Afrika'dan 15'inci yüzyıldan itibaren Anadolu'ya gelen ve başta İzmir olmak üzere Aydın ve Muğla gibi şehirlerde yaşayan siyah tenli vatandaşlar, "Afro-Türkler" olarak anılıyor. "İzmirli Afro-Türkler", Afrikalı atalarından miras siyahi rengi tenlerinde, yıllardır tek vatan bildikleri Türkiye sevgisini ise yüreklerinde taşıyor.
AA'nın haberine göre, Afrika ülkelerinden 1500'lü yıllardan itibaren tarım işçiliği ve askerlik gibi çeşitli nedenlerle Anadolu'ya gelen siyahi göçmenlerin torunları yaşamlarını, İzmir'in Bayındır ilçesine bağlı Hasköy Mahallesi gibi kentin bazı bölgelerinde sürdürüyor.
Zaman içerisinde "İzmirli Afro-Türkler" olarak anılmaya başlanan Afrika kökenliler "siyahi rengi" korusa da geçen süreçte tipik bir Türk ailesi gibi Ayşe, Hatice, Şakir, Mehmet ve Ali gibi isimleri tercih ediyor.
Pişi, peynir ve karpuzdan oluşan mütavazı sofrada, Türkiye sevgisi, beyaz tenli ahiretlikler, yoksul yaşamlar, yarıda bırakılan eğitim hayatı konuşuluyor.
Afro-Türklerin birçoğu atalarının ne zaman, nereden ve ne için Anadolu topraklarına geldiğini bilmiyor ancak kendilerini "Türk" olarak görüyor ve siyahi tenleriyle ilgili sorulara biraz da sitemli cevap veriyor.
Okuma yazma bilmeyen ama tarihi Kemeraltı Çarşısı'nın her sokağını adeta "karış karış" bilen Mesure Doğan "geçim mücadelesiyle", deri parçalarını dikerek yaşamını idame ettiren Yalçın Yanık ise çarşıdakilerin "ilgi odağı olmanın mutluluğuyla" hayata tutunuyor.
ANNESİNİ AFFETMEMİŞ
Sudan kökenli Güngör Delibaş, 73 yıllık yaşamındaki tek aşkının "beyaz tenli" olduğunu, onun için ailesini bırakıp kaçtığını söyledi.
Eşini bir süre önce yakalandığı hastalık nedeniyle kaybettiğini anlatan Delibaş, "Aslen Sudanlıyım. Ailem okutmadı. Komşumuzun oğlunu çok sevdim, ona kaçtım. Yıllarca korkudan köyüme gidemedim ama aşkımdan da vazgeçmedim.
Çocukluğunun pamuk tarlalarında çalışarak geçtiğini vurgulayan Doğuluer, "Okuyup 'şu olacağım' diyemedim. Her şey iyi olsun isterdim ama olmayacağını biliyordum. Köyümdekiler ise beni yabancı bilmediler. Köyün dışına çıkınca 'Arap' diyenler oluyor, işte onlara kızıyorum." dedi.
Damadının İzmirli olduğunu anlatan Sınaiç, "Oğlum da beyaz bir kızla yuva kurdu. Benim torunlar melez. Herkes istediğiyle evleniyor.
"Afro-Türk olmak hem keyifli hem zor" diyen Doğuluer, "İnsanlar bazen Türk olduğumuza inanmıyorlar. Nüfus cüzdanımı görmek, fotoğraf çektirmek isteyenler, İngilizce konuşanlar oluyor. Geçmişte iş konusunda yaşadığım bazı sıkıntılar oldu." diye konuştu.
"KENT MERKEZİNDE YAŞAYAN AFRO-TÜRKLER"
Okuma yazma bilmeyen, tarihi Kemeraltı Çarşısı'ndan satın aldığı terlik, kumaş gibi ürünleri satarak geçimini sağlayan 70 yaşındaki Mesure Doğan ise hayatına ilişkin şunları anlattı:
"Babamı küçük yaşta kaybettim. Evlendim, çocuğum olmadı, eşim de öldü. Burada bir Allah'ım bir de kardeşlerim var. Kemeraltı'ndan aldıklarımı köylerde satıyorum.