Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet'in Başkenti'ne Ankara'nın nostaljik fotoğrafları
1872 / Ankara Kalesi ve civarı
1873 / Osmanlı İmparatorluğu döneminde Ankara bölgesinden yöresel kıyafetler
Soldan sağa:
1) Yozgat bölgesinden bir Kürt kadını
2) Hristiyan bir esnafın karısı
3) Müslüman bir esnafın karısı
1935 / Augustus Tapınağı (Ankara Anıtı)
Bu tapınak 1555 yılında İmparator Ferdinand'ın yolladığı Hollandalı Busbecque tarafından bulunmuştur. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasından sonra, 1930 yılında Dr. Hamit Zübeyr Koşay tarafından gerçekleştirilen kazılarda, tapınağın tüm mimari yapısı ortaya konmuştur.
1935 / Eski adıyla Kasapyan Köşkü olan Çankaya Köşkü
Ankaralı bir Ermeni tüccar tarafından 1800'lü yılların son çeyreğinde yaptırılan ve sonrasında kentin zengin ailelerinden Bulgurzadeler'in eline geçen Kasapyan Köşkü olarak bilinen bağ evi, Ankara Müftüsü Rıfat Efendi'nin gayretleriyle halk arasında toplanan 4500 lira bağış sayesinde Bulgurzade Tevfik Efendi'den alınır ve Mustafa Kemal'e hediye edilir.
Mustafa Kemal, Ziraat Mektebi ve Direksiyon binasından sonra, Ankara'daki yıllarını 1921 yılında yerleştiği bu bağ evinde sürdürür. Atatürk, bugün müze olan Köşkte, 1921 ile 1932 yılları arasında kaldı. Annesi Zübeyde Hanım ve eşi Latife Hanım da bir süre burada oturdular. Kasapyan Köşkü, 1924 yılında Mimar Vedat ve Mimar Arif Hikmet Beylerin yaptığı ilavelerle bugünkü durumuna getirildi.
1935 / Hıfzıssıhha Sağlık Enstitüsü
Theodor Jost tarafından tasarlanmış olan bugünkü adıyla Refik Saydam Hıfzıssıhha Enstitüsü, Türkiye Cumhuriyet'nin ilk dönemlerindeki sağlık hizmetleri konusunda ilk kaydadeğer girişimlerden birisi olması bağlamında önemlidir.
Theodor Jost'un tasarladığı bakteriyoloji-kimyahane yani aşı üretim bölümü ve Robert Oerley'in tasarladığı Hıfzıssıhha Okulu ve merkez binası Rockefeller Vakfı'nın da yardımıyla inşa edilmiştir.
1935 / Eski Sayıştay Binası
Mimar Ernst A. Egli'nin modern görüntü vermesi için cephelerini değiştirdiği yapı 1925 yılında I. Ulusal Mimarlık üslûbunda Nazım Bey tarafından tasarlanmış, müteahhitliğini Arif Hikmet Koyunoğlu yapmıştır.
Bugünkü yapı kübik biçimlenmesiyle iki yanındaki I. ve II. Meclis binaları karşısındaki Ankara Palas'la büyük üslûp ayrılığı gösterir.