Karmaşık bir geçmişe sahip olsa da Almanya'nın güzel kenti Leipzig, leziz mutfağı ve merak uyandıran kültürüyle çekici bir şehir.
Şehri ziyaret eden Tim Richards, Skylife Dergisi'ne bir gezi yazısı hazırlayarak Leipzig'te yaşadığı tecrübeleri anlattı...
Öğle yemeğimi beklerken, yanıma önce kimin geleceğini merak ediyorum; akordeon sanatçısı mı yoksa garson mu? Leipzig'de Zill's Tunnel adlı popüler restoranda otururken, dar sokağın her iki tarafındaki masaların arasında gezinen akordeon sanatçısını izliyorum.
Müzik bir yana, sirke ve çeşitli otlarla marine edilerek pişirilmiş etin kırmızı lahana ve haşlanmış patates ile servis edildiği Sakson usülü sauerbraten'in keyfini çıkarıyorum. Zengin soslarla harmanlanmış yumuşak et oldukça leziz ve doyurucu.
Drallewatsch bölgesi şehrin en çekici iki özelliğini bir araya getiriyor: Leziz yemekler ve şehir merkezinden eski pazar meydanına uzanan kemerli dar yollar. Bu caddelerin aynı zamanda Orta Doğu ile de bir bağlantısı var.
Almanya'nın en eski kafesi üzerine inşa edilmiş Kahve Müzesi, Leipzig'in içeceklerle olan uzun soluklu bağının simgesi. Müze kapısının üzerinde kefiyeli bir adam heykeli bulunuyor.