Kiracı ile mülk sahibi arasında yaşanan kavgalara bir yenisi eklendi. Ankara Altındağ'da çerçevecilik yapan Cengiz Örsel, iş yeri sahibinin 5 bin 200 lira olan kirasını 25 bin liraya çıkarmasına isyan etti. 20 yıldır dükkanda kiracı olan Örsel, bu yılın başında 3 bin 200 lira olarak ödediği kirasını yüzde 62'lik zam yaparak 5 bin 200 lira ödedi.
Daha sonra dükkana gelen ihtarname ile iş yeri sahibi Selahattin Erdem'in kendisinden yüzde 500 zam ile 25 bin lira kira bedeli istediğini öğrendi.
Bunun üzerine Örsel dükkanın camına, "Kira bedeli 3 bin 200 lira olan bu iş yerinde net 25 bin lira kira istenmektedir" yazılı bir pankart asarak duruma tepki gösterdi. Örsel, astığı pankarttan dolayı dükkanın önünde geçenlerin kendisini tebrik ettiğini belirterek, civar esnaftan kimsenin 25 bin lira gibi bir kira ödemediğini söyledi.
Çerçeveci Cengiz Örsel, dükkanda 20 yıldır kiracı olduğunu belirterek, "Devletin belirlediği oran olarak yüzde 62 artış yaparak 5 bin 200 lira yaptım. Ama dükkan sahibi bunu kabul etmedi. 25 bin lira kira istiyor. Yıl sonuna kadar 25 bin lira kira yatırmamı istiyor. Yıl sonunda da tahliye etmeyi ve beni mahkemeye vermeyi düşünüyor" dedi.
BEDDUA EDENLER OLUYOR!
Esnaf Cengiz Örsel, iş yeri sahibinin yaptığı zam artışına afişle tepki gösterdiğini dile getirdi. Örsel "Ankara esnafını temsilen tepki hakkımı kullandım. İnşallah olumlu sonuçlanır. Gelen tepkiler de gayet güzel oldu. Beddua edenler oluyor ama bu onların sorunu. Bana gayet güzel" diyerek sözlerine devam etti.
MÜLK SAHİBİ DE ŞİKAYETÇİ: VİCDANINIZ RAHAT MI?
İş yeri sahibi Selahattin Erdem ise dükkanın zemin katta ve 170 metrekare büyüklüğünde olduğu söyledi. Kiracının kendisini komşularına rezil ettiğini söyleyen Erdem, sözlerine şöyle devam etti: 3 bin 200 liraya oturuyordu 5 bin 200 lira yaptı. Ona keşke şunu sorsaydınız: Böyle bir para veriyorsunuz vicdanınız rahat mı?
Bu adamı böyle küçük düşürüyorsunuz içiniz rahat mı? Bunu buraya yazdın ama vicdanın rahat mı bunu böyle yaparken diye sorar mısınız ona. Adaletin kestiği parmak acımaz. Benim istediğim şeyi verecek diye bir şey yok. Adaleti var, usulü var. Mahkeme var orada. Mahkeme beni kayıracak değil ki. Mahkemeye verdim. Beni komşulara karşı rezil ediyor. Avukata verdim, mahkemeye gideceğiz. Mahkeme ne derse ben ona razıyım. Adaletin kestiği parmak acımaz.