilecek yükseköğretim programları farklı olacak.
Örneğin YGS-1 puan türüyle ön lisans programları olan Bilgisayar Programcılığı, Bilgisayar Teknolojisi, Elektronik Teknolojisi, Harita ve Kadastro, İnşaat Teknolojisi, Makina, Mekatronik, Otomotiv Teknolojisi; YGS-2 ile Ağız ve Diş Sağlığı, Anestezi, Boya Teknolojisi, Çevre Sağlığı, Kağıt Teknolojisi, Kimya Teknolojisi, Maden Teknolojisi; YGS-3 ile Basın ve Yayıncılık, Adalet, Tıbbi Dokümantasyon ve Sekreterlik; YGS-4 ile Aşçılık, Büro Hizmetleri ve Yönetici Asistanlığı, Çocuk Gelişimi, Geleneksel El Sanatları, Görsel İletişim, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Turizm Animasyonu, Marka İletişimi; YGS-5 ile Basım ve Yayın Teknolojileri, Emlak ve Emlak Yönetimi, İkram Hizmetleri, Kooperatifçilik, Kuyumculuk ve Takı Tasarımı, Mimari Restorasyon, Otobüs Kaptanlığı, Posta Hizmetleri, Turizm ve Seyahat Hizmetleri; YGS-6 ile Bankacılık ve Sigortacılık, Bilgi Yönetimi, Çay Eksperliği, Deniz ve Liman İşletmeciliği, İnsan Kaynakları Yönetimi, Tapu ve Kadastro, Ormancılık ve Orman Ürünleri, Pazarlama gibi bölümlere girilebilecek.
YGS İLE GİRİLEBİLECEK LİSANS PROGRAMLARI
Bazı lisans programları, YGS puan türleri ile öğrenci alacak. Kimya Öğretmenliği YGS-2, Okul Öncesi Öğretmenliği programına YGS-5; Özel Eğitim Öğretmenliği, Zihin Engelliler Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Görme Engelliler Öğretmenliği, İşitme Engelliler Öğretmenliği, İlahiyat gibi programlara YGS-4; Üstün Zekalılar Öğretmenliği, İşletme Bilgi Yönetimi (Yüksekokul), İnsan Kaynakları Yönetimi (Yüksekokul) programlarına YGS-6 puan türüyle öğrenci yerleştirilecek.
LYS PUAN TÜRLERİ
LYS'de puan türleri MF-1, MF-2, MF-3, MF-4, TM-1, TM-2, TM-3, TS-1, TS-2 ve DİL-1, DİL-2, DİL-3 olarak değişiyor.
MF grubu eski sistemde ''Sayısal'', TM grubu ''Eşit Ağırlıklı'', TS grubu da ''Sözel'' puan türlerine karşılık geliyor.
MF ile ilgili puan türlerinde, Matematik, Geometri, Fizik, Kimya ve Biyoloji sorularının ağırlığı çeşitli oranlarda değişiyor.
TM ile ilgili puan türlerinde Matematik, Geometri, Türk Dili ve Edebiyat ile Coğrafya-1 testleri, TS ile ilgili puan türlerinde Türk Dili ve Edebiyatı, Coğrafya-1, Tarih, Coğrafya-2 ve Felsefe grubu testleri yer alıyor.
DİL puan türünde ise LYS'de dil sorularının ağırlığı alt puan türlerine göre değişiyor. DİL-1'de ikinci aşama sınavındaki dil sorularının ağırlığı yüzde 65, DİL-2'de yüzde 50, DİL-3'de yüzde 20 olacak. Sınavın birinci aşaması olan YGS, DİL puanlarını, DİL-1 alt puanında yüzde 35, DİL-2 alt puanında yüzde 50, DİL-3 alt puanında ise yüzde 80 oranında etkileyecek.
LYS PUANLARINA GÖRE GİRİLEBİLECEK LİSANS PROGRAMLARI
İlköğretim Matematik Öğretmenliği, Matematik Öğretmenliği, Matematik, Bilgisayar Bilimleri, Astronomi ve Uzay Bilimleri programlarına MF-1, Fen Programları, Biyoloji, Biyoloji Öğretmenliği, Fizik, Fen Bilgisi Öğretmenliği, Kimya programlarına MF-2; Tıp, Eczacılık, Veteriner, Ebelik (Fakülte), Hemşirelik (Fakülte), Beslenme ve Diyetetik (Fakülte), Biyokimya, Fizyoterapi ve Rehabilitasyon (Fakülte), Genetik ve Biyomühendislik, Moleküler Biyoloji ve Genetik programlarına MF-3, Bilgisayar Mühendisliği, Bilişim Sistemleri Mühendisliği, Elektrik Mühendisliği, Elektronik Mühendisliği, Endüstri Mühendisliği, Balıkçılık Teknolojisi Mühendisliği, Kentsel Tasarım ve Peyzaj Mimarlığı, Biyomedikal Mühendisliği, Çevre Mühendisliği, Uçak Mühendisliği, Deri Mühendisliği, Peyzaj Mimarlığı, Orman Mühendisliği, Otomotiv Mühendisliği, Nükleer Enerji Mühendisliği, Kimya Mühendisliği, Tekstil Mühendisliği, Yazılım Mühendisliği, Uzay Mühendisliği programlarına MF-4 puan türü ile öğrenci yerleştirilecek.
Ekonomi, İktisat, Maliye, Muhasebe ve Finans Yönetimi, Bankacılık ve Finansman (Fakülte), Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri, İnsan Kaynakları Yönetimi (Fakülte) programlarına TM-1; Hukuk, Sınıf Öğretmenliği, Kamu Yönetimi, Siyaset Bilimi, Uluslararası İlişkiler, Avrupa Birliği İlişkileri TM-2; Arkeoloji, Antropoloji, Çocuk Gelişimi (Fakülte), Felsefe Grubu Öğretmenliği, Psikoloji, Sosyoloji programlarına TM-3 puan türüyle öğrenci kabul edilecek.
TS-1 puan türüyle Coğrafya Öğretmenliği, Sosyal Bilgiler Öğretmenliği, Halkla İlişkiler ve Tanıtım, Medya ve İletişim; Radyo, Sinema ve Televizyon; TS-2 puan türüyle Tarih, Tarih Öğretmenliği, Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği, Türkçe Öğretmenliği, Sanat Yönetimi gibi programlara girilebilecek.
Dil puan türlerinde ise genellikle İngilizce, Almanca ve Fransızca ile ilgili bölümler DİL-1, Batı dilleri ile ilgili bölümler DİL-2, Doğu dilleri ile ilgili bölümler de DİL-3 puan türüyle öğrenci alıyor.(AA)
KOZMİK HAKİM HASTALANDI
Hakim Kadir Kayan'ın rahatsızlanması nedeniyle, Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı Kirazlıdere'deki Seferberlik Tetkik Kurulu'nda aramalara 2 gün ara verildiği öğrenildi.
Hakim Kayan'ın grip nedeniyle rapor aldığı belirtiliyor.
(CİHAN)
ÇAPRAZ SORGUSU BİTEN SAÇAN TAHLİYE EDİLDİ
ERGENEKONdavası sanığı eski polis şefi Adil Serdar Saçan, çapraz sorgusunun tamamlanmasının ardından dün tahliye edildi. Delil durumu, suç vasfının değişme ihtimali ve yattığı süreyi dikkate alan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, 16 aydır tutuklu olan Saçan'ın tahliyesine karar verirken, yurt dışına çıkış yasağı da getirdi. Davanın 31'inci duruşmasında dün çapraz sorgusuna devam edilen Saçan, JİTEM'le ilgili, "Jİ- TEM, Jandarma İstihbarat Terörle Mücadele'dir. Daha sonra JİT adını aldı. Güneydoğu'da görev yapıp da JİTEM'i bilmeyen yoktur" dedi. Saçan şöyle konuştu: "Bizimle birlikte kahramanca çarpışan çocuklardı. Zamanla dejenere olmuş bir kurumdur. Benim ömrüm bunlarla mücadeleyle geçti. İstanbul'da bir geneleve operasyon yaptım. Küçük yaşta çocuklara fuhuş yaptırıyorlardı. Bu olaylara karışan 100'den fazla polisi meslekten attırdım. Genelkurmay'da bir jandarma binbaşıya operasyon yaptım. JİTEM dediğiniz budur. Muş'ta en önemli yardımı jandarmadan aldım. Ama 'Yeşil'i kullananlar da vardı." Saçan "Ergenekon örgütü politik olarak sulandırılmış bir örgüttür. Asıl örgüt gizleniyor. Hatta örgüt kurtulmuş oluyor" ifadelerini kullandı.
İHBAR KAYDI MAHKEMEDE
Öte yandan Ergenekon soruşturmasını 2 buçuk yıl önce başlatan ihbarın ses kaydı Genelkurmay Başkanlığı'nca, mahkemeye gönderildi. 4 dakika 13 saniyelik kayıtta, ihbarcı Şevki Yiğit, açık adresini verdiği evin çatısında el bombası ve C4 patlayıcıların olduğunu söylüyor.
(Fatih ULAŞ)
BAYKAL'IN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ ŞARTLARI
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, hükümetin amacının Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) yapısını değiştirmek için anayasa değişikliği yapmak olduğunu savunarak, "Bunun yanına Türkiye milletvekilliği, memurlara toplu sözleşme, grev hakkı gibi bazı önerileri de katmak istiyorlar. Ayrı ayrı getirirlerse karşı çıkmayız, ama birlikte, bir 'tuzak kurma' anlayışıyla getirirlerse destek vermeyiz" dedi. Baykal, önceki günki CHP Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında şunları söyledi: "Türkiye, 'askeri vesayetten kurtuluyoruz' söylemiyle gittikçe bir 'sivil diktaya' doğru gidiyor. 2009'da çıkması gereken hâkimler ve savcılarla ilgili güz kararnamesi hâlâ çıkmadı. Yargıtay'a atanacak 35 üyeyle ilgili karar hala alınmadı. Bunların temelinde de Adalet Bakanı'nın, HSYK'nın çalışmalarını tıkaması var. HSYK'nın yapısından iktidar şikâyetçi. Esas amaçları bir anayasa değişikliği yaparak HSYK'nın yapısını değiştirmeye çalışmak. Bizim Anayasa'da yapılacak böyle bir değişikliğe destek vermemiz kesinlikle düşünülemez. Bu değişikliğin yanına Türkiye Milletvekilliği gibi, memurlara toplu sözleşme, grev hakkı gibi bazı önerileri de katmak istiyor. Yani tam bir tuzak kurma anlayışı. Ayrı ayrı getirilirse biz bazı değişikliklere karşı olmayız. Ama bunlar yargının bağımsızlığını ortadan kaldıracak anayasa değişikliğinin yolunu açmak için getirilirse, hem Meclis'te hem referandumda buna karşı çıkmak durumundayız. Çünkü yargı bağımsızlığı, adaletin her türlü baskıdan uzak işlemesi, bizim için hayati önemdedir." (Şenol ATEŞ ANKARA)
'KOZMİK ODA'DA 190 SAAT GEÇİRDİ
BEŞ İŞADAMINA 'ÖRTÜLÜ' SORGUSU
Jandarma Genel Komutanlığı'nın örtülü ödeneğinden 'haber alma ödeneği'nin, amacı dışında kullanılarak Ergenekon örgütüne aktarıldığı iddialarıyla ilgili olarak, Ankara'dan İstanbul'a getirilen 5 işadamı dün ifade verdi. Ankara polisi refakatinde İstanbul Adliyesi'ne getirilen işadamları Mehmet Sanibal, Şükrü Muammer Öner, Servet Kıyak, Mustafa Cem Beyazıt ve Sencer Özkan daha sonra ön ifadeleri alınmak üzere Terörle Mücadele Şubesi'ne gönderildi. Soruşturma kapsamında bir korgeneral ile iki albay ise önceki gün savcılık ifadelerinin ardından serbest bırakıldı. Önceki gün adliyeye beklenen eski Jandarma Genel Komutanı emekli orgeneral Şener Eruygur ise 'sağlık sorunlarını' gerekçe göstererek ifade vermeye gitmemişti. Eruygur'un, Jandarma Genel Komutanı olduğu 2002-2004 arasında 'jandarma örtülü ödeneği'nden şahsi hesaplarına aktarıldığı öne sürülen 13 milyon liranın amacı dışında kullanıldığı ve paranın 7.5 milyon lirasının örgüte lojistik sağlayan işadamlarına aktarıldığı iddia ediliyor.
ANKARA'DA ARAMA SÜRÜYOR
'Örtülü ödenek' harcamaları belgelerinin imha tutanağında imzası bulunan ve önceki gün ifadesi alınmak üzere Emniyet'e sevk edilen emekli kıdemli başçavuş Recep Cömert'in sorgusu ise sürüyor. Cömert'in verdiği ifade doğrultusunda dün Ankara'da iki evde arama yapıldı.
(Veli SARIBOĞA /Alper SANCAR)
HUKUKÇULAR CÜPPE GİYİP 'DEMOKRASİ' İSTEDİ
Hukukçular Platformu çatısı altında toplanan 16 dernek üyesi yaklaşık 300 hukukçu, cüppe giyerek eylem yaptı. İstanbul'da, Galatasaray Lisesi önündeki eylemde 'Hukukun üstünlüğü kafeslenemez' yazılı pankart açan eylemciler, darbe girişimleri ile bazı hakim ve savcılara yönelik baskıları protesto etti. Kanuna karşı herkesin eşit olduğu vurgusu yapılan eylemde, 'devlet sırrı' denilerek suçluların korunmaya çalışıldığı dile getirildi. Hukukçular Platformu adına basın açıklamasını okuyan Avukat Ayhan Gültekin "İktidar ve muhalefet partilerinin bu topraklarda yaşayan insanların ihtiyacı olan yasal düzenlemeleri ertelemeleri ya da engellemeleri biz hukukçular için kaygı vericidir. Şunu özellikle belirtmek isteriz ki; kanuna aykırı hareket eden herkes, hangi kuruma mensup olursa olsun, sade vatandaş gibi yargı önünde hesap vermeye mecburdur" ifadelerini kullandı. 12 Eylül askeri darbesini yapanlar hakkında iddianame hazırladığı için meslekten ihraç edilen eski Savcı Sacit Kayasu da eyleme destek verdi.
MÜFETTİŞLER: 'HAMİLİNE' ARAMA EMRİ YOK
CHP İstanbul Milletvekili Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Ergenekon soruşturması kapsamında Erzincan'da tutuklanan subayların usulsüz mahkeme kararlarıyla gözaltına alındığı yönündeki "hamiline arama izni" iddiası, Adalet Bakanlığı müfettişleri tarafından asılsız bulundu. Kemal Kılıçdaroğlu'nun iddiaları üzerine 11 Ocak'ta Erzurum'a giderek inceleme yapan 2 bakanlık müfettişi, hâkim İsmail Şahin'in "boş arama kararı" diye bir karara imza atmadığı, imza atılan arama kararında da isim ve adreslerin olduğu yönünde rapor hazırladı. Kılıçdaroğlu, Şahin'in 18 Kasım 2009'da adres ve kişiler belirtilmeksizin El Koyma ve Arama Kararı çıkarttığını öne sürmüştü. Kılıçdaroğlu daha sonra ise 'Biri dolu biri boş arama kararı belgesini aynı yargıç imzalıyor' iddiasını ortaya atmıştı.
(Cem BAKIRCI)
SON ALEVİ ÇALIŞTAYI 28 OCAK'TA
Devlet Bakanı Faruk Çelik, son Alevi çalıştayının 28 Ocak'ta Kızılcahamam'da yapılacağını ve çalıştayda şimdiye kadar katkı veren tüm katılımcıların yer alacağını söyledi. Çelik, Alevi ve Bektaşi inanç rehberleriyle Swiss Otel'de çalışma yemeğinde bir araya geldi. Çelik, yaptığı konuşmada, bugüne kadar Alevilerin talep ve beklentilerinin öğrenilmesi amacıyla altı çalıştay gerçekleştirildiğini hatırlatarak, toplumun birlik ve beraberliğinin önündeki engellerin nasıl kaldırılacağı konusunda çalıştaya katılanlarla istişarede bulunduklarını söyledi. İlk çalıştayın 3 Haziran'da gerçekleştirildiğini anımsatan Çelik, üç gün sürecek olan son çalıştayın da 28 Ocak'ta tüm çalıştaylara katılanlar arasından oluşturulacak karma bir heyetle Kızılcahamam'da yapılacağını belirtti.Son çalıştayda ortaya çıkacak raporun bir yol haritası niteliğinde olacağına işaret eden Çelik, raporun Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a sunulacağı söyledi. ANKARA
BAYDEMİR AJDA VE SEZEN'İ UYARDI
PKK'nın sivil oluşumu KCK soruşturma kapsamında yurtdışına çıkma yasağı getirilen Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Baydemir, "Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki yurtdışına gitmeyeceğim'' dedi. Savcılık ifadesinin sorulması üzerine Baydemir, "Hasankeyf'i Yaşatma Girişimi'' nin KCK girişimi olarak lanse edildiğini belirterek, "Bu konuda sorgulanıyoruz. Sıra Tarkan'a, Sezen Aksu'ya, Ajda Pekkan'a ve bugüne kadar Hasankeyf'i, Zeugma'yı savunan Türk aydınlarına gelebilir" dedi.
CUMARTESİ TRAFİĞİNE DİKKAT
'İSTANBUL 2010 Avrupa Kültür Başkenti' etkinliklerinin resmi açılışı nedeniyle 16 Ocak Cumartesi Pendik, Kadıköy, Bağcılarda 17.00-22.30 arasında; Taksim'de ise 16.00-22.30 saatleri arasında bazı yollar araç trafiğine kapatılacak. Kapalı yollar şöyle: Pendik Güldeste Caddesi, Kadıköy Albay Faik Sözener Caddesi, Bağcılar Ahmet Yesevi Caddesi, Esenler Caddesi, Bağcılar Meydanı'ndan Bakırköy'e uzunan yol, Taksim Meydanı ve bağlantı yolları.
'TÜRKİYE MOSKOVA'YI KURTARDI'
BAŞBAKAN Tayyip Erdoğan'ın Moskova ziyareti Rus gazetelerinde şöyle yer aldı:
Rossiyskaya Gazeta: Türkiye Güney Akım doğalgaz boru hattının kara sularından geçmesine izin vererek Moskova'yı Karadeniz ülkeleriyle zorlu müzakerelerden kurtardı.
Kommersant: Gazprom artık Türkiye'yi Almanya ve İtalya ile aynı pozisyonda "stratejik partner" değerlendiriyor.
The Moscow Times (internet sitesi): Samsun-Adana hampetrol boru hattı projesi güç kazanırken, rakibi olan Bulgaristan ve Yunanistan'dan geçen Burgaz - Dedeağaç'ın bir alternatif olmaktan uzaklaştı.
NÜKLEERDE BÜROKRASİ AŞILACAK
7 YILDIR sonuçlanamayan nükleer santral sürecinde hükümet Rusya ile milletlerarası anlaşma yolunu seçti. Bu sayesinde yeni nükleer sürecinde,ihale olmayacak ve şartname imzalanmayacak. Rusya gezisinde imza atılan "Nükleerde İşbirliği Deklarasyonu"nun ardından iki ülke yetkilileri teknik müzakereler yürütecek. Kamu payı, nükleer santralin teknik projesi, nükleer atıklar başlıklarında yürütülecek 5 aylık müzakereler sonrasında nihai anlaşmanın, Rusya Devlet Başkan Dimitri Medvedev'in mayıs ayındaki Türkiye ziyaretinde imzalanması öngörülüyor. Anayasaya göre milletlerarası anlaşma gereği yapılan işlemlere karşı iptal davası açılamıyor. Mehmet NAYIR
"BOMBALAR ASKERE AİT DEĞİL"
ASKERİ CEZAEVLERİNE KOMİSYON İNCELEMESİ
TBMM İnsan Hakları Komisyonu, askeri ceza ve tutukevlerinde inceleme yapmak için alt komisyon kurdu. Komisyon, askeri cezaevi ve tutukevlerinin hangisinde inceleme yapılacağını daha sonra belirleyecek. Kurulan inceleme alt komisyonunda Zafer Üskül, AK Parti'den Murat Yıldırım ve Kerim Özkul, MHP'den Mehmet Ekici, CHP'den Malik Ecder Özdemir bulunuyor. Üskül, SABAH'a, "Birileri çıkıp 'Hep sivil cezaevlerini inceliyorsunuz, niye buraları incelemiyorsunuz' demez mi. Sivil cezaevleri ile askeri cezaevlerinde herhangi bir ayrım yapmak söz konusu değil" dedi. "Genelkurmay'dan inceleme izni alınacak mı" sorusuna Üskül, "Komisyonumuz kararlarını kendisi alıyor ve nerelerde inceleme yapacağına kendisi karar verir. Askeri cezaevlerinde de komisyonumuzun kuruluş kanununa göre inceleme yapacağız. Genelkurmay'la ilgili bir konu değil. Bilgi istediğimiz zaman ilgili kurumlar ve kuruluşlar bilgi vermek zorundalar. Dolayısıyla komisyonumuzun bu görevi yerine getirmesinin önünde herhangi bir engel olmaması gerekir" yanıtını verdi. Alt komisyonun CHP'li üyesi Malik Ecder Özdemir ise, Ergenekon davasıyla ilgili izledikleri duruşmalara dikkat çekti ve "Tutuklu bulunan genç subaylar, üsteğmenler ve muvazzaf subaylar var. Onlar bize, 'Hasdal'da bizleri dinleyin, karşı karşıya kaldığımız hukuksuzlukları dinleyin' diyorlardı. Şimdi, incelenecek yerler belli olsun, biz de gidip neler var yok bakarız" dedi.
(Hülya KARABAĞLI/ ANKARA)
KCK OPERASYONUNDA 11 ÜNİVERSİTELİ TUTUKLANDI
Van'da PKK'nın şehir yapılanması olan KCK'ya yönelik operasyonda gözaltına alınarak adliyeye çıkarılan 21 üniversiteli öğrenciden 11'i tutuklandı.Edinilen bilgiye göre, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü (TEM) ekiplerinin, 11 Ocak 2010 günü PKK'nın şehir yapılanması olan KCK'ya yönelik düzenlediği operasyon kapsamında gözaltına alınan Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğrenci Derneği'ne (YÖDER) üye 21 öğrenci, dün sabah saatlerinde sağlık kontrolünden geçirildikten sonra adli makamlara çıkarıldı. Yaklaşık 8 saat süren savcılık sorgusunda 2 kişi serbest kaldı, 19 öğrenci tutuklama talebi ile mahkemeye sevk edildi. Saat 03.30'a kadar devam eden mahkeme sonucu 11 öğrenci tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 8'i ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
ADALETİN BU MU KANUN?