Kasır, Arapça saray demek… Türkçe'de köşkle eş anlamlı… Kasırlar, sadece hünkârların malı sayılan ve sarayların haricinde inşa edilen, köşkten büyük binalara deniyor. Saraylardan sonra dönemlerı·nı·n en görkemlı· yapıları sayılıyorlar.
Devamlı ikamet için kullanılmayan kasırlar, tarihte padişahların dinlenmeleri için vakit geçirdikleri yerler konumundaydı. Kimi zaman at bindikten sonra, ok talimleri ya da av partilerinden dönüşte, kimi zaman askeri tesisleri ziyaretlerinin ardından kullanılıyorlardı…
Kasırlar bunun dışındaki zamanlarda, ziyarete gelen yabancı devlet adamlarının ağırlandığı bir konukevi ya da önemli uluslararası toplantıların yapıldığı gizli binalar niteliği taşıyordu.
Bizans döneminde de imparatorların dinlenme yeri olarak kullanılan, Osmanlı döneminde tersane bahçesi olarak adlandırılan bir koru içinde…
Burada inşa edildiği kesin olarak bilinen ilk kasır sultan I. Ahmed'ı·n saltanatına yanı· 1603'le 1617 arasına tarı·hlenı·yor…
Bı·na Sultan III. Selim (1789-1807) döneminde büyük bir onarım görerek yeniden düzenlenmiş ve bugünkü görünümünü kazanmış…
Dîvânhâne ve Beste Odası'nda pencere üstlerinden dolaşan bir frizde dönemin tanınmış şairleri Şeyh Gâlib ve Enderûnî Fâzıl'ın, kasrı ve III. Selim'i öven şiirleri Hattat Mehmed Esad El Yesârî tarafından ta'lîk hat ile yazılmış… Osmanlı klasik mimarlığının son yapılarından olan kasır; süsleme açısından çağının beğenisini yansıtıyor…
Ana yapı olan Merasim Köşkü; ön cephesinde, dönemin beğenisini yansıtan barok çizgiler taşıyan bı·r merdiven, hareketli kabartmalarıyla zı·yaretçı·lerı·nı· karşılıyor…
Padişahın maiyeti, kimi zaman da haremi tarafından kullanılan maiyet köşkü ise; diğerine oranla daha az süslü bir yapı…
Bir koruluğun içinde yer alan Maslak Kasırları'ndan günümüze; Kasr-ı Hümâyûn, Mâbeyn-ı Hümâyûn ve Limonluk, Çadır Köşk ve Paşa Dairesi gelebilmiş…
Yapılar, 19. yüzyıl sonları ahşap Osmanlı konut mimarlığı ve süslemeciliğinin seçkin örneklerini oluşturuyor…
Günümüzde Kasr-ı Hümâyûn, eldeki belge, anı ve eski fotoğrafların ışığında onarılarak bir müze-saray halı·ne getı·rı·lmı·ş…
Sultan I. Mahmud (1730-1754) döneminde Dıvıtdâr Emin Mehmed Paşa, padişah için bu Hasbahçe'nin deniz kıyısına iki katlı ahşap bir saray yaptırmış…
Bu yapı sultan III. Selım (1789-1807) ve Sultan II. Mahmud (1808-1839) dönemlerinde de onarılarak kullanılmış.
Sultan Abdülmecid, Dolmabahçe ve Ihlamur yapılarında olduğu gibi Küçüksu Kasrı'nın bulunduğu alanda da eski ve ahşap yapıyı yıktırarak, yerine bugünkü kasrı yaptırmış…