Dünya gerçekte tam bir küre değil; kutuplardan basık, ekvator çevresinde ise şişkin bir yapıya sahip. IFLScience'ın aktardığı araştırmaya göre buzulların erimesi, tektonik hareketler ve gezegenin iç kısmındaki değişimler Dünya'nın biçimini sürekli olarak yeniden şekillendiriyor.
KUTUPLAR YÜKSELİYOR, EKVATOR ÇÖKÜYOR
Yunanistan'daki Aristoteles Üniversitesi'nden bir araştırmacı, Dünya'nın şeklindeki değişimi GPS verilerinden yararlanarak inceledi. 1990'ların sonlarından 2015'e kadar uzanan ölçümler, kutuplardaki yükselme hızının yaklaşık iki katına çıktığını gösterdi.
Eriyen buzlardan açığa çıkan su ise okyanuslara dağılarak daha düşük enlemlerdeki kütleyi artırıyor. Özellikle ekvator çevresinde biriken ilave su, okyanus tabanına baskı uygulayarak kabuğun aşağı doğru çökmesine neden oluyor. Bilim insanları bu süreci, bir yatağın üzerindeki ağırlık kaldırıldığında yüzeyin yeniden yükselmesine benzetiyor.
YERÇEKİMİ ÖLÇÜMLERİ NEDEN FARKLI SONUÇ VERİYOR?
Dünya'nın fiziksel yüzeyi yuvarlaklaşırken yerçekimi alanı farklı bir tablo ortaya koyuyor. Kutuplardan ekvatora taşınan su, ekvator çevresindeki toplam kütleyi ve dolayısıyla yerçekimi etkisini artırıyor. Bu nedenle yerçekimi verileri gezegenin ekvator bölgesinde daha şişkin hâle geldiği izlenimini verebiliyor.
Ancak fiziksel kabuk, artan ağırlığın etkisiyle dışarı doğru genişlemek yerine aşağı doğru bastırılıyor. Journal of Geophysical Research: Solid Earth'de yayımlanan çalışma, Dünya'nın geometrik değişimiyle yerçekimi alanındaki değişimin aynı şekilde ilerlemediğini ortaya koyuyor.