Yıllardır süren “Stent mi yoksa by-pass mı?” tartışmalarına son nokta kondu. Prof. Dr. Öztekin Oto, “Birden fazla stent takmak sorun yarattığı için by-pass’ın modası hiçbir zaman geçmeyecek. 10 yıl sonra da insanlar by-pass’la iyileşecek” dedi
Yıllardır süren “Stent mi yoksa by-pass mı?” tartışmalarına son nokta kondu. Prof. Dr. Öztekin Oto, “Birden fazla stent takmak sorun yarattığı için by-pass’ın modası hiçbir zaman geçmeyecek. 10 yıl sonra da insanlar by-pass’la iyileşecek” dedi
AÇIK AMELİYAT HEP VAR
Önümüzdeki 10 yıl içinde açık kalp ameliyatı kalmayacak mı?
Önümüzdeki 10 yıl içinde de açık kalp ameliyatı olacak çünkü her uygulamanın yeri ayrı. Ben 10 yıl sonra değil, 20 yıl sonra da her şeyin kapalı kalp ameliyatı ile yapılmayacağına inanıyorum. Ben, küçük kesi ile kalp ameliyatlarını yani ‘minimal invaliz’i başlatan kalp cerrahıyım. Beş santimlik kesi ile aort kapağını değiştiriyorum.
Ancak bazı ameliyatlar kesinlikle öyle beş santimlik kesi ile yapılamaz. Kalp cerrahisinde açık ameliyatların yeri her zaman olacak. Ancak teknoloji geliştikçe bunu bilime de uyguluyoruz. Şu anda elimizde transkateter kardiyovasküler işlemlerin değil 10, daha üç yıllık sonuçları bile yok. Bazılarının beş yıllık sonuçları var ama yeterli değil. Bunlar için gözleme gerek var. Sonuç olarak kapalı teknik her alanda kullanılamıyor, sınırlılıkları var.
ÜÇ DAMARA BİRDEN STENT OLMAZ
“Stent mi, by-pass mı?” tartışması hâlâ devam ediyor mu, yoksa stentler yavaş yavaş by-pass’ın yerini alıyor mu?
“By-pass’tan stente geçildi” sözünü yanlış buluyorum. Çünkü stent taktığımız hastaların çoğu ameliyat etmediğimiz vakalar. Eskiden ameliyat ettiğimiz bazı basit vakalar, şimdi stentle yapılıyor. Tek damar hastalarına ameliyat kararı vermiyoruz.
Üç damarı tıkalı olanlar için ameliyatı uygun görüyoruz. Stentlerin kullanım alanları genişledi ama by-pass sayısında hâlâ ciddi bir azalma yok. Avrupa Kardiyoloji ile Avrupa Kalp Damar Cerrahisi’nin ortaklaşa yaptıkları yayında görüldü ki by-pass; üç damar hastalığında hâlâ en önemli ve birinci tedavi seçeneği durumunda. Bir ve iki damar tıkalıysa stent takılıyor ama üç damar tıkanıksa by-pass yapılıyor.
TEK DAMAR HASTALARINA İLAÇ
By-pass hâlâ en güvenli yöntem mi?
Stentin üst üste çok fazla takılması kalp yetmezliği tehlikesi yaratıyor! By-pass’ta iseböyle bir durum söz konusu değil. Ayrıca stent yerine ilaç da kullanılabiliyor. Bazı tek damar hastası grupları ile bazı iki damar hastası gruplarında stent yapılacağına, ilaçla tedavi de hiç fena sonuç vermiyor. Böyle çalışmalar da var.
Yani, by-pass’a dönüş mü var?
Evet, by-pass’a dönüş var gibi görünüyor. Avrupa’da yürütülen çalışmalarda, by-pass’ın söylendiği ve iddia edildiği kadar kötü bir yerde olmadığı ortaya kondu. Tedavide, stentin de koroner by-pass’ın da yeri ayrı.
BİR DOKTOR KARAR VEREMEZ
Sizce hastaya by-pass mı yoksa stent mi uygulanacağı kararını kardiyolog mu verir?
Kardiyoloğun tek başına ameliyata veya stente karar vermesinin yanlış olduğu, bunun olmamasının gerektiği ortaya çıktı. Ulusal ve uluslararası bilim çevrelerinde bu konu tartışılıyor. Cerrah da kardiyolog da tek başına karar veremez. İkisinin birlikte karar vermesi hastanın lehine olur. Bu uygulamanın ülkelerdeki yaygınlığı sağlanmaya çalışılıyor.
BY-PASS’IN AVANTAJLARI
Sık girişim yapılmıyor.
Kalp sağlığının kötü olduğu durumlarda daha iyi sonuç veriyor.
Diyabetik hasta grubunda daha avantajlı
CLINTON’IN DAMARI TIKANDI BENİM HASTAMINKİ SAĞLAM!
Amerika’da yapılan bir araştırma, by-pass’ın kalbi zayıf veya daha önceden kalp krizi geçirmiş insanlara yapılmaması gerektiğini belirtiyor. Katılıyor musunuz?
Bu yanlış bir bilgidir! Amerikan kardiyoloji ve Amerikan kalp-damar cerrahisi dernekleriyle devamlı işbirliği halindeyiz. Ben bypass ile ilgili çalışmaları yapan kurulda yönetim kurulu üyesiyim. Esas olan krizden önce yapılmasıdır ama sonrasında da yapılabilir.
KOLDAN ALIYORUM
Aynı araştırmada, tıkanmış kalp damarının bacak değil koldaki damarla değiştirilmesinin daha iyi olduğu belirtilmiş. Siz hangi yöntemi kullanıyorsunuz?
Avrupa Kardiyoloji ve Kalp-Damar Cerrahisi Derneği’nin bu konuda tavsiye mektubu var. Mümkün olduğu kadar atardamar kullanılmasını tavsiye ediyor. Ben ameliyatlarımda, yüzde 70- 80 oranında koldan atardamar kullanıyorum.
HİÇBİR ŞEY OLMADI
Amerika’da bu uygulama yüzde kaçlarda?
Amerika böyle bir araştırma yapmış ama onların kol atardamarı kullanma oranı yüzde 10! Bu oran Fransa’da yüzde 30, Almanya da ise yüzde 20. Bill Clinton’a New York’ta ünlü bir hastanede bacak damarından by-pass yapıldığı sırada, ben burada Amerikalı bir hastama kol atardamarından by-pass yaptım. Clinton’un damarı tıkandı, yeniden ameliyat oldu, benim hastama hâlâ bir şey olmadı.
GEÇİCİ YERİNE KALICI YAPAY KALP
Kalp naklinde azalma nedeni de donör (verici) azlığı. Bir çözüm üretmek zorundaydık; bu da yapay kalp oldu. Geçici yapay kalbi, kalıcı olarak takmada artış var. Şu anda Dokuz Eylül Üniversitesi’nde benim taktığım iki taraflı yapay kalpli hasta, bir yılı aşkın süredir yaşıyor. Yapay kalp taktığım bir hastam ölmüştü, kalp masajı ile yaşattık ve ardından yapay kalp taktık. Şimdi kahveye gidip tavlasını oynuyor. Dokuz Eylül’de şu anda üç tane yapay kalplihastam var.
İSVEÇ VE NORVEÇ’TE HASTALIK AZALDI
İsveç ve Norveç’te damar sertliği çok yaygındı, obezite çok sık görülüyordu. Özel bir program başlattılar ve şu anda stent uygulaması da, koroner by-pass da azalıyor.
İki ülkenin insanları da çok yaygın projeler ve tıbbı kontrollerle artık hasta olmuyor. Az yağlı yiyorlar, az sigara içiyorlar... Aynı etkiyi biz de başarabiliriz. Sigarayı bırakmak, obeziteyi önlemek çok büyük bir adım.
ANKARA’DA GELECEĞİN AMELİYATHANESİ VAR
Geleceğin ameliyathanesi, kardiyolog ile kalp cerrahının bir arada çalıştığı hibrit ameliyathane oldu. Ankara’daki Yüksek İhtisas Hastanesi’nde böyle bir ameliyathane var.
Hibrit ameliyathane, hastalar için çok büyük bir avantaj... EKO, EKG, anjiyo, tomografi tek bir ameliyathanede. Aynı anda bütün tetkikler yapılabiliyor, kapalı ameliyat sırasında bir sorun çıkarsa hemen açık kalp ameliyatı da yapılabiliyor.