Nişanlı çiftin sevişmesi yasak mı?
CEVAP: Sözlü ve nişanlı çiftler, dini ölçülere uygun olarak nikah kıyılmadığı sürece birbirine yabancıdır Sevişmeleri, birlikte olmaları, dinen caiz değildir
Erkek ile kızın nişanlanması, onların birlikte olacağı anlamına gelmez. Dini ölçülere uygun bir şekilde nikâh kıyılmadıkça sözlü veya nişanlı çiftler arasındaki yabancılık devam eder. Yani onlar diğer erkekler ve kadınlar gibi birbirlerine yabancıdırlar. Bir arada kalamazlar. Kız, yüz eller ve nihaî sınır olarak ayaklar dışındaki organlarını, sözlüsü veya nişanlısı yanında açığa vuramaz. Sözlülük veya nişanlılık dediğimiz durum yalnızca üçüncü şahıslar bakımından önem taşır. Yani sözlülük veya nişanlılık süresince üçüncü şahısların mezkur kıza talip olmaları haram olur. Burada bir vesile ile belirtmek isteriz ki sözlülük; nişanlılık dediğimiz halin uzun süre devamı İslâmî bakımdan onaylanamaz. Zira bu durum İslâmî ölçüleri ihlâle ve bunalımlara sebep olabilir.
* Cennet’te sevdiğimiz kızla beraber olabilir miyiz?
CEVAP: Cennet’e girerken dünya hayatındaki olumsuz duygularımızdan arındırılacağız. Eşlerimiz de sınırsız bedeni ve ruhî güzellikte olacaktır. Böyle olmakla birlikte istediğimiz ve isteyebileceğimiz her şey gerçekleştirilecektir. Eğer Cennet’e girebilirse eşimiz de bizden bağımsız olarak Cennet’e sahip olacaktır. Eşler isterlerse beraber olmayabilirler. Ama Cennet’e girmeye hak kazanmış birbirlerini seven insanlar isterlerse beraber olabilirler.
* Yurt dışında çocuk bakıcısı olan kız kardeşim, evin erkeği ile bazen yalnız kalıyor. Sakıncalı mı?
CEVAP: Sevgili Peygamberimiz, Rabbimizin “Zinaya yaklaşmayınız...” şeklindeki Kur’ânî emri çizgisinde (İsra 32) yetişkinlerin bir arada yalnızca kalmalarını yasaklamıştır. Çünkü onun açıklamasına göre yalnızca beraberlikler Şeytanî duygulara kapı aralayabilir. Ancak hizmetçilere, hizmet ettikleri evde örtünme konusunda kolaylaştırıcı ayrıcalıklar verilmiştir. Evin erkeği bakışları ve davranışları ile güven verebilen ve ev içi giyiminde mazbut bir tipse kısa süreli beraberliklerin yasak kapsamına girmeyeceği söylenebilir. Burada önemli olan kız kardeşinizin duyguları ve görüşleridir. Kararı o verecektir. Duyarlılığınızdan ötürü Allah sizden ve kız kardeşinizden razı olsun.
* Halk arasında söylendiği gibi, kadın uğursuz mudur?
CEVAP: İslâm Dini ‘uğursuzluk’ inancını, hurafe olarak vasıflandırarak ret etmiştir. Bu itibarla kadının uğursuz olabileceğine inanmak batılperestliktir. Allah’ın Resulü (s.a.). Yahudiler’den kaynaklanan ‘kadın uğursuzluğu’ ile ilgili hurafeyi konu alan sakındırıcı bir hadîslerinde şöyle buyurarak bizi uyarmıştır: “Allah Yahudileri cezalandırsın. Çünkü onlar, uğursuzluk atta, kadında ve evdedir” derler. Oysa ki bunlarda uğursuzluk yoktur. Uğursuzluk cehaletle yoğrulmuş kafalarda, hurafelere boğulmuş inançlardadır.
* Boy abdesti nedir, ertelenebilir mi?
CEVAP: Eşlerin birlikte olmasının ardından hemen yıkanılmasıdır. Cünupluktan kurtulma yani yıkanma/boy abdesti iki namaz vakti arası ertelenebilir. Allah şanını artırsın-Peygamberimizin “Cünüp olan eve rahmet melekleri girmez” şeklindeki duyurusu, iki namaz arası vakti aşan ertelemeleri içine alır.
* Eşlerin, cinsel tatmin ortamını hazırlaması caiz midir?
CEVAP: İslâm sözde, davranışta ve işte güzelliğe yönelttiği gibi giyimde ve kılık kıyafette de yönlendirmiş. Bu meyanda güzel kokular kullanılmasını da teşvik etmiştir. İnsan doğasının eğilimi olan süslenme ve kokulanma eşler arasında ayrı bir önem taşımaktadır. Çünkü onlar, kendilerine cinsel tatmin ortamını hazırlamak ve birbirlerini haramlardan korumakla yükümlüdürler.
Biz burada birkaç noktaya işaret etmekle yetineceğiz.
a- Süslenme ve kokulanmaya yönelik öğütler erkekleri de içine almaktadır. Çünkü onlar da kadın eşleri için koruyucu örtüdürler. (Bakara 187 Kadınların da onlar üzerinde hakları vardır. (Bakara 228,İ.Mace Nikâh 3)
b- Kadınlar ise kalıcı nitelikli estetik işlemler yapmaksızın eşlerine yönelik olarak süslenmelidir. Dışa karşı süslenme ve cinsel cazibeyi artırıcı parfümler kullanarak ilgi odağı olmak, kulluk çizgisi ile çatışır. Çünkü Kur’ân Nûr sûresinin 31. âyetiyle kadınlara, gizledikleri süslerinin bilinmesine ilişkin davranışları yasaklamaktadır. Peygamberimiz de şöyle buyurmaktadır: “Kocasının dışındakiler için süslenen kadın Kıyamet gününde nuru olmayan bir karanlık gibi olacaktır.” (Tirmizî Reda 13,Hn.1167)
* Boy abdesti nasıl alınır?
CEVAP: a) Yıkanma amacıyla önce besmele çekilir.
b) Ön ve arka yıkanır,
c) Sonra namaz abdesti gibi apdest alınır. Ancak su ağızda boğaza , burunda genize kadar ulaştırılır.
d) Baştan başlayarak sağ organlar takip edilerek bütün vücut yıkanır.
Bu açıklanan şekil yıkanmanın en güzel şeklidir. Su azsa ağza / buruna su verilir ve bütün vücut yıkanır.
* Cünupken tıraş olmada bir sakınca var mıdır?
CEVAP: Cünüp kişi, Nisa sûresinin 43. âyetine göre namaz kılamaz. Namazın farzlarından biri de Kur’ân okuma olduğu için İslâm bilginlerinin büyük çoğunluğu cünubun Kur’ân okuyamayacağı görüşündedir. Ancak Peygamberimizin açıklamasına göre cünup kişi abdest alarak veya ağzını çalkalayarak yemek yiyebilir. Bu ön bilgilerden sonra sorunuzun cevabına geçebiliriz. Dinimizde cünubun yapamayacağı işler arasında tıraş olmamak yoktur. Dolayısıyla tıraş olabilirsiniz. Ama mecbur kalmadıkça cünüp iken tıraş olmamanızı öneririm.
* Lohusalık dönemi, 40 günde mi biter?
CEVAP: Lohusalık kanın kesilmesi ile biter. Örneğin doğumdan sonra 10.gün kesilirse 10. gün, 25. gün kesilirse 25. gün biter. Eğer 40. günün sonunda kesilmezse lohusalık hüküm olarak bitmiş olur. 40. günden sonra kan devam etse de lohusalık hüküm olarak bitmiş olacağından kadın güsül abdesti alır, namaza başlar ve kocasıyla da ilişkiye girebilir.
* Tüpleri bağlatmak istiyoruz. Caiz midir?
CEVAP: Bismillah... Rabbimizin kurduğu bedenî yapıya müdahale olacağı için tüpleri bağlatmanıza, onay verilemez. Çünkü caiz değildir.(Nisa 119) Bu arada şu gerçeğe de vurgu yapalım. Ana ve çocuk sağlığı gerektirmedikçe Sezaryen yaptırılması da caiz değildir. Bu vesile ile büyük ölçüde çıkar amaçlı olarak yapılan sezaryeni doğallaştıran tıp adamları ve kurumlarını da şiddetle kınadığımızı bildiririz.
Kadına parfüm caiz mi?
CEVAP: Kadınların parfüm sürmesi caiz değildir. Bu durum, erkeklerin dikkatini çeker ve tüm ilgiyi cinsellik üzerinde yoğunlaştırır.
* Kadına parfüm caiz mi?
CEVAP: KOCASI ve babası-kardeşleri gibi ebediyen evlenemeyeceği mahremleri yanında kullanması helal ise de yabancılar yanında kullanması haramdır. Çünkü kadını kişiliği üzerinden değil de cinselliği üzerinden ilgi odağı kılacak bu işlem, Rabbimizin “Zinaya yaklaşmayınız...” şeklindeki yasağına aykırılıktır. ( İsra 32) Bu aykırılığı Peygamberimiz de şöyle açıklamaktadır: “Şehvetle bakan göz, zina işlemiştir. İlgilerini çekmek için güzel kokular sürünerek erkekler arasına giren kadın da (şehvetle bakan kişiler gibi) günah işlemiştir.” ( Ebû Davud Tereccül, 7)
* Aynı işyerinde kadın-erkek arasındaki ilişki nasıl olmalı?
CEVAP: Kadın, evi dışında çalıştığında İslâmî ölçülere uygun olarak örtülü (Nûr 31) olmalıdır. Davranışları ve konuşmalarında da vakarlı olmalıdır.
* Cünüp olarak ölen kişinin durumu ne olur?
CEVAP: Cünüplükten ötürü yıkanmak Rabbimizin Kur’anî emri olarak farzdır. (Maide 6) Ancak yıkanma iki namaz arası bir süre ertelenebilir. Mesela yatsıdan sonra cünüp olan kimse yıkanmayı sabah namazı vaktine kadar erteleyebilir. Bu erteleme sırasında vaki olacak ölüm, kişi için bir sakınca oluşturmaz. Bir diğer anlatımla kişi günahkâr olmaz. Meşru süreyi aşan ertelemeler günahkâr kılarsa da kişinin var olan imanını gidermez.
* Eşcinsel eğilimlerim ve hatalarım oldu. Ne yapmalıyım?
CEVAP: a. Önemli olan hataların sürdürülmemesidir. Bunun içindir ki Yüce Allah insanlara tövbe kapılarını açmıştır. Yapılacak yürekten tövbeyi kabul edeceğini de vaat etmiştir.
b. İnsanı ve cinselliğini yaratan Yüce Allah, eşcinselliği haram kılmıştır. Dolayısıyla eşcinsellik eğilimlerinin doğuştan olduğu iddiası geçersizdir.
c. İnsan potansiyel olarak diğer çirkinlikler gibi eşcinselliğe de eğilimlidir. Burada akıl, inanç ve irade devreye sokulmalıdır.
d. Burada ilahî deneme söz konusudur. Bakalım , Allah’ın verdiği aklı O’nun verdiği emirler ve yasaklar doğrultusunda kullanabilecek misiniz? Bazıları örneğin hastalıkla denendiği gibi siz de deneniyor olabilirsiniz.
e. Istırap çekiyor ve annenize de çektiriyorsunuz. Buna hakkınız yoktur. Bu, bize yasaklanan/haram kılınan işkence türlerindendir.
f. Yaratanımızın buyruğuna aykırı olan eşcinselliği benimsemiyor, karşı çıkıyorsunuz. Kurtulmanın gereğine inanıyorsunuz. Bu sebeple de kurtulacaksınız.
g. Namaz kılmanızı ve Allah'a yaklaşmanızı öneriyorum. Size eşcinselliği hatırlatacak çevrenizi bırakınız. Dindar bir arkadaş çevresi edininiz.
* Boşanmak günah mıdır?
CEVAP: Tüm çabanıza rağmen boşanmak istiyorsanız günahkâr olmazsınız. Mahkeme yoluyla boşanma da yeterlidir.
* Eski eşle aynı evde, birlikte yaşamak caiz mi?
CEVAP: Medeni nikâhla eşinden boşanan erkek eski eşiyle karşılıklı rızaya dayalı olarak ve yeni bir mehir vererek tekrar evlenebilir. Bunun için aileler arası bir toplantı ile nikâh kıyılabilir. Nikâhsız olarak bir arada bulunmaları, yabancı bir erkek ve kadınla bir arada bulunmak gibi günahtır.
* Yabancı erkeklerle düşüp kalkmak kabul edilebir mi?
CEVAP: Meşrû ölçüleri içerisinde cinsel kıskançlık bir üstünlük olduğu gibi, kıskançlığın zıddı olan yaklaşımlar da aşağılıktır. Allah’ın Resûlü Sevgili Peygamberimiz kişinin karısını, kızını, kız kardeşini vs. kıskanmamasını; onların pisliğini; yabancı erkeklerle düşüp kalkmasını veya onların yanına erkekler salınmasını büyük bir haram olarak nitelemiştir. (M. Zevâid 4/327) Böylesi haram işler, Allah’ın sevgisinden yoksun kılar. Cennet’ten uzaklaştırır.
* Mahkumların cinsel ilişki kurmalarına izin verilmeli mi?
CEVAP: Sorunun cevabını “İslâma Göre Cinsel Hayat, Beyan, 2008, İst. S.283” bir alıntı ile verelim: İslâm ceza hukûkunda hapis cezası varsa da istisnaî hallere özgüdür. Hanefî mezhebi müctehitlerinden İmam Muhammed gibi bazı İslâm hukukçuları, mahkûmiyet öncesi tutukluluk süresinin uzaması halinde bu durumun meşrû cinsel hayatı büsbütün mahkûm edici olmaması ve cezaların ferdiliği ilkesini aşarak, eşin mağduriyetine sebebiyet vermemesi için belirli sürelerde tutuklularla eşlerinin bir araya getirilmesi içtihadında bulunmuşlardır.
* Eşler, gizli para biriktirebilir veya borçlanabilir mi?
CEVAP: İslâm aile düzeninde kadının nafakasını sağlamakla yükümlü olan erkek bu görevini yaparsa, kazancını eşine bildirmeden biriktirebilir. Kadın da örneğin babası yoluyla edindiği birikimini kocasından gizleyerek açıklamayabilir. Çünkü İslâm’da eşler arsında mal ayırımı vardır. Ancak kadın, ödeyemediğinde kocasından istenebilecek bir borcu, onun onayı olmadan yapamaz/yapmamalıdır.
* Tuvalet kağıdı ile temizlik yeterli mi?
CEVAP: Suyun bulunduğu yerde su ile taharetlenmek/temizlenmek Peygamberimizin emridir. Onun açıklamasına göre, su ile temizlik bütün peygamberlerin şerîatlerinde de yer alan temizlik şeklidir. Suyun bulunmadığı yerde kağıt kullanılabilir. Temizlikte su ile yetinilebileceği gibi önce kağıt, sonra su da kullanılabilir. Suyun bulunmadığı yerde tuvalet kağıtlarının kullanılması hiç şüphesiz dînimizin emir buyurduğu temizliğe daha uygundur. Kaldı ki bunda zarûret de vardır.
* Hazlı bakışlar haram mı?
CEVAP: Kur’ân’ın Nur suresinin 30. ve 31. âyetlerinde mümin kadınlar ve erkeklerin gözlerini cinsel arzulu bakışlardan korumaları emredildiği için cinsel haz amaçlı bakışlar cinsel taciz olarak yasaklanmıştır. Ancak beğeni ile sonuçlansa da cinsel arzuyla tekrarlanmayan ani bakmalar ve bakışmalar da sakınca yoktur.
* Mastürbasyon caiz midir?
CEVAP: Erkek veya kadın için mastürbasyonu yasaklayan doğrudan bir âyet ve sahih bir hadis yoktur. Eşlerden birinin mastürbasyon yapması; cinsel görevini aksatması durumunda- eşe zulüm olacağı için haramdır. Ancak arzular şiddetlenir de zinaya düşme tehlikesi belirirse mastürbasyon caiz olduğu gibi vacib/yapılması gerekli bir görev olur.
* Korunma yolları meşru mudur?
CEVAP: Korunma yöntemlerine başvuru, İslam’da sıcak bakılmayan fakat kesinlikle de yasaklanmayan bir konudur. Ancak koruyucu yöntemler içerisinde erkek ve kadının ruhsal ve bedensel sağlığını tehdit edebilecek uygulamalara, öz varlığımıza zulüm olacağı için haramdır içtihadında bulunabilir. Hayati bir gereksinim olmaksızın yaratılış düzenine müdahale nitelikli Kordon bağlatma benzeri uygulamalar ise hiç şüphesiz haramdır.