Geçen hafta etkili olan yağışlar, Tunca ve Meriç nehirlerinin taşmasına neden oldu. Tunca nehrinin Bulgaristan'da da taşkına neden olmasıyla anavatanı Güney Amerika olan yüzlerce su maymunu Edirne'ye geldi.
Bulgaristan'daki çiftliklerde kürkleri için özel yetiştirilen su maymunlarının Edirne'ye gelmesi, vatandaşlarda heyecan yarattı.
Tunca ve Meriç nehirlerinin kıyısındaki sulak alanlarda yaşamaya başlayan su maymunları, kurbağa ve bitki kökleri yiyerek besleniyor.
'İNSANDAN KAÇMIYORLAR'
Kazanova Deresi'nin yanında besicilik yapan Osman Tireler, su maymunlarının doğaya zarar verdiklerine şahit olmadığını söyledi..
Tireler, "Derede yaşıyorlar. Yaklaşık 30- 40 tane su maymunu gördüm. İnsan gördüklerinde kaçmıyorlar. Bu hayvanların, bize bir zararı yok. Kurbağa ve bitki kökü yiyerek besleniyorlar. Bulgarların özel çiftlerde ürettikleri bu hayvanları, ben de merak edip araştırdım. Su taşkınlarıyla birlikte ilk defa bizim tarafa 40 sene önce gelmeye başlamışlar. Zarar vermeden burada, onlara bakıyoruz" dedi.
.
'İLK GÖRDÜĞÜMDE FARE SANDIM'
Su maymunlarını ilk gördüğünde fare zannettiğini belirten çiftçi Ramiz Millet, "Her gün buradalar, görüyorum. Çok güzel hayvanlar, tehlikeleri yok. Doğayla uyumlu. Bizim, bir parçamız oldular. Balık gibi suda geziyorlar. Merak edip araştırdım, ilk gördüğümde fare sandım. Sonra öğrendim ki anavatanı Güney Amerika ve kürkleri için özel üretiliyor" diye konuştu..
Görüntüleri çeken Azim Erden, Büyüksevin Mahallesi'nde arkadaşlarıyla piknik yapmak için yayla evine geldiklerinde, daha önce hiç görmedikleri bir hayvan fark ettiklerini söyledi.
.
ÖNCE FARE SANDILAR SONRA SİNCAP
Hayvanı cep telefonuyla görüntülediklerini anlatan Erden, şöyle konuştu: "Cep telefonunun flaşını yaktık ve ilk önce fare, daha sonra sincaba benzettik. Daha detaylı incelediğimizde hayvanın zıpladığını gördük fakat ayakları ve kuyruğu çok farklıydı. İnternetten yaptığımızı kısa bir araştırmada canlının koruma altında olan ve nadir görülen bir tür olduğunu fark ettik. Arap tavşanının fotoğraflarını çektikten sonra flaşları kapatarak doğal ortamına dönmesini sağladık."
2 TÜR DAHA TEHLİKEDE
Avustralya Çevre Bakanı Melissa Durack, bölgede nesli tükenme tehdidi altında bulunan diğer iki sıçan türünün ve uçan tilkinin iklim değişikliği kurbanı olmaması için daha güçlü önlemler alınacağını duyurdu.
Mozaik kuyruklu sıçanın neslinin tükendiği açıklaması ilk kez bölgede araştırma yapan bilim insanları tarafından 2016 yılında duyurulmuş fakat Avustralya hükümeti o dönem bu bilgiyi doğrulamaktan kaçınmıştı. 1845 yılında varlığı tespit edilen ve nesli tükendiği doğrulanan mozaik kuyruklu sıçanın 1970'lerden bu yana sayılarının birkaç yüze kadar düştüğü biliniyordu.
5. Hindistan Cevizi Yengeci
Dünyanın en büyük eklem bacaklılarına örnek gösterilebilecek olan bu yengeç türü adından da anlaşılacağı üzere hindistan cevizi ağaçlarına tırmanmasıyla ünlüdür.