Seda Sayan'ın iki yıla kadar hapsi isteniyor
Şarkıcı Seda Sayan hakkında, şarkıcı Ankaralı Turgut'a ''hakaret'' ve ''tehdit'' ettiği iddiasıyla 9 aydan 4 yıla kadar hapis istemiyle yargılanmasına devam edildi.
Bakırköy 1. Sulh Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, kamuoyunda ''Seda Sayan'' olarak bilinen şarkıcı Aysel Gürsaçar ve avukatı Şenay Vural ile kamuoyunda Ankaralı Turgut olarak bilinen Turgut Karataş'ın avukatı katıldı. Duruşmada savunmasını yapan Sayan, Karataş'ın kendisi hakkında bir televizyon programında ağza alınmayacak sözler söylediğini ifade ederek, kendisinin de programında Karataş'a karşılık vermek istediğini ve amacının hakaret ya da tehdit etmek olmadığını belirtti. Mahkeme, Sayan'ın savunmasının tamamlamasının ardından duruşmayı erteledi.
Bakırköy Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianamede, Sayan'ın, 2009 yılında özel bir televizyon kanalındaki programında Turgut Karataş'a ''hakaret'' ettiği iddiasıyla TCK'nın 125. Maddesi gereğince 3 aydan 2 yıla kadar, ''tehdit'' ettiği iddiasıyla da TCK'nın 106. Maddesi uyarınca 6 aydan 2 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Kına gecesinde döktürdü
Fenerbahçe'nin kalecisi Volkan Demirel, bu akşam Belçika Güzeli Zeynep Kübra Sever'la evlenecek. Ünlü çift geçtiğimiz aralık ayında Belçika'da nişanlanmıştı. Uzun süredir düğün hazırlıkları yapan çift, Çırağan Sarayı'nda nikâh masasına oturacak.
KINA GECESİNDEN FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN!
VİLLADA KINA GECESİ
Zeynep Kübra Sever'in kına gecesi ise geçtiğimiz gün Volkan Demirel'in Acarkent'teki villasında yapıldı. Aile arasında gerçekleşen geceye yalnızca çiftin yakın dostları katıldı. Spor camiasından kimsenin davet edilmediği gecede ağıtlar yakıldı, türküler söylendi. Mini bir elbise giyip duvak takan Sever, gece boyunca dans etti.
Dünya ona, o Ebru Şallı'ya hayran!
Amerika'da çok sayıda yönetmen, model ve TV yıldızına pilates dersi veren 'En Fit Anne' lakaplı; hamile pilatesi eğitmeni Tracey Mallett ile Türkiye'yi pilates ile tanıştıran dokuz aylık hamile Ebru Şallı Tan, 17-19 Eylül tarihlerinde İstanbul Point Hotel'de düzenlenen pilates konferansında bir araya geldi.
EN FİT ANNE!
Dünyada pilatesin gurusu olarak bilinen Mallett, Ebru Şallı Tan için "Şu ana kadar gördüğüm en fit hamile" yorumunda bulundu. İstanbul'un ilk pilates konferansına katılan Tan, dokuz aylık hamile olmasına rağmen fitliğiyle dikkat çekti.
Seren'in izinden gidiyor
Sanatçı Hülya Avşar, yoğun bir iş temposuna girdi. Önceki günlerde Kanuni Sultan Süleyman'ın hayatını anlatan bir belgeselin çekimi için kamera karşısına geçen Hülya Avşar, Osmanlı tarihinin en önemli kadın karakterlerinden olan Hürrem Sultan'ı canlandırdı.
ÖRNEK ALDI
Bir taraftan gelen dizi projelerini değerlendiren güzel oyuncu, diğer taraftanda da yeni albüm çalışmalarına ağırlık verdi. Albüm için kendisini de yenilemek isteyen Hülya Avşar'ın kendisine örnek aldığı isim ise Seren Serengil oldu. Yaşadığı kötü günleri geride bırakarak büyük bir hırsla gittiği Bodrum'daki zayıflama merkezinde iki ay kalan ve sonunda 20 kilo veren Seren Serengil'in değişimine ayak uyduran Avşar Kızı, ilk iş olarak da kafasına kilo vermeyi koydu.
DİYETE BAŞLADI
Dr. Osman Müftüoğlu ile görüşen ve forma girmek için kolları sıvayan Avşar, şimdiden diyet yapmaya başladı. Yeni albümü için şarkı araştırmalarını sürdüren Avşar, diğer yandan da modacılarla görüşüyor. Avşar'ın, forma girmek için spora da ağırlık verdiği konuşuluyor.
İŞTE MUCİZE DİYET LİSTESİ
Seren Serengil'in 20 kilo vermesini sağlayan diyet listesi şöyle:
KAHVALTI (Saat 8.30)
Yulaf, yaban mersini, yoğurt ve tarçın karışımı.
ARA ÖĞÜN (Saat 11.00)
Kerevizden, maydanoza her bitkinin kökü kaynatılarak içiliyor.
ÖĞLEN (Saat 12.30)
Izgara tavuk ve salata.
ARA ÖĞÜN (Saat 16.00)
Bitki kökleri suyu içiliyor... Bir adet meyve.
AKŞAM (Saat 19.30)
Izgarada yağsız avuç içi kadar balık ve bol salata.
AĞA ÖĞÜN (Saat 22.00)
Yine bitki kökleri suyu içiliyor.
Kocaya seksi poz 'serbest'
İstanbul’un fethini konu alan ‘1453 Fetih’ filminin başrol oyuncusu Dilek Serbest, siyah saçlı imajı ile kocası Güneş Kazdal’ın objektifine poz verdi. Geçtiğimiz ay aile arasında bir düğünle evlenen Serbest, “Her oyuncunun kariyerinde bir dönem filmi olması gerek. Fatih Sultan Mehmet’in hayatından çok etkilendim” dedi.
Sağlığım iyi, kanser değilim!
Geçtiğimiz günlerde yediği dondurma yüzünden sesinin kısıldığını düşünen Aydemir Akbaş, gittiği hastanede ameliyata alındı. Ses tellerinde nodül olduğu anlaşılan ünlü oyuncu, kanser olmadığını söyledi. Akbaş, "Kimse merak etmesin! Ben 90 yaşına kadar yaşarım. Sağlık durumum iyi. Tek sıkıntım 50 yıldır aralıksız içtiğim sigarayı bırakmak... Bir tek, bu yüzden zorlanıyorum"dedi.
Coşkun konuştukça Akalın oy kaybediyor
Eurodanceweb.net internet sitesi tarafından her yıl yapılan 'Avrupa'nın En İyi Dans Müziği' yarışmasında bu yıl Demet Akalın Türkiye'den aday gösterildi. Oylamanın başladığı günlerde Akalın, 40 ülkenin adayları arasında 'Tecrübe' şarkısıyla zirveye yükselmişti.
POLONYA'YA DESTEK
Ancak 30 Ağustos'tan itibaren radyocu Zeki Kayahan Coşkun'un, Twitter sayfasından insanları yönlendirerek Polonya'nın kazanması için çalışmaya başladığı öğrenildi. Daha önce verdiği bir röportajda Akalın'ın Türkçe'yi doğru kullanmadığını ve şarkılarını da hiç beğenmediğini söyleyen Coşkun, önce Polonya'yı destekledi. Ardından Romanya'yı desteklemeye girişti.
SIRA İRLANDA'DA
102 bin 554 kişinin katıldığı oylamada; şu an Polonya 35 bin 759 oyla birinci sırada, Romanya ise 23 bin 680 oyla ikinci sırada yer alıyor. Akalın ise 22 bin 073 oyla üçüncü sırada. Ünlü radyocu, bu gelişmelerin ardından şimdi de Akalın'ı yakından takip eden İrlanda'yı destekliyor.
Bilginer 'yavşak'ta ısrar ediyor
Ünlü oyuncu Haluk Bilginer, 46 dergisine verdiği röportajda, söylediği sözler büyük yankı uyandırdı. Bilginer, "Büyük oyuncu olarak hatırlanan birçok isim aslında kötü oynayan ama efsane yaratmayı becerebilmiş yavşağın tekiydi. Oyuncuların çoğu genellikle yavşaktır. Babam öldü ama hâlâ sahneye çıkarım yavşaklığına da inanmam" demişti. Kimi oyuncular Bilginer'in ayıp ettiğini, kimi ise sonuna kadar desteklediğini söyledi. Yaşanan gelişmeler üzerine Ünül oyuncu, gazetelere şöyle bir yazı gönderdi:
NASIL BİR GAZDIR BU?
- Bir mesleği kutsallaştırmak çabası nedendir acep? Mesleği doğru-dürüst icra etmek yerine, mesleklerini kutsallaştırıp göz boyamak isteyenlere ayna tutulmuş gibi mi oldu? Bir marangoz övünmüş müdür hiç? Babam öldüğünde atölyeye gidip iki masa, bir büfe zımparaladım diye... Bir aşçı böbürlenmiş midir? Anamı kaybettikten sonra mutfağa girip bir tepsi baklava açtım diye... Oyuncu niye aynı durumu kullanarak farklı bir algı yaymak isteğindedir dersiniz? Oyunculuk niçin kutsaldır da, inşaat işçiliği değil?
- Kendi suretini aynada görüp de aynayı kırmaya çalışana ne demeli? Haberi kaynağından okumadan, hatta haberin sahibine sormak gerekirken, nasıl bir gaza gelmektir bu?
NEFRET BİRİKMİŞ
- Sansasyonel başlık atmak gazeteci refleksidir mutlaka... Konuşma anında, öfkeyle, bir durumun altını çizmek adına sarfedilmiş sözleri alıp, içeriğinden bağımsız kullanmak yazanın tasarrufudur tabii ki. O başlığın altındakini okumak zahmetinde bile bulunmadan, hangi bağlamda, kimler ve hangi durumlar kastedilerek sözün sarfedildiğini araştırma zahmetine katlanmadan nasıl bir saldırıdır bu? Nasıl ve ne sebeple bir nefret birikmiştir ki, o düğmeye basıldığı anda patlar?
SEYİRCİYE LAF ETMEDİM
- Yıllardır söylüyorum, söylediklerimin aynısını, tık yok! Konunun içeriğine bakmadan, neler söylendiğine kulak asmadan, tartışmaya girmekten kaçınarak, sadece 'Yavşak'la ilişkiye girip salyalar akıtmak... Alakalı, alakasız bir sürü insan...
- Aynı meslekten sayıldıklarımız nereden çıkardılar seyirciye laf ettiğimi? Nasıl bir niyet okumadır bu? O laf konunun muhataplarınadır, seyirciye değil, haberiniz ola...
- Ama... 'Yavşak'da ne kadar güzel bir sözcüktür, değil mi? Yav-diye alt perdeden başlayıp. Ş harfinden aldığı güçle tokat gibi patlar... Gözünü sevdiğimin Türkçesi...
Gündeş'ten eşine sürpriz
Ebru Gündeş; eşi Reza Zarrab'a Çırağan Sarayı'nda sürpriz doğum günü yaptı. Davete 60 kişi katıldı, sahneye Rober Hatemo çıktı.
Türkler'in hepsi böyle mi?
atv ekranlarında yayınlanan ve yeni sezona ilginç gelişmelerle başlayan 'Aşk ve Ceza' dizisinin Kanlıca'daki setine konuk olduk. Ekip yoğun geçen çalışmalara rağmen çekim arasında oldukça eğlenceli vakit geçiriyor.
AŞK MUTSUZLUKTUR
Dizide, töre nedeniyle isteği dışında evlilik yapan 'Savaş'a gönül veren 'Yasemin'i canlandıran Nurgül Yeşilçay zorlu aşk hikayesiyle ilgili olarak, "O kadar gizli saklı durumun açığa çıkmasından sonra bile hâlâ ilişkileri devam ediyorsa aralarında çok güçlü bir bağ var demektir" diyor ve ekliyor: "Bu yaşadıkları büyük aşk onlara mutluluk mu yoksa mutsuzluk mu getirecek bunu zaman gösterecek. Hatta bazen aşkın kendisi mutsuzluktur." Canlandırdığı 'Savaş' karakterinin çok sabırlı olduğunu belirten Murat Yıldırım ise rolüyle ilgili şunları söylüyor: "Zaman zaman 'Bu kadar da olmaz' dediğim oluyor. Çünkü ben Savaş kadar asla sabırlı olamazdım." Daha önceki dizisi 'Asi'le Orta Doğu'da izlenen oyuncular arasında yer alan Murat Yıldırım, Arapların, Türk yapımlarına olan ilgisini şöyle anlatıyor:
KÜLTÜRLERİMİZ YAKIN
"Türk toplumu Arap kültürüyle uzak sayılmaz. Birçok ortak yönümüz var. Bizim dizilerimize büyük bir ilgi duyuyorlar. Türkiye'ye bakış açılarını da etkileyen bir durum bu... Birçok Arap bana dizilerdeki olayların gerçek olup olmadığını soruyor. 'Türkiye'de insanlar böyle mi?' diyorlar.
Nurgül Yeşilçay'la çalışmak güzel
Ankara'da kısa dönem askerliğini tamamlayan Sinan Tuzcu ayağının tozuyla sete adım attı. 'Aşk ve Ceza'nın kadrosuna dahil olan oyuncu, 'Savaş' karakterinin yurtdışından dönen en yakın arkadaş 'Sinan'ı canlandıracak. Dizide oynaması için teklif aldığında hemen kabul ettiğini belirten Tuzcu, "Murat Yıldırım yakın arkadaşım. Murat'la ve Nurgül'le çalışmak güzel olur diye düşündüm. Kaliteli bir ekibe dahil olduğum için mutluyum" dedi.
Kendim yerine eşimi izliyorum
Eşi Burçin Terzioğlu'nun rol aldığı 'Ezel'i ilgiyle izlediğini belirten Yıldırım, kendini ekranda seyretmeyi sevmediğini söylüyor: "Rol aldığım işleri izlerken kendimi çok eleştiriyorum. Bazen izlerken kendine yabancılaşıyorsun. Burçin bu konuda kendime haksızlık ettiğimi düşünüyor. Bana, izlemektense oynamak daha büyük keyif veriyor. Kendi dizimi takip edemiyorum ama eşimin oynadığı diziyi keyifle izliyorum."
Son fenomen Kılıç Ali
Yönetmen-yapımcı Osman Sınav, daha önce 'Deli Yürek' dizisinde Kenan İmirzalıoğlu'nun canlandırdığı 'Yusuf Miroğlu' ve 'Kurtlar Vadisi'nde Necati Şaşmaz'ın oynadığı 'Polat Alemdar' karakterlerinden sonra, atv'nin yeni dizisi 'Kılıç Günü'nde yeni bir 'ağır abi' daha yarattı: 'Kılıç Ali'...
MAĞDURUN SESİ
Tansel Öngel'in canlandırdığı 'Kılıç Ali', diğer iki karakter gibi 'delikanlı' duruşuyla dikkatleri üzerine çekiyor. 'Kılıç Ali', 'Yusuf Miroğlu' ve 'Polat Alemdar' gibi mağdurun yanında olan, haksızlığa isyan eden, kendi kuralını kendisi koyan, yeri geldiğinde silah kullanan ve siyah giyinen biri... Sınav'ın yapımcılığını ve yönetmenliğini üstlendiği 'Kılıç Günü' geçen cuma yayınlanan ilk bölümüyle ilgi gördü. 90 gün ömrü kaldığını en mutlu gününde öğrenen 'Kılıç Ali'nin düşmanlarına karşı verdiği mücadeleyi anlatan dizi, henüz başlamadan, tanıtım filmiyle bile kendi hayran kitlesini yaratmıştı.
DİZİYİ SEVDİK
İlk bölümün ardından sanal alemde yorum yapan izleyiciler, dizinin beklediklerine değdiğini, özellikle de 'Kılıç Ali'nin, düşmanı 'Cenk Kızıltan'ın kafasına silah dayadığı sahneyi sevdiklerini belirtiyorlar.
SANAL ALEMDE NE DEDİLER?
- Ümit Ünlüer: Bu karakter fenomen olur.
- Tuba Uzman: Müzikleri güzel ve çok akıcı bir dizi... Oyuncular müthiş!
- Adem Uzun: Osman Sınav yine yaptı yapacağını!
- Erdem Esen: Bence 'Ali'nin 'Cenk'i öldürmesi lazım. Zaten 90 günü kalmış.
- Tutku Aksoy: Çok güzeldi. Umarım 'Ali' kazanır.
Komedili savunma
Londra'daki City University of London'da geçtiğimiz günlerde komedyenler ve depresyon arasındaki ilişkiyi anlatan bir konferans düzenlendi. Dünyaca ünlü psikiyatrların katıldığı bu konferansta, yüksek lisansını Middlesex Üniversitesi'nin psikanaliz bölümünde tamamlayan ve araştırma tezini Oxford Üniversitesi'nde yapan psikoterapist Çağatay Öztürk de vardı.
KOMEDYEN ŞÜHPECİDİR
Konferansta dünyaca ünlü 55 erkek ve 14 kadın komedyen üzerinde yapılan araştırmanın sonuçları değerlendirildi. Ortaya şöyle bir tablo çıktı:
- Komedyenler çok zeki, öfkeli, şüpheci ve depresif özelliklere sahiptir.
- Pek çoğu çocukluklarında ve gençliklerinde, kendilerindeki eksiklik ve yetersizlik hissiyle boğuşurken, komediyi sorunlarından etkilenmemek için kullanmış. Oxford Üniversitesi'nden Prof. Dr Gordon Claridge bu durumu şöyle özetliyor: "Komedi bir tür depresyonla baş etme yöntemidir...''
- Psikiyatrlar, komedyenlerin geçmişlerinde maruz kaldıkları sözlü ve fiziksel şiddetle de bu sayede baş edebildikleri ve yaşadıkları travmatik olayları da bu şekilde onardıkları görüşünde birleşti.
- Bir başka sonuç ise; çocukluk dönemlerinde zorluklar ve kayıplarla karşı karşıya kalanların daha yaratıcı olduğu yönünde... Psikiyatr Çağatay Öztürk ise Türk komedyenleri, bu sonuçlar ışığında yorumladı. İşte Öztürk'ün Ata Demirer, Beyaz, Şahan Gökbakar ve Cem Yılmaz hakkındaki psikolojik analizler...
ATA'NIN FAZLA KİLOLARI
- Oldukça kilolu bir çocuk olarak doğan ve hâlâ kilolarıyla başı dertte olan Ata Demirer, bir gösterisinde "1972'de Bursa'da doğdum. Herkül'ün çocukluğu gibi altı kilo doğmuşum. Doktora gidip, 'Doktor, bir şey doğdu' demişler" diyerek kendisiyle dalga geçiyor. Ata komedi sayesinde fiziksel görüntüsünü büyük bir sorun haline getirmemiş ve depresyondan kurtulmuş.
SALAK BİR ÇOCUKTUM
- Cem Yılmaz da çocukken yaşadığı olayları gösterilerinde kullanıyor. Mesela "Çocukken salaktım, Edip Akbayram'ın ismini Edi zannederdim. Benim için 'Edi Pakbayram'dı'' diyerek kendisiyle dalga geçiyor. Veya "Maradona'yla ve Madonna'yı kardeş sanırdım. Bunların babası ne şanslı derdim. Bir çocuğu futbolun kralı, diğer çocuğu da müziğin kraliçesi'' diye espri yaparak çocukken yaşadığı yetersizlik hissinin altını çizmiştir. Ama komedinin gücüyle yetersizliklerini kompleks yapmamış ve herkesin hayranlığını kazanan bir komedyen olmuştur.
MADDİ SIKINTI ÇEKMİŞLER
- Beyaz çocukluk yıllarında ailesinin maddi durumunun iyi olmadığını pek çok kere söylemiştir. Çok sevdiği çileği alamadıkları için, bitmesin diye ekmeğin içine koyup yediğini itiraf etmişti. Öztürk de mizah sayesinde bir savunma mekanizması geliştirerek depresif bir birey olmamış, başarılı bir şovmen olmuştur.
- Şahan Gökbakar da kendisiyle ve yaşadıklarıyla dalga geçebilen biri... Örneğin, maddi durumları iyi olmadığı için SSK hastanesinde dünyaya geldiğini gülerek anlatıyor.
YABANCI KOMEDYENLER
EĞER FİLM ÇEKMEZSEM DEPRESİF OLURUM!
Dünyaca ünlü komedyen Jim Carrey, depresyon tedavisi gördüğünü itiraf edenlerden... Öte yandan Carrey, "Film çekmediğim zaman kendimi çok mutsuz ve depresif hissediyorum" diyor. Ünlü oynuncu eğer farklı bir iş yapsaydı, belki de yaşamı boyunca çok daha fazla ruhsal sorunla boğuşacaktı.
AKIL HASTANESİNE DÜŞEBİLİRDİM!
Oscar törenlerinde kırmızı halı üzerindeki yaptığı esprili yorumlarla dikkat çeken stand-up'çı Joan Rivers, her fırsatta yaşamındaki zorlukları komediyle aştığını söylüyor. Hatta Joan Rivers sahne şovlarında "Şu an sahnede olmak yerine belki de akıl hastanesinde olabilirdim" diyerek mizahın hayatındaki önemini özetliyor.
Işın Karaca'dan davul şov
7. Foça Kültür Sanat ve Balıkçılık Festivali'nde geçtiğimiz hafta sonu sahne alan Işın Karaca, on binlerce kişiye unutulmaz bir müzik ziyafeti sundu. 'Arabesque' albümünün en güzel şarkılarının yanı sıra eski şarkılarını da seslendiren Karaca, üç saat sahnede kaldı. Ünlü şarkıcı sahnede davul da çalarak sevenlerini coşturdu.
Arazi sahipleri İbo'yu kızdırdı
Bir yandan yeni albüm çalışmalarını sürdüren İbrahim Tatlıses, diğer yandan da ticaretteki yatırımlarına devam ediyor...
PAHALI VERİYORLAR
Kebaptan giyime, hava ulaşımından televizyona kadar pek çok alanda hizmet veren Tatlıses, şimdi de eski mesleği inşaatçılığa kafayı taktı. Son olarak Erbil'de inşaat sektörüne giren Tatlıses, şimdi de Erbil'deki yatırımlarını İstanbul'a taşımaya karar verdi. İstanbul'da arsa arayan Tatlıses, arsa sahiplerinin kendisinden fahiş fiyat istenmesi yüzünden yardımcılarından fiyat araştırması yapmalarını istedi. Sürekli Erbil'deki şantiyede işçilerin başında duran ünlü şarkıcı, aradığı arsanın bulunmasıyla birlikte İstanbul'da hem otel hem de konut temellerinin atılacağını belirtti.
Hayrandan 60 bin dolar
'Twilight' serisinin yıldızları Robert Pattinson ve Kristen Stewart'ın bir hayranı, ünlü oyuncularla bir gün geçirmek için katıldığı açık artırmayı 60 bin dolarla kazandı. Açık artırma 'Stand Up To Cancer-Kansere Göğüs Germek' etkinliği için yapıldı.
Hapishaneyle ününe ün katıyor
Marihuana içtikten sonra araba kullanırken yakalanan Paris Hilton'ın yeniden hapse girmesi gündemde. Ancak sosyetik güzel bu duruma üzülmek yerine seviniyor! Hilton'ın arkadaşları, "Paris, isminin ne tür haberlerde yer aldığına dikkat etmez. Haber olması, gündeme gelmesi onun için yeterlidir. Hapishaneye girerse günlerce magazin basınında onunla ilgili haberler yapılacak. Bu durum da onu çok sevindiriyor" diye konuşuyor.
Jessica'nın serveti milyar dolara ulaştı
Müzik dünyasına adım attığında sıradan bir genç kız olan Jessica Simpson; o günden bugüne geçen sürede parayla oynayan bir iş kadını oldu. Kendi adını taşıyan bir moda markası, parfüm ve makyaj serisi olan Simpson'ın servetinin, film ve müzikle elde ettiği kazançlarla birlikte 2012 yılında 1 milyar dolara ulaşacağı iddia ediliyor.
İŞİNİN BAŞINDA
30 yaşındaki Simpson, aslında son yıllarda oldukça sıkıntılı günler yaşadı. Tony Romo ve John Mayer'le sonu hüsranla biten ilişkiler yaşayan ve kilo alıp herkesin hayran olduğu kıvrımlarını kaybeden güzel yıldız, iş hayatında ise en üst sıralara yerleşti. Simpson'ın iş hayatında bu kadar başarılı olması, her şeyle kendisinin ilgilenmesine bağlanıyor. Güzel yıldızın tüm toplantılara katıldığı ve nihai kararları mutlaka kendisinin verdiği söyleniyor.
SERVETİNİ BÖYLE KAZANDI
Simpson'ın, Amerika'daki VH1 kanalında gösterilen 'The Price of Beauty- Güzelliğin Bedeli' adlı 'reality show' tarzındaki programı çok beğenildi ve kanal sözleşmeyi uzattı.
Fancy adlı parfüm serisinin üretimi için Parlux'la anlaşan Simpson'ın bu işten kazancının 500 milyon dolar olduğu açıklandı. Haziran ayında çıkan 'Fancy Nights' adlı parfümü ise yok satıyor.
Güzel yıldızının imparatorluğunun temelini 'Jessica Simpson Collection' isimli markası oluşturuyor. Ayakkabıdan iç çamaşırına kadar kadınlar için akla gelebilecek her şeyi içeren markanın mali değerinin 400 milyon dolar olduğu açıklanmıştı.
Başrolünde oynadığı 'The Dukes of Hazzard', 80 milyon dolarlık gişe başarısı elde etti. Bu başarı ve beğenilen performansı Jessica Simpson'ı sinemada da oldukça iddialı hale getirdi.
Tüm single'ları listelerde en üst sıraya oturdu ama bir ara müzik kariyeri düşüşe geçti. 'Do You Know' albümüyle yeniden zirveye çıktı. Şu sıralar Noel'de çıkaracağı albümüne çalışıyor.
Köpeklerini peruk yaptı
Robbie Willams, yeni çıkan kitabı 'You Know Me-Beni Biliyorsunuz'da ilginç fotoğraflarıyla dikkat çekiyor. Köpeklerini peruk gibi kullanarak fotoğraflar çektiren Willams, farklı renklerin kendisine nasıl gideceğini merak ettiği için bu yolu denediğini söyledi.
Son gülen Katy oldu
Katy Perry, Kaliforniya'da verdiği konserde hayatının şokunu yaşadı. Lisedeyken kendisini tek eden sevgilisinin konsere geldiğini gören Perry şarkısını kesip, "Yoksa beni dinlemeye gelenler arasında Shane Lopes mi var? Beni terk ettin. Şimdi mutlu musun bari? Bu şarkımı ondan aşk darbesi alanlara söylüyorum" dedi.
Şöhret göbeğiyle geldi
ABD'de yayınlanan Glamour dergisinde geçtiğimiz yıl yayınlanan bu fotoğraflarla büyük tartışma yaratan Lizzie Miller, dünya medyasının da dikkatini çekmişti. Fotoğraflarda göbeğindeki fazla yağlar ve çatlaklarıyla görüntülenen Miller, bu fotoğraflardan utandığını açıklamıştı. Ancak bu "utandığı" fotoğraflar şimdi Lizzie Miller'a şöhreti getirdi ve Miller bir çok moda markasının aradığı isim haline geldi. Miller'ın bu rahat tutumu, dünyanın dört bir yanındaki kadınlarında övgülerini aldı ve kadınları vücutlarıyla barışmaya teşvik eder hale geldi.