TV, sinema ve tiyatro dünyasından tanıdığımız dört isim ‘Heberler’ için bir araya geldi. Turkmax’te yayınlanan ‘Heberler’de, Mehmet Ali Alabora, Mahir İpek, Serhat Kılıç ve Levent Kazak, en komik halleri, kendilerine has üsluplarıyla ‘heber’ sunuyor. Ekipten Mehmet Ali Alabora, Mahir İpek ve Levent Kazak, Digiturk dergisinin sorularını yanıtladı.
* Onun dışında?
Mahir İpek: Haberlerde haber var, ‘Heberler’de “heber” var.
* “Heber”i nasıl tanımlarsınız?
M.A.A.: Sözcüğün aslı “heber” dir aslında, “haber” değil. Öz Türkçe’den gelir. Biz de yıllardır yapılan bir yanlışı düzeltmek ve bunun doğrusunu kullanmak istedik.
KABLO YETTİĞİ KADAR...
* “Heberler” fikri nasıl doğdu?
M.A.A.: Levent Kazak’ın fikridir. Hiç aklımızda böyle bir şey yoktu. Normal hayatımızı yaşıyorduk. Mutluyduk...
Levent Kazak: İki-üç sene evvel Berkun Oya ile yapmayı düşündüğüm bir projeydi. Çektiğimiz demodan sonra bu projeyi internet için uygulama fikri doğdu. Sonra bir şekilde kafamız karıştı ve rafa kaldırdık. Aradan iki yıl geçtikten sonra Elif Dağdeviren’e bir yemekte bu projeden bahsettim ve hayata geçti.
* Bu kadro nasıl toplandı?
M.İ.: Telefon aracılığıyla.
L.K.: Nokta atışıdır bu. Bir anchorman’e ihtiyacımız vardı. Hemen aklımıza ciddi tavrıyla Mehmet Ali Alabora geldi.
M.A.A.: İlk Mahir gelmiş, sonra “Hayır, Mehmet Ali var” dendi. L.K.: Serhat’ı duyuyor ama tanımıyordum. Oyununa gittim. Çok iyi bir oyuncudur. Mahir zaten askerden çok yakın bir arkadaşımdı.
* Sunumunuz doğaçlama mı yoksa önceden mi hazırlıyorsunuz?
L.K.: Bazı bölümleri metinsiz, doğaçlama oynuyoruz. Doğaçlama yapılan bölümler her zaman daha iyi oluyor bence.
M.A.A.: Bir haber merkezimiz ve 'heberci'lerimiz var. Bunlar günde yaklaşık 10-15 tane haberi, bir 'heber' havuzuna gönderiyor. Biz, çekim yapacağımız gün buradaki çekirdek 'heber' kadrosuyla toplanıyor, 'heber'lere bir kez daha bakıyoruz. Bir fikir üstüne "Sen böyle yap, ben böyle yapayım" diye bir çizgi çizip onu doğaçlıyoruz
* ‘Heberler’de izlediğimiz canlı bağlantılar gerçek mi?
M.A.A.: Biz, uzun zaman kablonun yettiği yere kadar canlı bağlantı yaptık. Dolayısıyla binanın çeşitli yerlerine kadar gittik. Mesela koridorun öbür ucuna yetişemiyoruz.
FAZLA POLİTİK DEĞİLİZ
*Türkiye’de yapılan habercilikte en çok eleştirdiğiniz şey ne? L.K.: Tek seslilik. Biz mümkün olduğu kadar haberlere ve yorumlara renk katmaya çalışıyoruz.
M.A.A.: Bir de manipülasyon... Ben “Muhabir” diye bir oyunda bir 1,5 muhabiri oynadım. Orada şunu gözlemledim; haber müdahale görüyor, manipüle ediliyor. Tabii ki sonuç itibariyle habercilik anlatıldığı gibi objektif bir şey değildir. En ufak bir montaj, haberin altına dramatik müzik döşeme gibi müdahaleler yeni bir gerçeklik doğuruyor. Aslında haberler ile ‘heber’lerin müdahale konusunda pek farkları yok.
M.A.A.: Bizim komedi iddiamız yok. Biz haber seyreden insanlara aynı zamanda ‘heber’ de seyrettirmek istiyoruz. Çünkü ‘Heberler’de hem ne olup ne bittiğini öğreniyorsun, hem de bu haberleri farklı bir yorumla alıyorsun.
* Yurt dışında ‘Heberler’e benzer programlar yayınlanıyor mu?
L.K.: Tabii, bu ‘News Show’ denilen ve dünyanın her yerinde uygulanan bir format. İngiltere’de; ‘The Day Today’ ve ‘Brass Eye’ gibi örneklerini görebilirsiniz.
* ‘Heberler’ için politik mizah programı tanımı uygun mu sizce?
L.K.: Değil. Hatta ben yeterince politik olmadığımızı düşünüyorum. Onu da ufak ufak ittiriyoruz.
* Bu kanalınızdan kaynaklanan bir rahatlık mı?
M.A.A.: Evet. Bir kere 15 dakikalık bir iş yapıyoruz. Bu ulusal kanalda olamazdı. Niş bir alanda daha kaliteyi öngören bir iş yapıyorsunuz.
15 DAKİKA OLMASI KALİTEYİ ARTIRIYOR
* Çekimler esnasında gülmemeyi nasıl başarıyorsunuz?
L.K.: Zorlandığımız zaman ayrı çekip sonradan birleştiriyoruz. M.A.A.: Kısacası bu kadar profesyonel insanlar aynı stüdyoda duramayabiliyoruz!
Sürenizin 15 dakika olması programa nasıl etki ediyor?
L.K.: Günlük bir programı 30 dakika yapamazdık. Çok tadımlık bir şey olsun istedik.
M.A.A.: Her gün seyredildiği için hap gibi olması lazım. Bir kere izlediniz, hastası oldunuz diyelim... Kısa olması ikinciden de keyif almanızı sağlıyor.
‘HEBERLER’ HAKKINDA FUZULİ RAKAMLAR...
* ‘Heberler’in yeni bölümü her gün 19.45’te yayınlanıyor.
* Program, üç sabit, bir jimmy jib olmak üzere dört kamerayla çekiliyor. Stüdyo konuklu bölümlerde ise kamera sayısı beşe çıkıyor.
* Çekimler sırasında stüdyoda sunucular ve yönetmen dahil yaklaşık 25 kişi bulunuyor.
YEDİ KUTU JÖLE
* Ortalama 13 dakikalık bir bölümünün montajı sekiz ila 12 saat sürüyor.
* Serhat Kılıç’ın her bir haber VTR’sini seslendirmesi, yaklaşık 20 saniye alıyor.
* Bir haber VTR’sinin görüntülerinin bulunup sesle birleştirilerek son haline getirilmesi yaklaşık 1.5 saat sürüyor.
* Bugüne dek yaklaşık 1.500 haber hazırlandı. Bunlardan 300’den fazlası programda kullanıldı.
* Anchorman Mehmet Ali, ilk günden itibaren 11 kez kravat değiştirdi ve bütün telefonlu kapanış esprilerini kendisi buldu.
* Haber koordinatörü Levent’in “Günün Yorumu”nda özenle geriye yatırılmış saçları için 250 gramlık yedi kutu jöle kullanıldı.
21 KEZ TEMİZLEME
* Kenan Evren’in evinin önündeki gelişmeleri aktaran muhabir Serhat’ın Hawaii gömleği 21 kere temizleyiciye gitti. Çekimden evvel Serhat’ın o bağlantıda ne diyeceğini kendisinden başka kimse bilmiyor.
* Mahir İpek, 1-2 sayfalık metni 15 dakikada oynayabilen bir oyuncu olduğu çin, doğaçlanacak metinler ona en fazla 1 kelime olarak veriliyor.
* İki aydır yayın bantlarıyla birlikte yaklaşık 700 kaset dolusu malzeme kaydedildi.