Şirzat BİLALLAR
20 MAYIS 1992
EVLİLİĞİM SAHTE DEĞİL
Önceki günlerde Kanadalı Timmy Alejtanij ile 6’ncı evliliğini gerçekleştiren Ahu Tuğba, nikahlarının sahte olduğunun ileri sürülmesi üzerine bir açıklama yaptı. “Ben mutlu evlilik yapmaya çalışan bir sanatçıyım. Kimseyi nikahımın gerçek olup olmadığına inandırmak zorunda değilim.
Ancak son günlerde kulağıma gelen söylentiler çok çirkin olduğu için kendimi açıklamada bulunmak zorunda hissettim” diyen Ahu Tuğba; daha sonra evlilik cüzdanını ve nikah sırasında çekilen fotoğraflarını gösterdi.
Tuğba “Böylece kimsenin evliliğimden kuşku duyması gerekmeyecek, çünkü tüm bu belgeler her şeyi ispatlıyor” dedi. “İnsanların mutlaka evlilik cüzdanlarını çıkarıp ‘Bakın ben evlendim’ demesi mi gerekir? Eğer böyle düşünenler varsa düşüncelerini değiştirmeleri gerekir” diyen Ahu Tuğba’ya kocası Timmy de destek verdi.
YA SONRA?..
DAYAK YİYEN KIZIN BABASI
1992’de, Türk basınını 6’ncı evliliğini yaptığına inandırmak için evlilik cüzdanını gösteren Ahu Tuğba, 2010’un ağustos ayında 8’nci kez evlendi! Tuğba’nın bu kadar evlilik içindeki tek çocuğu da 6’ncı eşi Timmy’den olan Anjelik’ti. Anne-kız, geçen ay Anjelik’in sevgilisinden dayak yiyip, olayın karakola yansımasıyla gündeme geldi.
9 MAYIS 2002
PİYANO BAŞINDAKİ GİBİ ÇILGIN DEĞİL
Piyanonun çılgın çocuğu Fazıl Say’ın evde çok sakin olduğu ortaya çıktı. Dünyaca ünlü sanatçının eşi Gülyar Say, kocasının çok iyi bir eş ve çok iyi bir baba olduğunu anlatarak, “Fazıl konserlerinde işiyle bütünleştiği için çılgın olabilir. Evde piyano başında olduğu gibi çılgın bir çocuk değil. 1.5 yaşındaki çocuğumuz Kumru ve benimle çok yakından ilgileniyor.
Fazıl evde çok anlayışlı ve sessiz bir insan. Onunla gurur duyuyorum” dedi. Gülyar Hanım, Fazıl Say ile Ankara’da konservatuarda tanıştıklarını anlatarak, “5 yıllık evliyiz. Kendimi çok şanslı hissediyorum. Fazıl’ın konserlerini kaçırmamaya çalışıyorum. New York ve İstanbul’da yaşıyoruz” diye konuştu.
Levent İÇGEN
YA SONRA?..
BOŞANDILAR
Fazıl Say ve kendisini “Çok iyi bir eş” olarak tanımladığı karısı, bu haber çıktıktan kısa süre sonra ayrıldı. Piyanonun çılgın çocuğu daha sonra Hande Ataizi ile dört ay süren bir ilişki yaşadı. Hatta ismi o dönemde yeni boşanan Zuhal Olcay’la da anıldı.
12 MAYIS 1995
EBRU GÜNDEŞ EVLENİYOR
Aşklarıyla devamlı gündemde kalmayı başaran Ebru Gündeş, Levent Akkaş’la evlenmeye karar verdi. Yaşadıkları büyük aşkı evlilikle noktalayacaklarını söyleyen Gündeş “1995 bana şans getirdi. Hem müzikte hem özel yaşamımda mutluluğu yakaladım” dedi.
Sevgilisi Akkaş’ın cömert olduğunu da söyleyen Gündeş “Bir dediğimi iki etmiyor. Bana son olarak 6.5 milyarlık Porsche marka bir otomobil hediye etti” diye konuşuyor. Sanatçı evlilik tarihini açıklamaktan kaçındı.
YA SONRA?..
MÜNİH PLAKALI SARI PORSCHE
Levent Akkaş Türkiye’de, amiyane tabiriyle ‘Almancı işadamı’ olarak tanınmıştı. Almanya’da yaşayan ancak bir süre için İstanbul’a gelen Akkaş; Münih plakalı sarı Porsche’si ile nam salmıştı. Türkiye’de Ebru Gündeş’le ilişkisi nedeniyle tanınan Akkaş, kısa süre sonra Almanya’ya döndü. Böylece Türkiye’de gündemden bir Porsche hızıyla çıkmış oldu!
HEY GİDİ SEHER ŞENİZ
1970’li yıllarda büyük gazinoların vazgeçilmez oryantali olan; sadece göbek dansıyla değil, çevirdiği filmlerle de kendisinden söz ettiren Seher Şeniz intihar etti! Teşvikiye’deki dairesinde, çok sayıda ağrı kesici hap içerek hayatına son veren Şeniz; bir hafta önce komşularına “Avrupa’ya gidiyorum.
Anahtarları ağabeyime verirsiniz” diyerek kayıplara karışmıştı. Ünlü oyuncunun cesedi, ağabeyi Tuna Baştaş tarafından bulundu. Arkasında, “100 sentetik morfin hapı içerek kendi isteğimle ölümü seçiyorum” yazan bir mektup bırakan Seher Şeniz, yaşamını işte böyle noktalamayı tercih etti. Allah taksiratını affetsin!..
YA SONRA?..
VASİYET DE BIRAKMIŞTI
Mine Mutlu ve Feri Cansel ile birlikte Türk erotik sinemasının ‘kadersiz triosu’ olarak tanımlanan Seher Şeniz; ardında “15 yaşında anladım insanların ne mal olduğunu. Fahişe olmak için yaratılmamışım; hassas ve duygusalım. Peruklarımı yakıp, küllerini savurun. Müslüman geleneklerine göre gömülmek istemiyorum. Beni beyaz bir bornoza sarıp her yerimi kapatın, o kadar” yazan vasiyet bırakmıştı.
19 MAYIS 2000
İŞTE VAHŞET!
UEFA finali için gittiği Kopenhag’da, Tivoli Meydanı’nda önceki gün İngiliz holiganların saldırısında yaralanan Akşam Gazetesi Magazin Servisi Müdürü Aykut Işıklar’ın durumu iyiye gidiyor. Ancak yaraları ağır. Başkentteki Ricks Hospital International’da tedavi gören Işıklar’ın taburcu olmasına henüz izin verilmiyor.
Aykut Işıklar’ın yüzünde kırık yok. Yaralara dikiş atmaya da gerek duyulmamış. Vücudunun çeşitli yerlerinde ve kollarında çürükler var. Sol koltuk altından başlayarak üç kaburga kemiği, aldığı sert darbeler nedeniyle kırılmış. Ama vücudunda bıçak darbesi yok.
YA SONRA?..
SADECE O DAYAK YEMİŞTİ!
Aykut Işıklar, Tivoli Meydanı’ndaki bir kafede; aralarında Emel Sayın, Ahmet San ve Reha Muhtar’ın da bulunduğu kalabalık bir grupla oturuyordu ki, mekandaki Türk bayraklarını gören Arsenal taraftarlarının saldırısına uğramıştı. Masasındakiler kaçmayı başarmış sadece Aykut Işıklar dayak yemişti. Aradan 11 yıl geçti. Hızlı iyileşen ünlü magazinci kariyerine Bugün gazetesinde köşe yazarı olarak devam ediyor.