Florida Keys'te tropikal deniz canlıları üzerine çalışan Nedimyer, bölgedeki mercan resiflerinin hastalıklar, güçlü fırtınalar ve mercan beyazlaması nedeniyle hızla yok oluşunu yakından izledi.
Geyik boynuzu ve elk boynuzu olarak bilinen dallı mercanların bazı bölgelerde yaklaşık yüzde 90 azalması, bir zamanlar canlı bir ormanı andıran deniz tabanını sessiz ve renksiz bir alana çevirmişti.
HER ŞEY KIZININ OKUL PROJESİYLE BAŞLADI
2000 yılı civarında Nedimyer'in kızı, 4-H gençlik programı için bir deniz biyolojisi projesi hazırlamak istedi. Baba-kız, resiflerden koparak deniz tabanına düşen ve ölmek üzere olan küçük mercan parçalarını toplamaya başladı.
Parçaları doğrudan zemine yerleştirmek yerine açık denizde askıda duran özel yapılara bağladılar. "Mercan ağacı" adı verilen bu sistemler, mercanların güneş ışığına ve besin taşıyan akıntılara daha kolay ulaşmasını sağladı. Parmak büyüklüğündeki bazı parçaların yalnızca altı ila dokuz ay içinde basketbol topu büyüklüğüne ulaşabildiği görüldü. The Economic Times'ın aktardığına göre, başarılı parçalar bölünerek yeni mercanların üretilmesinde kullanıldı.
KÜÇÜK DENEY DEV BİR RESTORASYON AĞINA DÖNÜŞTÜ
Çalışmanın olumlu sonuç vermesi üzerine Nedimyer, 2007'de Coral Restoration Foundation'ı kurdu. Açık deniz fidanlıklarında büyütülen mercanlar, yeterli boyuta ulaştıklarında dalgıçlar tarafından hasarlı resiflere nakledildi. Böylece mercanları büyütme, çoğaltma ve yeniden resife yerleştirme döngüsü oluşturuldu.
Nedimyer'in geliştirdiği yöntem zamanla Florida'nın dışına çıktı. Benzer su altı fidanlıkları Bonaire, Curaçao, Cayman Adaları, Hawaii, Fransız Polinezyası ve Avustralya gibi bölgelerde kullanılmaya başlandı.
200 BİNDEN FAZLA MERCAN DENİZE TAŞINDI
Haberde paylaşılan bilgilere göre, 2022'ye kadar zarar gören resiflere 200 binden fazla mercan yerleştirildi.
Buradaki "ağaç" ifadesi gerçek bitkileri değil, mercan parçalarının yetiştirildiği ağaç biçimli askı sistemlerini anlatıyor.